görülmemek, sadece kalabalığın ortasında silik bir gölge gibi dolaşmak değil bazen kendi cümlelerimin içinde bile yankı bulamamak belki.. yazıyorum, siliyorum, yeniden yazıyorum… sanki her kelime biraz daha içime dönüyor da dışarı çıkarken sesini kaybediyor hissi gibi..

ben dikkatli nazarlardan biraz ürküyorum. üzerimde gezinen o bakışların ağırlığını hissediyorum. sanki her cümlem tartılıp, her kelimemin didik didik edilmesi falan. fazla göz önünde olmak, yazdıklarımın ilgiyle takip edilmesi… kulağa hoş gelmesi gerekirken içimde tuhaf bir sıkıntı büyütüyor.

ancak işin tuhafı, yazmaktan da geri duramıyorum. sanki içimde birikenler, görülme ihtimalini göze alarak dışarı çıkmak zorunda. ve ben tam bu eşikte kalıyorum. yazdıklarım hiç kimseye ulaşmasa, iz bırakmasa mı daha ağır gelir bana… yoksa birilerinin dikkatli nazarlarına yakalanmak mı..?

ikisi de başka türlü ürkütücü bence ya. görülmemek, sessiz bir yok oluş gibi. kendi kendine silinmek. ama fazla görülmek de, kendine ait olanın biraz senden kopması gibi. sanki yazdığın şey artık sadece senin değilmiş gibi.

neysee, ben galiba karar veremiyorum hangisinin daha zor olduğuna. iki ucuna da pislik değen bir değnek bu. ama yine de yazıyorum. belki de mesele hangisinin daha kötü olduğu değil… o ince çizgide, hem var olup hem saklı kalabilmenin bir yolunu aramakta..
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"görülmemek" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim