julius caesar ve korsanlar
başlık "dum spiro spero" tarafından 03.12.2021 13:32 tarihinde açılmıştır.
1.
jül sezar, julius caesar, mö 12 temmuz 100 - mö 15 mart 44 tarihleri arasında yaşamış bir roma hükumdarıydı. roma'nın cumhuriyetten imparatorluğa geçisinde kritik rol oynayan sezar, britinya'yı işgal etmiş, galler'i alarak roma topraklarını atlas okyanusu'na kadar genişletmişti. fakat, hayat boyu diktatör ilan edilen bu hükumdar düzenin eski haline dönmesini isteyen bir grup senato tarafından (ki bu grup içinde eski arkadaşı marcus junius brutus -sen de mi brütüs esprisine konu olan- da bulunur.) milattan önce 15 mart 44 yılında suikaste uğramıştır. yaklaşık 23 yerinden bıçaklandığı söylenen sezar, sadece bir veya iki öldürücü darbe almıştır. son sözleri hakkında ise tartışmalar sürmektedir.
sezarın bu ilginç hayatına dair bir anektod da milattan önce 75 yılında geçmektedir. roma generali sulla'nın ölümünden sonra avukat olarak roma'ya dönen sezar, hitabet çalışmak adına rodos şehrine yöneldi. akdeniz'de, mö 75 yılında gemisi klikyalı korsanlar tarafından ele geçirilen sezar fidye için elde tutuluyordu. böyle bir durumda aklımıza şu gelebilir, bu korsanların romalı asilzadeleri kaçırma gibi bir tehlike potansiyelleri varsa neden daha önceden bir filo toplanıp üzerlerine gidilmedi. çünkü korsanlar, roma senatörlerine ihtiyaç duydukları köleleri teklif etmişlerdi. bu da korsanlığın yaygın olmasına sebep oldu.
sezarı farmakos adasında tutsak eden korsanlar onun için 20 talent (eski bir ölçü birimi, 1 talent yaklaşık 27kg'a denk gelmektedir.) gümüş istemişlerdi. bu sezar'ı güldürmüştü, onlara kimi yakaladıklarını bilmediklerini söyledi. gururlu sezar, onların kendisi için 50 talent istemelerinde ısrarcı oldu. fidyeyi de bizzat kendisi ödeyecekti. parayı toplamak için şehirlere adamlarını gönderen sezar, klikyalıların gemisinde birkaç müriti ile kaldığında, korsanlara çok kötü davranıyordu. yalnızca birkaç yaveri ile kalmasına rağmen, uyuyacağı zaman korsanları susturmak adına birini gönderecek kadar cesur davranabiliyordu. 38 gün boyunca umursamaz bir tavırla, bir esir değil de lidermiş gibi aralarında kalan; oyunlarına katılan, onlara şiirler söyleyip ve konuşmalar yaparak anlamadıkları zaman onları asacağını söyleyen sezar için fidye sonunda miletos'tan gelmişti. serbest kaldıktan sonra miletos limanından birkaç gemi ile birlikte korsanlara karşı denize açılan general onları ve mal varlıklarını ele geçirdi. bu da ilginç bilgidir ki sezar filoyu, hiçbir kamusal veya askeri görevi olmadan toplayabilmişti. cezalandırılmaları için bergama hapishanesine koyulan korsanların akıbetine karar vermesi için asya valisini daha fazla bekleyemedi ve bergama'ya giderek, mahkumları hapisten çıkardı. adada da sürekli söylediği ve şaka yaptığı sanıldığı gibi, korsanları çarmıha gerdi.
başından beri esir olmayı reddederek buna göre davranan, kendisi için daha fazla fidye istemeleri adına korsanlar ile pazarlık eden, bir arkadaş iki hizmetçi ile kalmasına rağmen uyuyacağı zaman korsanlardan susmalarını isteyen, şiirlerini anlamadıklarında korsanları cahillikleri için azarlayan ve astıracağını söyleyen sezar böyle bir liderdi. ve, sizin de gördüğünüz gibi, sözlerinde ciddiydi.
kaynakça ve daha fazlası: livius.org, content.time.com, entrepreneur.com, wikipedia - julius caesar, wikipedia - klikyalı korsanlar, vikipedi - jül sezar, mentalfloss.com, britannica.com, bisorubicevap.com
sezarın bu ilginç hayatına dair bir anektod da milattan önce 75 yılında geçmektedir. roma generali sulla'nın ölümünden sonra avukat olarak roma'ya dönen sezar, hitabet çalışmak adına rodos şehrine yöneldi. akdeniz'de, mö 75 yılında gemisi klikyalı korsanlar tarafından ele geçirilen sezar fidye için elde tutuluyordu. böyle bir durumda aklımıza şu gelebilir, bu korsanların romalı asilzadeleri kaçırma gibi bir tehlike potansiyelleri varsa neden daha önceden bir filo toplanıp üzerlerine gidilmedi. çünkü korsanlar, roma senatörlerine ihtiyaç duydukları köleleri teklif etmişlerdi. bu da korsanlığın yaygın olmasına sebep oldu.
sezarı farmakos adasında tutsak eden korsanlar onun için 20 talent (eski bir ölçü birimi, 1 talent yaklaşık 27kg'a denk gelmektedir.) gümüş istemişlerdi. bu sezar'ı güldürmüştü, onlara kimi yakaladıklarını bilmediklerini söyledi. gururlu sezar, onların kendisi için 50 talent istemelerinde ısrarcı oldu. fidyeyi de bizzat kendisi ödeyecekti. parayı toplamak için şehirlere adamlarını gönderen sezar, klikyalıların gemisinde birkaç müriti ile kaldığında, korsanlara çok kötü davranıyordu. yalnızca birkaç yaveri ile kalmasına rağmen, uyuyacağı zaman korsanları susturmak adına birini gönderecek kadar cesur davranabiliyordu. 38 gün boyunca umursamaz bir tavırla, bir esir değil de lidermiş gibi aralarında kalan; oyunlarına katılan, onlara şiirler söyleyip ve konuşmalar yaparak anlamadıkları zaman onları asacağını söyleyen sezar için fidye sonunda miletos'tan gelmişti. serbest kaldıktan sonra miletos limanından birkaç gemi ile birlikte korsanlara karşı denize açılan general onları ve mal varlıklarını ele geçirdi. bu da ilginç bilgidir ki sezar filoyu, hiçbir kamusal veya askeri görevi olmadan toplayabilmişti. cezalandırılmaları için bergama hapishanesine koyulan korsanların akıbetine karar vermesi için asya valisini daha fazla bekleyemedi ve bergama'ya giderek, mahkumları hapisten çıkardı. adada da sürekli söylediği ve şaka yaptığı sanıldığı gibi, korsanları çarmıha gerdi.
başından beri esir olmayı reddederek buna göre davranan, kendisi için daha fazla fidye istemeleri adına korsanlar ile pazarlık eden, bir arkadaş iki hizmetçi ile kalmasına rağmen uyuyacağı zaman korsanlardan susmalarını isteyen, şiirlerini anlamadıklarında korsanları cahillikleri için azarlayan ve astıracağını söyleyen sezar böyle bir liderdi. ve, sizin de gördüğünüz gibi, sözlerinde ciddiydi.
kaynakça ve daha fazlası: livius.org, content.time.com, entrepreneur.com, wikipedia - julius caesar, wikipedia - klikyalı korsanlar, vikipedi - jül sezar, mentalfloss.com, britannica.com, bisorubicevap.com
devamını gör...