bir ahterbin ukdesi.

kişiyi dış görünüşüne göre değerlendirmenin yanlış olduğu, buna göre kıymet vermediğin kişilerin içinde belki birçok kişide olmayan nice niteliklerin saklı olduğuna dair söylem.

günümüzde değil fiziki görünüş, sahip olunan eşyaların markaları, gidilen mekanların isimleri gibi pek çok başka ölçütler de devreye girdiği için neyi neresinden hor göreceğimizi şaşırdık. ben aslında bu ye kürküm ye meselesine iyiden iyiye adapte olduğumu hissediyorum ancak kıyafetle karşılanıp kişilikle uğurlanmak kısmından elenenlerin doğal seçilimle yok olmasına da tavım sanki.

kendisine dair esaslı bir menkıbe olan söylemi dolduruşa gelip böyle doldurmamalıydım galiba, neyse artık.
devamını gör...
vây kârdêşîm dêlî lâf.
devamını gör...
vakti zamanında erzurumlu ibrahim hakkı hazretleri'nin zâkir ile şâkir adında iki oğlu varmış.

zâkir ilim irfan yolunda, hak yolunda ilerlerken; şâkir meyhanelerde günlerini geçirirmiş.

ibrahim hakkı hazretleri, zâkir'e:
"ne kadar ilim sahibi olursan, kırklara karışman o kadar yakındır" demiş.
zâkir de her gün babasına:
"ne zaman kırklara karışacağım?" diye sorarmış.

bir gün yine zâkir efendi babasına aynı soruyu sorunca, babası:
"gel, seninle kaleye gidelim" demiş.
yola koyulmuşlar. hasankale'nin bir meyhanesine uğramışlar. ibrahim hakkı hazretleri, şâkir'in bütün borçlarını ödemiş, çıkmışlar yola devam etmişler.

şâkir, babasının borçlarını ödediğini öğrenince çok utanmış; haya ve üzüntüyle peşlerine düşmüş.
ibrahim hakkı hazretleri ile zâkir kaleye varınca, baba:
"kırklardan biri vefat etti, atla da kırklara karışasın" demiş.

gökyüzünde otuz dokuz tane güvercin dönüyormuş.
zâkir tereddüt etmiş, atlayamamış. tam o anda şâkir yetişmiş; "bismillah" deyip atlamış.erzurumlu ibrahim hakkı hazretleri, zâkir'e dönerek o meşhur sözü söylemiş:

hakkı gel sırrını eyleme zâhir,
olmak ister isen bu yolda mâhir,
harabat ehlini hor görme zâkir,
defineye mâlik virâneler var."

bu kıssada anlatılmak istenen; hiç kimseyi dış görünüşüne, geçmişine, günahına bakarak hor görme / küçük görme. allah katında makam, zahirle değil kalbin temizliği, pişmanlık, haya ve ihlasla belirlenir.
ibadet ehli bile kibre kapılırsa makamdan düşebilir; "harabat ehli" sanılan biri tevazuyla dönerse en yüksek mertebeye ulaşabilir.
bu, kıssada "kimseyi hor görmeme", "kalbe bakma" ve "kibirden sakınma" dersinin en meşhur örneklerinden biri.
devamını gör...
para ile imanın kimde olduğu belli olmaz.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"harabat ehlini hor görme zakir defineye malik vîraneler var" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim