ikilemeli sıfat ve zarfların verdiği samimiyet duygusu
başlık "echabrenef7091" tarafından 04.01.2024 14:08 tarihinde açılmıştır.
1.
hissettiğim önemli duygulardan biridir ve başkalarının da bunu hissettiği fikrindeyim. bilirsiniz, dilimizde ismi veya eylemi niteleyici sözcükler vardır. ismi niteleyen sözcükler (bkz: sıfat), eylemi niteleyenler de (bkz: zarf) şeklinde adlandırılır. işte sıfat ve zarfların bir kısmı tek sözcük hâlindeyken bazıları da ikilemeler türetilerek iki sözcük hâline kavuşmuştur. ikileme yoluyla sıfatlanmış veya zarflanmış bir tabiri ne zaman görsem içimi samimiyet, halktancılık, yaşama sevinci ve/veya insan sevgisi gibi duygular sarar. (bkz: nil karaibrahimgil)'in erkek versiyonuna bürünürüm adeta, bardağın hep dolu tarafından bakar ve capcanlı görünürüm. duyguyu hissettirir yani o ikilenmiş sözcükler. bağlamından koparılmamıştır, dimdik duruyordur o bağlamın içinde kökleri magmaya dayanırcasına.
--- tek sözcükten oluşmuş sıfat/zarf örnekleri ---
1) "çocuğunuz da maşallah çok hareketli bayım. yaşam enerjisini hiç kaybetmemiş."
2) "annemin yaptığı kurabiyeler toplu bir yapıya sahip. ağızda hiç dağılmıyor."
3) "ya bizim bu yalçın abinin de bir sigara içmesi var, öyle bir şevkle içiyor ki polyanna'nın bile içesi gelir vallahi yanındayken."
--- yukarıdaki sıfat ve zarfların ikilemeli şekilde oluşmuş hâlleri ---
1) "çocuğunuz da maşallah çok cıvıl cıvıl bayım. yaşam enerjisini hiç kaybetmemiş."
2) "annemin yaptığı kurabiyeler kıyır kıyır bir yapıya sahip. ağızda hiç dağılmıyor."
3) "ya bizim bu yalçın abinin de bir sigara içmesi var, öyle pöfür pöfür içiyor ki polyanna'nın bile içesi gelir vallahi yanındayken."
bu örneklerin iki farklı versiyonuna baktığınızda ilk versiyonda mevzubahis isim veya eylemlerin dümdüz, hiçbir duygu verilmeden nitelenip geçildiğini göreceksiniz. fazlasıyla nesnel. duygudan uzak ve düz. fakat ikinci versiyonlarına bakarsanız samimiyeti tüm derinliğiyle hissedeceksiniz. "cıvıl cıvıl" ikilemesiyle birlikte ciğerlere dolan taptaze oksijeni, "kıyır kıyır" ikilemesiyle anlaşılan o sert ve berk dokulu yiyecek maddesini, "pöfür pöfür" derken birden nefessiz kalıp köhür köhür öksüresinizin gelmesini... hepsini sanki şahit olmuşçasına yaşadınız. görevleri aynı, amaçları aynı ve aslında iki kullanım şekli de bu amaçlarda başarılı. fakat ikilemeler daha samimi, daha bizden.
"sabahın altısında" tabirinin verdiği anlamla "zabağnan zabağnan" ikilemesinin taşıdığı anlamlara kim farklı diyebilir? fakat uyandırdığı hisler, yazım dili sanki iki zıt kutba benzer. biri daha modern, daha istanbul türkçesi; diğeri daha halktan, kayseri'nin sucuk ve pastırma kokan sokaklarına ışınlıyor sizi. işte türkçemizin gücü, işte dil ve kültür çeşitliliği, işte ikilemelerin samimiyeti! ikilemeli sıfat ve zarflar kullanalım, kullanmayanları uyaralım. iyi öğlenler efendim :)
--- tek sözcükten oluşmuş sıfat/zarf örnekleri ---
1) "çocuğunuz da maşallah çok hareketli bayım. yaşam enerjisini hiç kaybetmemiş."
2) "annemin yaptığı kurabiyeler toplu bir yapıya sahip. ağızda hiç dağılmıyor."
3) "ya bizim bu yalçın abinin de bir sigara içmesi var, öyle bir şevkle içiyor ki polyanna'nın bile içesi gelir vallahi yanındayken."
--- yukarıdaki sıfat ve zarfların ikilemeli şekilde oluşmuş hâlleri ---
1) "çocuğunuz da maşallah çok cıvıl cıvıl bayım. yaşam enerjisini hiç kaybetmemiş."
2) "annemin yaptığı kurabiyeler kıyır kıyır bir yapıya sahip. ağızda hiç dağılmıyor."
3) "ya bizim bu yalçın abinin de bir sigara içmesi var, öyle pöfür pöfür içiyor ki polyanna'nın bile içesi gelir vallahi yanındayken."
bu örneklerin iki farklı versiyonuna baktığınızda ilk versiyonda mevzubahis isim veya eylemlerin dümdüz, hiçbir duygu verilmeden nitelenip geçildiğini göreceksiniz. fazlasıyla nesnel. duygudan uzak ve düz. fakat ikinci versiyonlarına bakarsanız samimiyeti tüm derinliğiyle hissedeceksiniz. "cıvıl cıvıl" ikilemesiyle birlikte ciğerlere dolan taptaze oksijeni, "kıyır kıyır" ikilemesiyle anlaşılan o sert ve berk dokulu yiyecek maddesini, "pöfür pöfür" derken birden nefessiz kalıp köhür köhür öksüresinizin gelmesini... hepsini sanki şahit olmuşçasına yaşadınız. görevleri aynı, amaçları aynı ve aslında iki kullanım şekli de bu amaçlarda başarılı. fakat ikilemeler daha samimi, daha bizden.
"sabahın altısında" tabirinin verdiği anlamla "zabağnan zabağnan" ikilemesinin taşıdığı anlamlara kim farklı diyebilir? fakat uyandırdığı hisler, yazım dili sanki iki zıt kutba benzer. biri daha modern, daha istanbul türkçesi; diğeri daha halktan, kayseri'nin sucuk ve pastırma kokan sokaklarına ışınlıyor sizi. işte türkçemizin gücü, işte dil ve kültür çeşitliliği, işte ikilemelerin samimiyeti! ikilemeli sıfat ve zarflar kullanalım, kullanmayanları uyaralım. iyi öğlenler efendim :)
devamını gör...