bir belkıs tv dizi serisidir.
youtube üzerinden izleyebilirsiniz efendim.
kamu spotu: reklamdır. *
devamını gör...
nesly'e yakın birini tanıyorum gerçekten. taç, giyim tarzı, yalı çapkını, üni... çok iyi gözlem sonucu düşünülmüş karakterler. hepsine insta hesabı da açmışlar, çok iyi
devamını gör...
(bkz: mehmet çelik and the city)
devamını gör...
türk düşmanı herifi ilah yaptılar sosyal medyada. sırf şu parodide oynuyor diye. bir insan, atatürk’e saygısı olmayan adamı ciddiye almaz. insanda biraz vatan sevgisi olur. bu siyaset değil, temel değer. ülkeni sev, kurucusunu sev. basit denklem.
devamını gör...
ss atın ne olduysa.
zan yapmaz öyle şey.
devamını gör...
bu sabah (bkz: nevşin mengü'nün), akademisyen (bkz: altan deliormanlı)'yla yaptığı analiz programında ilk defa ismini duyduğum youtube üzerinden amatörce doğaçlama yapılan ve z kuşağının ilgi gösterdiği içerik.

tabii yaşım itibariyle böyle bir içeriğin ilgimi çekmesi mümkün değil. keza homo politicus olan nevşin mengü'nün de bir üniversite söyleşisi esnasınsda genç bir izleyicinin hasçelikler hakkında ne düşünüyorsunuz sorusuna ''what'' deyip, ''nasıl bilmezsiniz ?'' tepkisiyle karşılaşması üzerine yayınına konu etmesi durumu var. ancak esas mesele bu değil.

nevşin mengü, youtube'nin 20. senesini kutladığı bugünlerde, insanların kuşaklara göre ilgi alanlarının bu kadar farklı ve birbirinden bağımsız evrenler yaratmasından kaygı duyduğunu söyledi. tam olarak bunu ifade etmese de bu karmaşıklık ve dağınıklık içerisinden nasıl bir toplumsal repütasyon oluşturacağız cümlesini kurdu. oysa ben bu ayrı ve içine kapanık evrenlerin varlığını önceden beri biliyordum ve bundan memnundum.

arkadaşlar ve yoldaşlar. baskıcı rejimlerde, resmi ideoloji bombardımanına ve manipülasyonuna maruz kalırsınız ve insanlar bunu pasif bir şekilde refüze etmek için kendiliğinden çözümler üretirler. apolitiklik bunlardan bir tanesidir. türkiye'nin şu anda anayasada olmayan ama hakim ideolojisi islamcılık ve bu ayrı sahte evrenler yaratma meselesi islamcılığın gençler tarafından itibar görmediğinin kanıtıdır. keza bu baskıyı uygulayan hakim ideoloji başka birşey de olsaydı aynı memnuniyeti duyardım. iç parti üyelerinin fahişelerle yatıp kalktığını öğrenen 1984'teki winston smith'in memnuniyeti içerisindeyim.

(bkz: eric hobsbawm)'ın aşırılıklar çağı kitabında mı okumuştum hatırlamıyorum ama komünizm döneminde demir perde ülkelerinin birinde en işlek meydanda geçen insanlara karl marx kimdir diye soruyorlar. öyle komik ve alakasız cevaplar var ki hobsbawm, bunu dikte edilen ideolojiye karşı pasif bir agresyon olarak nitelendiriyor.

haaaa gençlik nihilistmiş, tensel zevklerin pençesinde ve apolitikmiş. hakim ideolojinin paralı askerleri halk fakirleşirken üsküdar'ı geçmişmiş... onlara da (bkz: hazreti isa) 'nın incil'de romalı vali (bkz: pontius pilatus)'a söylediği söz ile cevap veririm. ne mi demiş ? az açın okuyun.
devamını gör...
hâlâ izleniyor. izliyoruz. karakterlerin gerçek hayat görüşü bizi ırgalamaz.
devamını gör...
kuzenlerimle hepimiz kendimize uyan karakteri seçtik, bana da nesli düştü. tam hayatın içinden çıkmış karakterler. bayılıyorum onlara. izliyoruz ve izleyeceğiz efem.
devamını gör...
final bölümünü beğenmediğim ve özensiz bulduğum favori dizim. bir tek buse’nin hikayesi bir yere bağlanmış oldu, nesli ve fatoş’u göremedik. ancak sonu müthişti. içimin yağları eridi. uğurlar kapatılsın.
devamını gör...
dün final yapan iki gözümüzün çiçeği dizi. ben final bölümünü çok sevdim, hatta o kadar sevdim ki bölümün ortalarında kendimi düğünden sıkılmış arka masalarda eve gitmeyi bekleyen biri gibi hissettim, o iç sıkıntısını bile çok yansıttı. bununla birlikte son kısımlarında çok duygulandım; buse'nin "daha ben en sevdiğim rengi bile bilmiyorum ki." derken uğur'u terk ettikten sonra kendini görmeye başlaması ve "neden öyle söylüyorsunuz, camgöbeği benim en sevdiğim renk bile olabilir" demesi, kızların bilerek buse kendini kötü hissetmesin diye asıl durumu konuşmaması, ilk bölüme yapılan "tanımadıkları kişinin düğününe gelmezler herhalde" göndermesi ve ilk defa "elalem ne der?" sorusuyla beraber gelen utancın kadına değil de erkeğe yüklenmesi ve uğur'un "ben bunu hak ettim." diyerek ilk defa hayatında yaptığı bir şeyin sorumluluğunu üstlenmesi.
her yanıyla çok güzel bir final bölümüydü. geride kalan hikayeler oldu tabii ki. keşke sezon finali olsaydı, biraz buse'nin hikayesi gibi oldu. ben nesli ve caka'nın ilişkilerini de merak ediyordum ama olsun, hep güzel bir şekilde hatırlayacağım. yaratıcılığına sağlık sude belkıs.
devamını gör...
hascelikler hakkında bir fan teorim var. uğur aslında gizli ve kadim bir tarikat üyesi ve de supernatural varlıkları avlıyor. (kurt adam gibi) o yüzden sevdiceğine gümüş yüzük aldi çünkü onu kurt adamlardan korumak istedi. aslında halisahaya da gece avlanan bir yaratığı bulmak için kız istemeden kalkıp gitti ve fark edilmemek adına da yüzüğünü çıkardı attı. sürekli iş değiştiriyor çünkü geceleri yaratıklari avlayıp yeni hedefe geciyor. istanbul'un sokaklarini temiz tutuyor
kafeden donercilige donercilikten araba satmaya
winchester kardeşler gibi
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"hasçelikler and the city" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim