1.
tanım: etkileşim uğruna her şeyin yapılabilmesi.
edit: #3923549
bu sabah birisi mesaj atmış, etkileşim fetişimin olmasıyla suçlamış beni. uzaktan epey öyle görünüyormuşum. uzak olduğun için öyle görüyorsun zaten a güzel kardeşim.
tekrar söylüyorum, benimle ilgili olumsuz fikirleriniz varsa engelleyin. kimsenin olumsuz duygularıyla, çöplüğe dönmüş iç dünyasıyla uğraşamam. ikocum çok güzel özellikler getirmiş sözlüğe.
ha ayrıca etkileşim fetişim olsa bile bu kimseyi ilgilendirmez. herhangi bir insanın hareket alanına girip zarar vermiyorsam kimseyi ilgilendirmez.
edit: #3923549
bu sabah birisi mesaj atmış, etkileşim fetişimin olmasıyla suçlamış beni. uzaktan epey öyle görünüyormuşum. uzak olduğun için öyle görüyorsun zaten a güzel kardeşim.
tekrar söylüyorum, benimle ilgili olumsuz fikirleriniz varsa engelleyin. kimsenin olumsuz duygularıyla, çöplüğe dönmüş iç dünyasıyla uğraşamam. ikocum çok güzel özellikler getirmiş sözlüğe.
ha ayrıca etkileşim fetişim olsa bile bu kimseyi ilgilendirmez. herhangi bir insanın hareket alanına girip zarar vermiyorsam kimseyi ilgilendirmez.
devamını gör...
2.
#3923542
tanım ; sosyal medya mecralarında etkileşim ve ilgi uğruna yapılan eylemlerin, kişinin egosunu okşaması durumudur.
ben attım güzel kardeşim. etkileşim fetişin var, evet. ben eleştirimi bireylerin gidip yüzüne yaparım. sen de "tanımadan yorum yapmanı önermem" dedin. ben de uzaktan öyle gözüküyorsun dedim.
vaktinde kıymetli entrylerin hatırına engellemedim. yetişkin insanlar gidip buraya ağlamaz. yüz yüze konuşur, tartışır ve bir sonuca bağlarlar.
buraya yazdıklarını suratıma söyleseydin, samimiyetine inanırdım. lakin buraya bunu sabah sabah girmen bile eleştirimin doğruluğunu kanıtladı. haklı çıkmaktan baba yoruldu yahu. gün içerisinde seni de engelleyeceğim merak etme. şu tavrından sonra hak ettin.
olumsuz fikirlerin varsa engellemek bir tercihtir ama aynı zamanda eleştiriye tahammülsüzlüğü gösterir. tanımadan yorum yapma diyen sevgili yazarımızın iç dünyam hakkında yaptığı yorum ve kendisiyle 180 derece çelişmesiyle beni güldürmüştür.
her cümleniz, kendinize dokunuluncaya kadar. adam dediğin, tutarlı olur. tutarsızlık görünce midem kalkıyor ki, midemi fazlasıyla kaldırdın.
biraz eleştiri gelince, hemen çirkinleşmeyin. az tahammül edin. tahammül ve hazmetme sorunlarınız varsa lütfen yoğurt yiyin, ayran için, olmadı beypazarı sodası için.
seninle drama girmeyeceğim sevgili yazar. zira dramalardan daha kıymetli işlerim ve tatil günüm var. bir de dramaya illa gireceksem de kalibremde olmalı. üzgünüm, ama bizimle değilsin.
ilgilendirmez kısmına şöyle giriyorum. burası "kamusal" bir alan. kamusal alanda yaptığın her şey onu görmüş herkesi ilgilendirir. gidip özel hayatında, gidip özel sohbetlerinde yaparsan evet ilgilendirmez. o yüzden forum, pardon sözlük eleştirilerimde hep bunu diyorum. ben dahil olayım ya da olmayayım özelden yapılacak şeyleri aleni yapmayın. yapıyorsanız da "imi bi kimsiyi ilgilindirmiz" demeyin.
etkileşimini verdim, sana dedikodu malzemesi da verdim. yüzüme söyleyemediğin şeyleri gidip arkamda salla haydi. hayatında "bol etkileşimler ve bol fetişler" dilerim.
tanım ; sosyal medya mecralarında etkileşim ve ilgi uğruna yapılan eylemlerin, kişinin egosunu okşaması durumudur.
ben attım güzel kardeşim. etkileşim fetişin var, evet. ben eleştirimi bireylerin gidip yüzüne yaparım. sen de "tanımadan yorum yapmanı önermem" dedin. ben de uzaktan öyle gözüküyorsun dedim.
vaktinde kıymetli entrylerin hatırına engellemedim. yetişkin insanlar gidip buraya ağlamaz. yüz yüze konuşur, tartışır ve bir sonuca bağlarlar.
buraya yazdıklarını suratıma söyleseydin, samimiyetine inanırdım. lakin buraya bunu sabah sabah girmen bile eleştirimin doğruluğunu kanıtladı. haklı çıkmaktan baba yoruldu yahu. gün içerisinde seni de engelleyeceğim merak etme. şu tavrından sonra hak ettin.
olumsuz fikirlerin varsa engellemek bir tercihtir ama aynı zamanda eleştiriye tahammülsüzlüğü gösterir. tanımadan yorum yapma diyen sevgili yazarımızın iç dünyam hakkında yaptığı yorum ve kendisiyle 180 derece çelişmesiyle beni güldürmüştür.
her cümleniz, kendinize dokunuluncaya kadar. adam dediğin, tutarlı olur. tutarsızlık görünce midem kalkıyor ki, midemi fazlasıyla kaldırdın.
biraz eleştiri gelince, hemen çirkinleşmeyin. az tahammül edin. tahammül ve hazmetme sorunlarınız varsa lütfen yoğurt yiyin, ayran için, olmadı beypazarı sodası için.
seninle drama girmeyeceğim sevgili yazar. zira dramalardan daha kıymetli işlerim ve tatil günüm var. bir de dramaya illa gireceksem de kalibremde olmalı. üzgünüm, ama bizimle değilsin.
ilgilendirmez kısmına şöyle giriyorum. burası "kamusal" bir alan. kamusal alanda yaptığın her şey onu görmüş herkesi ilgilendirir. gidip özel hayatında, gidip özel sohbetlerinde yaparsan evet ilgilendirmez. o yüzden forum, pardon sözlük eleştirilerimde hep bunu diyorum. ben dahil olayım ya da olmayayım özelden yapılacak şeyleri aleni yapmayın. yapıyorsanız da "imi bi kimsiyi ilgilindirmiz" demeyin.
etkileşimini verdim, sana dedikodu malzemesi da verdim. yüzüme söyleyemediğin şeyleri gidip arkamda salla haydi. hayatında "bol etkileşimler ve bol fetişler" dilerim.
devamını gör...
3.
bazı insanlar yaziyi okuyup ne söylendiğine bakmak yerine, altında kaç fav var ona bakmayı daha çok seviyor. sonra da bundan kendilerine bir hikaye cıkarıyorlar. “etkileşim fetişi” falan diye.
halbuki ortada çok daha basit bir durum var: kendisini eski tanıdığım için şunu objektif bir sekilde rahatlıkla soyleyebilirim "ölüm" mahlaslı adam yıllardır sözlüklerde yazmış, ortamın tozunu yutmuş, nereye gitse üç beş kişi “bu iyi yazıyor” diye dönüp bakıyor. çünku bazı insanlar gerçekten yazabiliyor. yani gerçek bir yazar. bunu anlamak için sayfasina girip, yazılarını okumanız kafi.
sözlük dediğin yer zaten etkileşimle yaşayan bir yer. kimse entry yazıp defterine kaldırmıyor. yazıyorsun, okuyan oluyor, fav veren oluyor, tartışan oluyor. yani sistem zaten bunun üzerine kurulu.ama ne hikmetse biri biraz dikkat çekmeye başlayınca hemen teşhis koyuluyor. “prim yapıyor”, “etkilesim kasıyor”, “fetişi var.”
oysa bazen mesele çok daha basit: bazıları yazıyor, bazıları yazanı izliyor. izleyenlerin bir kısmı da sıkılınca teşhis koyuyor.
işin en komik tarafı şu; yıllardır efendi efendi yazan, kimseye bulaşmayan, kendi halinde takılan birine bile böyle şeyler yakıştırılabiliyor.
halbuki insanın iç dünyası çöplüğe dönmüşse onu baskasının entrysine dökmeden önce biraz kendi kapısının önünü süpürmesi daha faydalı olabilir.sözlüğün en eski reflekslerinden biri sanırım şu: iyi yazan birini görünce önce “güzel yazmış” demek yerine, bir kulp bulmaya çalışmak.
halbuki bazen kulp yoktur.adam sadece yazıyordur. mesele etkileşim falan değil.
bazı insanlar yazdıkça okunur, bazıları da okundukça rahatsız olur. olay tamamen bu.
halbuki ortada çok daha basit bir durum var: kendisini eski tanıdığım için şunu objektif bir sekilde rahatlıkla soyleyebilirim "ölüm" mahlaslı adam yıllardır sözlüklerde yazmış, ortamın tozunu yutmuş, nereye gitse üç beş kişi “bu iyi yazıyor” diye dönüp bakıyor. çünku bazı insanlar gerçekten yazabiliyor. yani gerçek bir yazar. bunu anlamak için sayfasina girip, yazılarını okumanız kafi.
sözlük dediğin yer zaten etkileşimle yaşayan bir yer. kimse entry yazıp defterine kaldırmıyor. yazıyorsun, okuyan oluyor, fav veren oluyor, tartışan oluyor. yani sistem zaten bunun üzerine kurulu.ama ne hikmetse biri biraz dikkat çekmeye başlayınca hemen teşhis koyuluyor. “prim yapıyor”, “etkilesim kasıyor”, “fetişi var.”
oysa bazen mesele çok daha basit: bazıları yazıyor, bazıları yazanı izliyor. izleyenlerin bir kısmı da sıkılınca teşhis koyuyor.
işin en komik tarafı şu; yıllardır efendi efendi yazan, kimseye bulaşmayan, kendi halinde takılan birine bile böyle şeyler yakıştırılabiliyor.
halbuki insanın iç dünyası çöplüğe dönmüşse onu baskasının entrysine dökmeden önce biraz kendi kapısının önünü süpürmesi daha faydalı olabilir.sözlüğün en eski reflekslerinden biri sanırım şu: iyi yazan birini görünce önce “güzel yazmış” demek yerine, bir kulp bulmaya çalışmak.
halbuki bazen kulp yoktur.adam sadece yazıyordur. mesele etkileşim falan değil.
bazı insanlar yazdıkça okunur, bazıları da okundukça rahatsız olur. olay tamamen bu.
devamını gör...
4.
bende var. daha önce defalarca çeşitli başlıklarda söyledim. okunduğunu bilmek istemesem, o etkileşimi görmek istemesem, gider blog yazarım, oturur deftere yazarım.
yazacaktım ama kıymet bilinmez diye yazmadım diyorsanız, sizde de vardır. zira, ben çok insan görüyorum. gayet niş konularda paragraflarca yazıyorlar. bir iki oy varsa öp başına koy. hiçbiri de o kadar yazdım, okumamışsınız diye ağlamıyor. ben ağlayacağım için yazmıyorum öyle şeyler mesela. çünkü, bana faydası olmayan kilisenin papazını seveyim. insanlığa ya da sözlük'e fayda sağlamak gibi bir amacım yok. etkileşim olmazsa ben de olmam.
bunu sulu zırtlak şekilde yapmayı sevmiyorum o ayrı mesele. yoksa, insanları nasıl kızdıracağımı, neler yaparak, kimlere nasıl sataşarak ilgi çekebileceğimi çok iyi biliyorum. tercih meselesi bunlar hep.
yazacaktım ama kıymet bilinmez diye yazmadım diyorsanız, sizde de vardır. zira, ben çok insan görüyorum. gayet niş konularda paragraflarca yazıyorlar. bir iki oy varsa öp başına koy. hiçbiri de o kadar yazdım, okumamışsınız diye ağlamıyor. ben ağlayacağım için yazmıyorum öyle şeyler mesela. çünkü, bana faydası olmayan kilisenin papazını seveyim. insanlığa ya da sözlük'e fayda sağlamak gibi bir amacım yok. etkileşim olmazsa ben de olmam.
bunu sulu zırtlak şekilde yapmayı sevmiyorum o ayrı mesele. yoksa, insanları nasıl kızdıracağımı, neler yaparak, kimlere nasıl sataşarak ilgi çekebileceğimi çok iyi biliyorum. tercih meselesi bunlar hep.
devamını gör...
5.
kavga varmış şimdi haberim oldu. ben bu gündemden bağımsız olarak fikirlerimi yazacağım. *
değişen dünya ve toplumla çok büyük bir sorun haline gelmiş deliliktir. insanlar bireysel olarak yalnızlaştıkça etkileşimle daha iyi hissetmeye başlıyor. daha iyi hissettikçe daha bağımlı hale geliyor. pavlov'un köpeği misali zamanla ödül olmasa da o zilin sesi bağımlının ağzını sulandırıyor. o ödül için yapmayacakları şey yok. uyaran zaman içerisinde aynı etkiyi yaratmadığı için de gittikçe pervasızlaşıyorlar.
yalan yok hepimiz zaman zaman etkileşimin getirdiği tatminden hoşlanıyoruz. bunun aksini iddia eden zaten sözlükte değil de blog benzeri bir yerde yazardı ama etkileşimin köpeği olmak bambaşka bir şey. vitrine neyi koyduğunuzla ilgilenmiyorum bu arada çünkü kişisel tercihlerin bekçisi değilim ama vitrine koyulanların yarattığı risklerle ilgili ağlanması bana çok komik geliyor. sen herkesin erişebileceği ortamlarda sunduğunun sana özel olduğunu iddia edemezsin. herkesin erişimine açık her bilgi, veri artık ona ulaşabilenin insafına kalır. ayrıca bu etkileşim o kadar subjektif yorumlar içeriyor ki zamanla maruz kaldığınıza gerçekten inanmak gibi etkileri oluyor. sonra hayali tahtından seslenen soyratıların sesinden gerçeklerin sesleri fısıltı niteliğinde kalıyor.
dikkat çekmek, onaylanmak hatta bazen ortamın kötüsü olmak bir geri dönüş sağlar. kendinize bu etkileşimden ne kazanıyorum, neyi kaybediyorum diye sorarsanız bilançoyla yüzleşirsiniz.
değişen dünya ve toplumla çok büyük bir sorun haline gelmiş deliliktir. insanlar bireysel olarak yalnızlaştıkça etkileşimle daha iyi hissetmeye başlıyor. daha iyi hissettikçe daha bağımlı hale geliyor. pavlov'un köpeği misali zamanla ödül olmasa da o zilin sesi bağımlının ağzını sulandırıyor. o ödül için yapmayacakları şey yok. uyaran zaman içerisinde aynı etkiyi yaratmadığı için de gittikçe pervasızlaşıyorlar.
yalan yok hepimiz zaman zaman etkileşimin getirdiği tatminden hoşlanıyoruz. bunun aksini iddia eden zaten sözlükte değil de blog benzeri bir yerde yazardı ama etkileşimin köpeği olmak bambaşka bir şey. vitrine neyi koyduğunuzla ilgilenmiyorum bu arada çünkü kişisel tercihlerin bekçisi değilim ama vitrine koyulanların yarattığı risklerle ilgili ağlanması bana çok komik geliyor. sen herkesin erişebileceği ortamlarda sunduğunun sana özel olduğunu iddia edemezsin. herkesin erişimine açık her bilgi, veri artık ona ulaşabilenin insafına kalır. ayrıca bu etkileşim o kadar subjektif yorumlar içeriyor ki zamanla maruz kaldığınıza gerçekten inanmak gibi etkileri oluyor. sonra hayali tahtından seslenen soyratıların sesinden gerçeklerin sesleri fısıltı niteliğinde kalıyor.
dikkat çekmek, onaylanmak hatta bazen ortamın kötüsü olmak bir geri dönüş sağlar. kendinize bu etkileşimden ne kazanıyorum, neyi kaybediyorum diye sorarsanız bilançoyla yüzleşirsiniz.
devamını gör...
6.
belki 20 yıldır online mecralarda yazıyorum. hacker forumlarından sözlüklere kadar birçok farklı mecrada yazdım. tabii ki her zaman birileri okusun diye yazdım. kendim için yazdığım şeyleri zaten online platformlara yazmıyorum. etkileşim almak da birçok kişi için önemlidir. benim için mesela siyasi, dini ya da hayata dair bir konuda yazdığım şeye like ya da favoriden çok üzerine tartışacak bir mesaj gelmesi ya da iyi yazdığıma dair bir tebrik mesajı almak tam bir dopamin bombası oluyor.
başta hacker forumlarını şu yüzden belirttim: dandik hacker forumlarında askeri rütbeler olurdu. birbirilerine rütbeleri ile hitap zorunluluğu falan olurdu hatta. çünkü bu tarz şeyler insanları mutlu ediyor. mutluluktan da öte tatmin ediyor. herkes bi şey olmak istiyor. internetin hayatımıza girmesiyle beraber insanlar bir kimlik kazandılar sonuçta.
sözlük açıldıktan birkaç ay sonra yazar olmuş biri olarak söyleyebilirim ki o günden beridir bu yalakalık tartışması var. dün vardı, bugün de var, yarın da olacak. beğeniye beğeni tayfası olacak, seri beğeni tayfası olacak, bakmadan beğeniyorum tayfası olacak.
-kamu spotu-
siz yine de bakarak beğenin arkadaşlar. en son bakmadan beğeniyorum diyen adamın peşine pedofiliden düştüler ona göre.
-kamu spotu sonu-
sayılara çok takılmamak lazım. isteyen beğeni ağı bile kurabilir bunun önünde bir engel yok. isteyen yazarlarla etkileşimini arttırıp beğeni sayısını yükseltebilir buna da engel yok. kaliteyi sayılar belirlemiyor sonuçta.
başta hacker forumlarını şu yüzden belirttim: dandik hacker forumlarında askeri rütbeler olurdu. birbirilerine rütbeleri ile hitap zorunluluğu falan olurdu hatta. çünkü bu tarz şeyler insanları mutlu ediyor. mutluluktan da öte tatmin ediyor. herkes bi şey olmak istiyor. internetin hayatımıza girmesiyle beraber insanlar bir kimlik kazandılar sonuçta.
sözlük açıldıktan birkaç ay sonra yazar olmuş biri olarak söyleyebilirim ki o günden beridir bu yalakalık tartışması var. dün vardı, bugün de var, yarın da olacak. beğeniye beğeni tayfası olacak, seri beğeni tayfası olacak, bakmadan beğeniyorum tayfası olacak.
-kamu spotu-
siz yine de bakarak beğenin arkadaşlar. en son bakmadan beğeniyorum diyen adamın peşine pedofiliden düştüler ona göre.
-kamu spotu sonu-
sayılara çok takılmamak lazım. isteyen beğeni ağı bile kurabilir bunun önünde bir engel yok. isteyen yazarlarla etkileşimini arttırıp beğeni sayısını yükseltebilir buna da engel yok. kaliteyi sayılar belirlemiyor sonuçta.
devamını gör...
7.
etkileşim değil mesele beğenilme arzusu. her insan beğenilmek, takdir görmek ister. bizdeki saçmasapan eleştiri kültürü maalesef doğru kişiler tarafından yönetilmiyor. adam tabii ki yazmak, takdir görmek, beğenilmek isteyecek alüminyum. sanki bu işten para kazanıyormuş gibi laf ediyorsunuz nasıl bir beyniniz var çözemedim.
devamını gör...
8.
fikir üretmenin zorluğundan bahsedip beğenilme kaygısıyla klavyeye sarılanların ilgi budalası olduğunu iddia eden, fetişistleri eleştiren herkes etkileşim dilencisidir. hepinizin yüzündeki ifadeyi biliyorum.
kesinlikle şahsına bir düşmanlığım olmamakla birlikte sadece bir tane yazarın bu konuda sözlüğü arpalık ettiğini gördüm. iran başlığına “bir ülke” yazsa 20 beğenisi var. köppppek gibi kıskanıyoruz işte.
beğenilme arzusu/kaygısı başka bişey. provokatif sancılar içinde “bakın ben burdayım” tanımlı monologlarla göz yaşı dökmek başka bişey. “ne yazarsam yazayım arkamda gündemi belirleyemeye yetecek kadar sığır var o zaman ben biraz da şurada etkileşeyim” demek bambaşka şey. bu paragrafın başta yazdığımla pek ilgisi yok gibi görünebilir. olsa da tutarlı görünmeyebilir. doğrudur da. bu da benim serseri serbest stilim.
kesinlikle şahsına bir düşmanlığım olmamakla birlikte sadece bir tane yazarın bu konuda sözlüğü arpalık ettiğini gördüm. iran başlığına “bir ülke” yazsa 20 beğenisi var. köppppek gibi kıskanıyoruz işte.
beğenilme arzusu/kaygısı başka bişey. provokatif sancılar içinde “bakın ben burdayım” tanımlı monologlarla göz yaşı dökmek başka bişey. “ne yazarsam yazayım arkamda gündemi belirleyemeye yetecek kadar sığır var o zaman ben biraz da şurada etkileşeyim” demek bambaşka şey. bu paragrafın başta yazdığımla pek ilgisi yok gibi görünebilir. olsa da tutarlı görünmeyebilir. doğrudur da. bu da benim serseri serbest stilim.
devamını gör...
9.
her bokunda fetişini çıkarmayın ya, fetiş kelimesini itibarsızlaştırmayın lütfen. etkileşim bağımlısı falan deyin.
devamını gör...
10.
tanım olarak biraz daha uzatılsa "üç tas has hoşaf" gibi bir tekerleme olabilirmiş..
devamını gör...
11.
etkileşim ve ilgi faşistlerinin etkileşim ve ilgi fetişcilerinden daha zararlı olduğunu düşünüyorum.
herkes bok, herkes etkileşim peşinde fakat sen sadece sözlüğe fayda sağlamaya çalışan, beğeni almadığında tenha köşelerde isyan eden, beğeni alanları da sıklıkla kankacılık ile suçlayan masum bir bireysin kardeşim.
aynen.
herkes bok, herkes etkileşim peşinde fakat sen sadece sözlüğe fayda sağlamaya çalışan, beğeni almadığında tenha köşelerde isyan eden, beğeni alanları da sıklıkla kankacılık ile suçlayan masum bir bireysin kardeşim.
aynen.
devamını gör...
12.
kimse kimsenin fetişine karışamaz ya. benim de tertemiz, mis gibi koltuk altı fetişim var. size ne kardeşim?
devamını gör...
13.
#3924710 benim kardeşlerime kink şeyming yaptılar.
devamını gör...
14.
konuyu bilmiyorum ama bıktım hepinizin kabızlığından valla. yıldım. burası artık ürettiğim değil söylendiğim veyahut çemkirdiğm bir mecraya dönüştü. şikayetçi de değilim çünkü böyle bir alana da ihtiyacım var :d. iyi o yüzden yine de bir şekilde.
konuya dönersek, tanım: ilgi o....pu...luğunun kibarcası galiba. küfürsüz sözlük olduğu için her meramımızı sansürlü beyan ediyoruz.
benim için ilgi görmek istemekte sorun yok.
ilgi o....puluğunda sorun var.
sevgilerimle herkesi kucaklıyorum.
fikirlerim bu şekilde.
konuya dönersek, tanım: ilgi o....pu...luğunun kibarcası galiba. küfürsüz sözlük olduğu için her meramımızı sansürlü beyan ediyoruz.
benim için ilgi görmek istemekte sorun yok.
ilgi o....puluğunda sorun var.
sevgilerimle herkesi kucaklıyorum.
fikirlerim bu şekilde.
devamını gör...
15.
ayak fetişisinden ala olan haleti ruhiye, gözüne bakmak ne mümkün döndün demek köyüne. üç ayak ve beş ayak saçları biraraya toplayıp 8 e mesel ediyoruz sonra da buna masal diyoruz… halay çekmek güzeldir alay konusu olmuyorsunuz göze batmıyorsunuz, bir de alaydan çekilmek vardır, görüyorsunuz…
devamını gör...
16.
yok ben buraya file çorap atanı görmedim henüz.
yarın bi atıyormuşum kıllı file çorap herkes şok.*
yarın bi atıyormuşum kıllı file çorap herkes şok.*
devamını gör...