gaius julius caesar octavianus augustus
başlık "abuzer kadayıf" tarafından 26.03.2021 10:05 tarihinde açılmıştır.
1.
roma imparatorluğu'nun ilk imparatorudur. mö 27 - ms 14 yılları arasında hüküm sürmüş olan augustus, gaius octavius thurinus olarak doğmuş ve mö 44 yılında büyük amcası jül sezar tarafından evlatlık edinilmesinin ardından gaius julius caesar octavianus adını almıştır. mö 44 yılında amcasının öldürülmesinin ardından onun varisi olmuştur.
devamını gör...
2.
bilinen adıyla augustus caesar, ilk roma imparatorudur. milattan önce 63 yılının 23 eylül'ünde gaius octavius thurinus ismiyle doğmuştur. daha henüz dört yaşındayken babasını kaybetmiştir.
yetenekleri sayesinde daha küçükken büyük amcası jül sezar'ın dikkatini çekmiştir. nitekim m.ö. 45 yılında munda çarpışmasında büyük amcasına eşlik etmesiyle amcasının üzerinde iyi bir izlenim bırakmıştır. bu izlenim onun m.ö. 44 yılında evlatlık edinilmesine sebep olmuş, ardından ismi gaius julius caesar octavianus olmuştur. büyük amcası jül sezar tarafından evlât edinilmiştir. bu evlat edinme ona patrici statüsüne yakın olma avantajını sağlamıştır. m.ö. 45 yılında jül sezar, vasiyetinde augustus'u unvanı da dahil olmak üzere sahip olduğu her şeyin mirasçısı olarak tayin etmekle birlikte augustus'u ikinci varisi ilan etmiştir.
nitekim, bir yıl sonra m.ö. 44 yılında jül sezar suikaste uğramıştır. (bkz: jül sezar suikastı) bu sırada octavius, askeri becerilerini geliştirmek için apollonia kentindeydi. suikast haberini de burada almıştır. ardından jül sezar'ın intikamını almak için birtakım politik olayların içine dahil olmuştur.
1.5 yıl içerisinde 3 bin askerden oluşan bir ordu kurmuştur. m.ö 42 yılında tarihe ''philippi savaşı'' olarak geçen savaş yapılmıştır. başta pontius aquilia ve marcus brutus olmak üzere, jül sezar'ın ölümünden sorumlu olan herkes öldürülmüştür.
bu sırada marcus tullius cicero'nun desteğini almıştı. çünkü cicero, octavius'un, cumhuriyet rejimini geri getirebileceğine inanıyordu.
ertesi yıl genç octavius, marcus lepidus ve marcus antonius ile güç birliğine giderek triumvirlik'i (ikinci üçlü birlik)'i oluşturmuştur.
bir triumvir olarak, octavianus konsüller hirtius ve pansa'nın ölümlerinin ardından konsül güçlerini elinde topladı ve kendini sürekli olarak seçtirerek roma ve eyaletlerinin büyük bölümünü bir otokrat şeklinde oldukça etkili bir biçimde yönetti.
ne var ki, hükümdarların arasındaki ihtiraslar sonucu bu üçlü yönetim çökmüştür. lepidus sürgüne gönderilirken, antonius ise actium savaşı'nın ardından suikast sonucu ölmüştür.
bu çöküşün ardından octavius, roma senatosunun yetkisinde olan ancak pratikte kendi üzerinde topladığı idari güçler ile roma cumhuriyeti'nin imajını düzeltmiştir.
bir cumhuriyet olarak tasarlanmış devletin tek bir kişi tarafından yönetilebilmesi için uygun hale getirilmesi birkaç yıl sürdü ve sonuçta roma imparatorluğu olarak bilinen yapı ortaya çıkmıştır.
octavius'tan evvel diktatörlük makamı mevcut değildi. hatta roma halkı bu diktatörlük görevini üstlenmesini istediğinde augustus bunu reddetmiştir. senato tarafından kendisine ömür boyu verilen tribun, censor gibi seçimle elde edilen ve birbirine zıt olan güçleri üzerinde toplamayı başarmıştır. (bu noktada tribun için ayrı bir parantez açmak gerekiyor çünkü resmî olarak tribun unvanını alamamıştır. sadece ömür boyu tribun yetkisi ile ödüllendirildi)
zaten bir müddet sonra kazandığı güç ve roma lejyonlarının üzerindeki hakimiyet, senato'ya karşı silahlı bir tehdit oluşturur hale getirmiştir. bu sayede senato'yu mutlak liderliğine karşı ses çıkaramaz hale getirmiştir.
bu saltanat pax romana (roma barışı ) devrinin de başlangıcı olmuştur. zira akdeniz iki yüzyıl'dan uzun bir süre zarfında savaş görmemiştir. (dört imparator yılı hariç)
bu sırada roma imparatorluğunun sınırları genişlemiş, bağımlı tampon devletler diye tabir edilen devletler sayesinde güvenliğini sağlamıştır. ayrıca part imparatorluğu ile diplomasi sayesinde barış sağlamıştır.
yine bu süreç birçok atılım içinde geçti. zira roma şehri yeniden inşaa edilmiş
vergilendirme sistemi düzenlenmiş, yeni yollar inşaa edilmiş, küçük bir donanma oluşturulmuş, praetorian muhafızlığı kurulmuş, polis ve itfaiye teşkilatları yine kendisinin döneminde oluşturulmuştur. tüm bu başarılarını res gestae divi augusti adlı kitabesinde toplamıştır.
augustus ünvanını alması yine senato tarafından sağlanmıştır. augustus unvanıyla birlikte princeps (birinci yurttaş) unvanını da almıştır. (augustus, latince'de artmak, çoğalmak anlamına gelir). augustus, yine kendisi için ımperator caesar divi filius yani "tanrılaştırılmış olanın oğlu komutan sezar" unvanını oluşturmuştur.
saltanatın sonlarına doğru, augustus'un orduları kuzey hispania'dan noricum'a, pannonia'ya kadar genişletmiştir. hatta afrika eyaletlerinin sınırlarını doğu ve güney yönünde genişletmiştir. m.ö. 25'te ise galatia (şimdi türkiye) herhangi bir askeri çaba gerektirmeksizin galatyalı amyntas'ın homonada'lı bir prensin dul eşi tarafından intikam için öldürülmesinin ardından roma eyaleti haline dönüşmüştür.
ilerleyen dönemlerde augustus'un hastalığı, politik sorunları ve halk önünde ardılın kim olacağı sorununu ortaya çıkardı. istikrarı koruyabilmek adına, roma toplumunda ve yönetiminde sahip olduğu ünik pozisyon için bir mirasçı atama ihtiyacı duydu.
milattan sonra 19 ağustos 14 tarihinde babasının öldüğü yer olan nola'yı ziyaret ederken ölmüştür. öldüğünde 77 yaşındaydı. manevi oğlu tiberius, augustus'un ölüm döşeğinde yanında bulunan livia sayesinde imparator ilan edildi.
sonuç olarak augustus'un ölümü derin yankı bulmuştur. öyle ki; cenaze töreninin olduğu gün tüm resmi daireler ve dükkânlar kapanmıştı. augustus'un cesedi bir tabut içerisinde mozole'si yakınlarında yakılmış ve augustus'un roma panteon'una mensup tanrıların arasına katıldığı açıklanmıştır. 410 yılında roma'nın gotlar tarafından yağmalanması sırasında augustus'un mozelesi soyulmuş ve külleri dağıtılmıştır.
(böyle de acıklı bir durum söz konusu olmuştur)
yetenekleri sayesinde daha küçükken büyük amcası jül sezar'ın dikkatini çekmiştir. nitekim m.ö. 45 yılında munda çarpışmasında büyük amcasına eşlik etmesiyle amcasının üzerinde iyi bir izlenim bırakmıştır. bu izlenim onun m.ö. 44 yılında evlatlık edinilmesine sebep olmuş, ardından ismi gaius julius caesar octavianus olmuştur. büyük amcası jül sezar tarafından evlât edinilmiştir. bu evlat edinme ona patrici statüsüne yakın olma avantajını sağlamıştır. m.ö. 45 yılında jül sezar, vasiyetinde augustus'u unvanı da dahil olmak üzere sahip olduğu her şeyin mirasçısı olarak tayin etmekle birlikte augustus'u ikinci varisi ilan etmiştir.
nitekim, bir yıl sonra m.ö. 44 yılında jül sezar suikaste uğramıştır. (bkz: jül sezar suikastı) bu sırada octavius, askeri becerilerini geliştirmek için apollonia kentindeydi. suikast haberini de burada almıştır. ardından jül sezar'ın intikamını almak için birtakım politik olayların içine dahil olmuştur.
1.5 yıl içerisinde 3 bin askerden oluşan bir ordu kurmuştur. m.ö 42 yılında tarihe ''philippi savaşı'' olarak geçen savaş yapılmıştır. başta pontius aquilia ve marcus brutus olmak üzere, jül sezar'ın ölümünden sorumlu olan herkes öldürülmüştür.
bu sırada marcus tullius cicero'nun desteğini almıştı. çünkü cicero, octavius'un, cumhuriyet rejimini geri getirebileceğine inanıyordu.
ertesi yıl genç octavius, marcus lepidus ve marcus antonius ile güç birliğine giderek triumvirlik'i (ikinci üçlü birlik)'i oluşturmuştur.
bir triumvir olarak, octavianus konsüller hirtius ve pansa'nın ölümlerinin ardından konsül güçlerini elinde topladı ve kendini sürekli olarak seçtirerek roma ve eyaletlerinin büyük bölümünü bir otokrat şeklinde oldukça etkili bir biçimde yönetti.
ne var ki, hükümdarların arasındaki ihtiraslar sonucu bu üçlü yönetim çökmüştür. lepidus sürgüne gönderilirken, antonius ise actium savaşı'nın ardından suikast sonucu ölmüştür.
bu çöküşün ardından octavius, roma senatosunun yetkisinde olan ancak pratikte kendi üzerinde topladığı idari güçler ile roma cumhuriyeti'nin imajını düzeltmiştir.
bir cumhuriyet olarak tasarlanmış devletin tek bir kişi tarafından yönetilebilmesi için uygun hale getirilmesi birkaç yıl sürdü ve sonuçta roma imparatorluğu olarak bilinen yapı ortaya çıkmıştır.
octavius'tan evvel diktatörlük makamı mevcut değildi. hatta roma halkı bu diktatörlük görevini üstlenmesini istediğinde augustus bunu reddetmiştir. senato tarafından kendisine ömür boyu verilen tribun, censor gibi seçimle elde edilen ve birbirine zıt olan güçleri üzerinde toplamayı başarmıştır. (bu noktada tribun için ayrı bir parantez açmak gerekiyor çünkü resmî olarak tribun unvanını alamamıştır. sadece ömür boyu tribun yetkisi ile ödüllendirildi)
zaten bir müddet sonra kazandığı güç ve roma lejyonlarının üzerindeki hakimiyet, senato'ya karşı silahlı bir tehdit oluşturur hale getirmiştir. bu sayede senato'yu mutlak liderliğine karşı ses çıkaramaz hale getirmiştir.
bu saltanat pax romana (roma barışı ) devrinin de başlangıcı olmuştur. zira akdeniz iki yüzyıl'dan uzun bir süre zarfında savaş görmemiştir. (dört imparator yılı hariç)
bu sırada roma imparatorluğunun sınırları genişlemiş, bağımlı tampon devletler diye tabir edilen devletler sayesinde güvenliğini sağlamıştır. ayrıca part imparatorluğu ile diplomasi sayesinde barış sağlamıştır.
yine bu süreç birçok atılım içinde geçti. zira roma şehri yeniden inşaa edilmiş
vergilendirme sistemi düzenlenmiş, yeni yollar inşaa edilmiş, küçük bir donanma oluşturulmuş, praetorian muhafızlığı kurulmuş, polis ve itfaiye teşkilatları yine kendisinin döneminde oluşturulmuştur. tüm bu başarılarını res gestae divi augusti adlı kitabesinde toplamıştır.
augustus ünvanını alması yine senato tarafından sağlanmıştır. augustus unvanıyla birlikte princeps (birinci yurttaş) unvanını da almıştır. (augustus, latince'de artmak, çoğalmak anlamına gelir). augustus, yine kendisi için ımperator caesar divi filius yani "tanrılaştırılmış olanın oğlu komutan sezar" unvanını oluşturmuştur.
saltanatın sonlarına doğru, augustus'un orduları kuzey hispania'dan noricum'a, pannonia'ya kadar genişletmiştir. hatta afrika eyaletlerinin sınırlarını doğu ve güney yönünde genişletmiştir. m.ö. 25'te ise galatia (şimdi türkiye) herhangi bir askeri çaba gerektirmeksizin galatyalı amyntas'ın homonada'lı bir prensin dul eşi tarafından intikam için öldürülmesinin ardından roma eyaleti haline dönüşmüştür.
ilerleyen dönemlerde augustus'un hastalığı, politik sorunları ve halk önünde ardılın kim olacağı sorununu ortaya çıkardı. istikrarı koruyabilmek adına, roma toplumunda ve yönetiminde sahip olduğu ünik pozisyon için bir mirasçı atama ihtiyacı duydu.
milattan sonra 19 ağustos 14 tarihinde babasının öldüğü yer olan nola'yı ziyaret ederken ölmüştür. öldüğünde 77 yaşındaydı. manevi oğlu tiberius, augustus'un ölüm döşeğinde yanında bulunan livia sayesinde imparator ilan edildi.
sonuç olarak augustus'un ölümü derin yankı bulmuştur. öyle ki; cenaze töreninin olduğu gün tüm resmi daireler ve dükkânlar kapanmıştı. augustus'un cesedi bir tabut içerisinde mozole'si yakınlarında yakılmış ve augustus'un roma panteon'una mensup tanrıların arasına katıldığı açıklanmıştır. 410 yılında roma'nın gotlar tarafından yağmalanması sırasında augustus'un mozelesi soyulmuş ve külleri dağıtılmıştır.
(böyle de acıklı bir durum söz konusu olmuştur)
devamını gör...
3.
doğduğum ayın isim babasıdır ve diğer aylardan uzun olmasının sebebidir. severim kendisini. sanırım o da aslan burcuydu.
devamını gör...
4.
kendisi hakkında, adını tek seferde eksiksiz bir şekilde yazıp üstüne bir de aynısını düzgün bir şekilde telaffuz edebilenlerin cennete gideceği yönünde söylentilerin ortalıkta dolaşmakta olduğu roma imparatoru.*
vakitsiz ve talihsiz ölümü kleopatra'nın iktidarının çöküşüne de zemin hazırlamıştır bir nevi.
vakitsiz ve talihsiz ölümü kleopatra'nın iktidarının çöküşüne de zemin hazırlamıştır bir nevi.
devamını gör...
5.
ismi dilimizde bir ay adı olan kişi.
(bkz: ağustos)
roma'nın ilk imparatoru, ikinci triumvirlik (üçlü yönetim) zamanındaki yöneticilerden biri.
(bkz: ağustos)
roma'nın ilk imparatoru, ikinci triumvirlik (üçlü yönetim) zamanındaki yöneticilerden biri.
devamını gör...