öncelikle bir genç olarak gençlerin bazılarının şımarık yetiştirildiğini, bir kısmının gelecek hakkında plan sahibi olmadığını kabul ettiğimi belirtiyorum.

karşı olduğum konu gençlerin "tamamının" bakınız "tamamının" yani bütün genç nüfusun böyle olduğu noktası.

evet teknoloji gelişmiş olabilir, cebimizde telefon olabilir. evimizde bilgisayar, internet olabilir. bu lüks değil ihtiyaçtır. dünya gelişmekte, iletişim biçimleri değişmektedir. bu bakış açısıyla bir dönemler televizyon hatta radyo da lükstü.

önceden yağ sırası vardı, ekmek sırası vardı, hastane sırası vardı diyeceksen hiç deme. o zamanlar sıra vardı çünkü alım gücü vardı, pazar çeşitliliği azdı. günümüzde hangi kasabın önünde 5 kişi aynı anda alışveriş yapıyor? et alabiliyor musun sayın yaşlı?
teknoloji gelişti artık mhrs'den alıyoruz diyorsan randevuyu yine yanılıyorsun. fiziksel olarak değil dijital olarak sıra bekliyorsun. nasıl mı? 9 ay sonrasına randevu alarak.

ikincisi sizin ananız babanız size it muamelesi yapmış, insanlık dışı uygulamaları üstünüzde denemiş olabilir. yaşıtlarım arasında halen böyle uygulamalara maruz kalanlar var. ama biz nispeten daha insancıl yöntemlerle büyümüş olmamız bizim şımarık olduğumuz anlamına gelmez. evet aramızda şımarık olan bir güruh var. ancak bütün bir nesli bu güruha mal edemezsiniz.

üçüncüsü, gençler iş beğenmiyor. şımarıklığından çalışmayanları bir kenara koyacağım. siz, 60-70-80-90-00 sigorta girişliler evet siz, zamanında insanlık dışı şartlara "yauv ne yabalım herkes böyle çalışıyor. ekmeh parası yauv." diyip patronların her dediğine evet dediğiniz için mesem'lerde onlarca çocuk işçinin emeği sömürülüyor ve hatta ölüyor. benim gibi üniversite okuyanlar ve mezunlar da evet iş beğenmiyor. ama neyi beğenmiyoruz biliyor musunuz? iş tanımımıza girmeyen şeyleri yapmayı beğenmiyoruz. son dakikada mesai haberi almayı beğenmiyoruz. geciktirilen sigortaları ve güya deneme sürecini beğenmiyoruz. iş saatleri dışında iş için rahatsız edilmeyi beğenmiyoruz. 9-5 mesainin zamanla 9-6 mesai olup da ücretini alamamayı beğenmiyoruz. ve evet sayın büyüğüm(!) bunlar sana tanıdık geliyor çünkü sen de aynı şeyleri yaşadın ama ses çıkarmak yerine sürüdeki o koyun olmayı tercih ettin ve artık çok geç. belki senden öncekiler bu hale getirdi işi ama ses çıkaramadığın için sen de suçlusun ve bana senin gelecek kaygın yok, şımarıksın, iş beğenmiyorsun deme lüksün yok.

dördüncüsü. sen bana diyorsun ya gelecek sen misin? sen mi vatana faydalı olacaksın? e amcacığım elindeki soğanı bırak da geçmişine bak. ben senin icraatlerin sonucunda bu noktaya gelmiş bir ülkedeyim. bu ülkede kadın ve çocuk cinayetleri bu kadar fazlaysa bu senin suçun. hırsızlık fazlaysa senin suçun. doktorlar dövülüyor, istihdam sağlanamıyorsa senin suçun. çocuklar okula aç gidiyor, beslenme götüremiyorsa senin suçun. bir aile yazın çocuğunu tatile götüremiyor, ben ihtiyaçlarımdan kıstığım halde ayda 1000 liralık harçlığım bittiğinde utanıp ailemden isteyemiyorsam yine senin suçun.

durum buyken hâlâ beni suçlu buluyorsan vay haline. biraz protein, biraz ilim, biraz da spor yazıyorum reçetene.
devamını gör...
maalesef büyükler hatalı olabileceklerini kabul etmekte zorlaniyorlar. katı bir zihin yapısına sahip yetenekli birer makine gibiler gözümde, üzgünüm.
hepsi değil elbette. ben de bir böyüünüz olarak ben de makine değilim kabul etmiyorum ne münasebethajzha.

şaka bir yana, hatalı olabileceğime dair esnek bir zihne ve kalbe sahip olmaya ant içerim. zaten hata yapmak iyidir inan.* denediğini gösterir. mutlaka gelişmiş olmalisin hatalarinin sonucunda. elbette hatalari idrak edebildiysek.

uzatmayayım,
küçüklerim,
hakikaten duymayın. burnunuzun dikine gidin. asi desinler yanlışsın desinler begenmesinler ne diyor olurlarsa olsunlar pes etmeyin, şüphe etmeyin kendinizden.

ya en kötü ne olabilir?
ama onları dinlerseniz,
en kötüsü olabilir.

ağır konuştuysam, af dilemiyorum.
bir oturun düşünün.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"her fırsatta gençleri yeren soğan ekmekçiler" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim