psikiyatrist carl jung tarafından ortaya atılan ve herhangi bir gücün süper-büyüklüğünün kaçınılmaz olarak karşıtlığını oluşturduğu bir ilkedir.
yoğun duygu sonrası oluşan bir tür psişik denge.
mantıksız ilgi sonrası oluşan
mantıksız sıkılma gibi.
sosyal medyada başlayan ilişkilerde,
ya da platonik aşklarda daha sık olabilecek
uçta olma hali.
devamını gör...
bilinçdışı zıtlığın zamanla ortaya çıkması olarak tanımlanan ve zıddına dönüşmek anlamına geldiği açıklanan kavram.
devamını gör...
zıttına dönüşmek. herakleitos'un felsefesinde yer bulur ve zıtlıkların zaman içindeki dansını belirtmek için kullanılır, var olan her şeyin zıttına dönüşeceğine dair. herakleitos şöyle der:

bizim için iyi olan zıtlıktır. insanlar çelişkili olanın kendisiyle nasıl uyum içinde olduğunu bilmiyorlar. yayla lirin uyumu gibi bu, zıt gerginlilerin uyumu.
ölümlüler ölümsüz, ölümsüzler ölümlüdür başkalarının ölümünü yaşama ve başkalarının yaşamına ölme.
canlar için ölüm su, su için ölüm toprak olacaktır. fakat su topraktan, can sudan gelir.
malın altının, altının malın karşılığı olması gibi her şey ateşin, ateş her şeyin karşılığıdır. yukarı çıkmakla aşağı inmek aynıdır.

herakleitos'u yorumlayan zeller şöyle der:
yaşamdan ölüm, ölümden yaşam; gençlikten yaşlılık, yaşlılıktan gençlik; uyanmaktan uyumak, uyumaktan uyanmak gelir; oluş ve bozuluşun akıntısı asla hareketsiz durmaz.

gomberz:
inşa etme ve yıkma, yıkma ve inşa etme, doğal yaşamın en küçüğünden en büyüğüne her döngüsünü yöneten ilke. uzun dönemler içinde ölçülü seyreden ikili süreç, sonsuza kadar tekrarlanan oyun.

diye ekler.

carl gustav jung bu terimi bilinçdışında zaman içinde zıtlığın ortaya çıkması karşılığında kullanır. bilinçli yaşama uç noktada tek taraflı bir eğilim hükmettiğinde bilinçdışında hemen her zaman karşılık gelir zıtlık. zamanla aynı derecede güçlü bir karşı konumlanma oluşur. bu durum öncelikle bilinçli performansa ket vurur ve sonrasında bilinçli denetimi yarıp geçer. sert nevrotik durumlarda ruhu dağıtabilir veya kontrol altına alınabilirse kişinin kendiliğini bulmasını sağlar. (buradaki ruhu dinlerdekinden farklı anlayın. kabaca denetleme mekanizması, ama hakkında az şey bilinen.)

aziz pavlus'un ve ramon llull'un inancını değiştirmesi; hasta nietzsche'nin kendisini mesihle özdeşleştirmesi, tanrılaşması ve sonraki wagner nefreti; swedenborg'un bilim insanından kahine dönüşmesi enantiodromia örnekleridir.

bilinçli hayatınızda keskin tutumlarınız ve keskin dışlamalarınız bilinçdışınızda yer eder. nevroz durumlarında açığa çıkabilir. kişilik aslında bu iki zıtlığın kabullenilmesi ile gösterilen kahramanlık ile gelişir. bu kolay değildir tarihte bunu başaran pek kişi yoktur. o derecede bir gelişimi ancak normalde büyük olan kişiler gerçekleştirilebilir. kendini bilme böylece olabilir ancak. içindeki şeytani tarafı reddetmeden ve baskılayıp bilinçsiz durumda size hakim olmasına fırsat vermeden kabullenerek kontrol altına almanız gerek, içinizdeki tanrısal yönü de kabullenerek kişiliğinizi kendiliğinizi bulabilirsiniz. tanrı var olsun veya olmasın içimizde tanrısal bir yön var. bilincimiz bize bunu söylüyor ama varlığına dair pek bir şey söylemiyor. içimize işlemiş tanrısal bir yön var. (yıllarca süregelen şey işte.) zaten gerçek hayatta tanrılaştırdığımız birçok şey var. kavramsal manada bir tanrı. seni deli eden şey yine sendedir sende demiş yunus emre. enel hakk diyenler boşuna dememiş.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim