evleneceksen gel
başlık "mathilda the professional" tarafından 20.02.2022 22:54 tarihinde açılmıştır.
1.
seda sayan ve uğur arslan'ın show tv'de sunduğu evlilik programı.
programın ismi seda sayan'ın bir şarkısından esinlenerek konulmuş.
apaçi mustafa, roman kızı solmaz ile nurullah ve kaan arasındaki aşk üçgeni türk televizyonunun efsaneleri arasına girmeyi başarmıştı. onlar gibisi bir daha gelmedi ve gelmeyecek de *
apaçi mustafa'nın evlilik isyani için tık tık
programın ismi seda sayan'ın bir şarkısından esinlenerek konulmuş.
apaçi mustafa, roman kızı solmaz ile nurullah ve kaan arasındaki aşk üçgeni türk televizyonunun efsaneleri arasına girmeyi başarmıştı. onlar gibisi bir daha gelmedi ve gelmeyecek de *
apaçi mustafa'nın evlilik isyani için tık tık
devamını gör...
2.
benim favorim daima zuhal topal idi. daha profesyonelce kurguluyorlardı çünkü evleneceksen gel her şeyiyle amatör kalıyordu.
devamını gör...
3.
intro'su bir harika olan program.
canıma tak dedi aşk acısı
denedim, dinmedi fırtınası
bi' kere olsun tam sırası
evleneceksen gel…*
canıma tak dedi aşk acısı
denedim, dinmedi fırtınası
bi' kere olsun tam sırası
evleneceksen gel…*
devamını gör...
4.
burası niye hortlamış yıllar sonra ki? rtük yasaklamadı mı bu tür programları?
devamını gör...
5.
dünyanın ne saçma programıydı. izlemezdim ama televizyonda bazen denk geldiğinde, sırf meraktan bunlar ne yapıyor diye bakardım.
program bana dümdüz abartılı bir tiyatro gibi geliyordu. her şey inanılmaz yüksek bir yapmacıklığa sahipti. aslında program size bu olguyu bağırıyordu. algısı biraz açık olan biri, programın düşük seviyeli bir kurgu olduğunu anında anlayabilirdi. işin asıl komik tarafı, hesapta evlenmeye çıkan tiplerin anormalliğiydi. bu insanları tüm türkiye'ye izletip, üstlerinden ciddi reyting alıyorlardı.
yıllar geçti hala unutamıyorum... programda meshur bir çingene kız vardı adı solmaz.. dünyada görüp görebileceğiniz en uç karakterdi. ayagından ayakkabıları çıkartır göbek atıp dururdu. yani programın ne kadar büyük bir tezgah olduğunu buradan anlayabilirsiniz. normal koşullarda böyle bir rezillik hiç bir canlı yayında mümkün olamaz çünkü her kanalın tabi olduğu canlı yayın kuralları var fakat bu programda her şey limit aşımıydı. bu yüzden kurgu olduğu fikri benim adıma bu açıdan da düzgünce doğrulanıyordu.
sırf gündüz kuşağında ev kadınları üstünden para kazanmayı hedefleyen bir programdı. ev kadınları bu tarz kaos dolu programları nedense seviyor. kavga- gürültü- taraf tutmalarını sağlayacak konular, hepsinin kişisel ilgi alanına giriyor. yapımcılar tarafından doğru bir saha okuması yapılabildiği için , bu program halk üzerinde muntazam çalıştı. her gün ev kadınlarını saatlerce show tv'ye abonman yaparak, deli gelir elde ettiler.
seda sayan yine bu tarz programlara uyum sağlayabilen bir yapıya sahip ama ugur arslan başaramıyordu. adam genelde yayın esnasında dümdüz donup kalıyordu. sadece ugur arslandan dahi bu işin palavra olduğunu anlıyordunuz. kısaca bitmesi iyi oldu.
büyük rezillikti. bizim tüm kanalların gündüz kuşağının dmax/ tlc ayarına dönmesi gerekiyor. gündüz kuşakları yapıcı- öğretici olmalı. her dönemin ayrı bir furyası var. son birkaç yıldır cinayet ve kayıp arama programları yüksek seviyede karşımıza çıkartılıyor. bundan 4-5 yıl önce, her kanalda evlilik ve yemek programları görüyordunuz.. halkın dönem dönem ilgisi değişiyor ya da medya o ilgiyi değiştiriyor. şimdi ki gündüz kuşağımız ağırlıkla "kayıplar- cinayetler" üstüne kurulu. adam gibi yayınlanan gündüz kuşağı dizileri dahi yok.
eskiden en azından yabancı dizileri verirlerdi. natalia oreiro'nun bir çok dizisini izlediğimi hatırlıyorum. meşhur rozalinda'mız vardı. yani eskiden televizyon kanalları ve yayın anlayışı daha nitelikliydi. şimdi her kanal çöplük.
program bana dümdüz abartılı bir tiyatro gibi geliyordu. her şey inanılmaz yüksek bir yapmacıklığa sahipti. aslında program size bu olguyu bağırıyordu. algısı biraz açık olan biri, programın düşük seviyeli bir kurgu olduğunu anında anlayabilirdi. işin asıl komik tarafı, hesapta evlenmeye çıkan tiplerin anormalliğiydi. bu insanları tüm türkiye'ye izletip, üstlerinden ciddi reyting alıyorlardı.
yıllar geçti hala unutamıyorum... programda meshur bir çingene kız vardı adı solmaz.. dünyada görüp görebileceğiniz en uç karakterdi. ayagından ayakkabıları çıkartır göbek atıp dururdu. yani programın ne kadar büyük bir tezgah olduğunu buradan anlayabilirsiniz. normal koşullarda böyle bir rezillik hiç bir canlı yayında mümkün olamaz çünkü her kanalın tabi olduğu canlı yayın kuralları var fakat bu programda her şey limit aşımıydı. bu yüzden kurgu olduğu fikri benim adıma bu açıdan da düzgünce doğrulanıyordu.
sırf gündüz kuşağında ev kadınları üstünden para kazanmayı hedefleyen bir programdı. ev kadınları bu tarz kaos dolu programları nedense seviyor. kavga- gürültü- taraf tutmalarını sağlayacak konular, hepsinin kişisel ilgi alanına giriyor. yapımcılar tarafından doğru bir saha okuması yapılabildiği için , bu program halk üzerinde muntazam çalıştı. her gün ev kadınlarını saatlerce show tv'ye abonman yaparak, deli gelir elde ettiler.
seda sayan yine bu tarz programlara uyum sağlayabilen bir yapıya sahip ama ugur arslan başaramıyordu. adam genelde yayın esnasında dümdüz donup kalıyordu. sadece ugur arslandan dahi bu işin palavra olduğunu anlıyordunuz. kısaca bitmesi iyi oldu.
büyük rezillikti. bizim tüm kanalların gündüz kuşağının dmax/ tlc ayarına dönmesi gerekiyor. gündüz kuşakları yapıcı- öğretici olmalı. her dönemin ayrı bir furyası var. son birkaç yıldır cinayet ve kayıp arama programları yüksek seviyede karşımıza çıkartılıyor. bundan 4-5 yıl önce, her kanalda evlilik ve yemek programları görüyordunuz.. halkın dönem dönem ilgisi değişiyor ya da medya o ilgiyi değiştiriyor. şimdi ki gündüz kuşağımız ağırlıkla "kayıplar- cinayetler" üstüne kurulu. adam gibi yayınlanan gündüz kuşağı dizileri dahi yok.
eskiden en azından yabancı dizileri verirlerdi. natalia oreiro'nun bir çok dizisini izlediğimi hatırlıyorum. meşhur rozalinda'mız vardı. yani eskiden televizyon kanalları ve yayın anlayışı daha nitelikliydi. şimdi her kanal çöplük.
devamını gör...