1.
1 şubat'da yer alan baharın gelişi kutlamalarına verilen ad. neopaganlar için olan dini anlam ve önemine ve yaygın olan çeşitli ritüellere değineceğim.
imbolc adını irlanda bölgesinin kelt dilindeki oimelc kelimesinden alır, bu da koyun sütü demektir. bağlantılı olarak, kış sonunda yeni doğan koyunların beslendiği zamanlardan hemen önce gelir bu.
en basitinden, imbolc'un en temel noktası: şubat geldiğinde, çoğumuz karlı, soğuk mevsimden bıkmış oluruz. imbolc bize baharın geldiğini, kışın kısa bir süre sonra ortadan kaybolacağını hatırlatır. güneş biraz daha açık olur, etrafımızdaki dünya biraz daha sıcaklaşır ve toprağın altında hayat parlamaya başlar. yani bu öncelikli olarak da doğurganlığın kutlanışıdır. imbolc arınma, ilham bulma ve iyileşme vaktidir.
(bkz: paganizm) yalnızca şemsiye bir terim olduğundan, bu gün farklı pagan geleneklerinde farklı şekillerde kutlanabilir, bazı insanlar brighid'e, onun ateş ve doğurganlık tanrıçası olması gibi yönlerine odaklanırlar. diğerleri ritüellerini daha çok mevsim döngülerine ve tarımsal öğelere adarlar.
altar. geleneksel olarak ve yaygın olarak, bir imbolc altarında kırmızı, beyaz ve yeşil renklerde öğeler bulunur. beyaz ve kırmızı brighid ile bağdaştırılır, beyaz karın, kırmızı da yükselen güneşin rengidir. ayrıca bazı gelenekler için kırmızı hayatın kaynağı olarak görülen kan ile bağlantılıdır. yeşil ise brighid'in yeşil örtüsünü ya da toprağın altında büyüyen hayatı simgeleyebilir. genellikle beyaz bir altar örtüsü kullanılır, üzerine bir parça kırmızı örtü uzatılır, mumlar da yeşil olur. mevsime uygun çiçekler de altarda yer alabilir, isteğe bağlı olarak bir pentacle, bir brighid biblosu ve tütsüler eşliğinde.
ritüeller. öncelikle ve en çok ilham alınan ritüellerden birisi, yedi mum ritüelidir. mumlardan birisi aile ocaklarının saflaştırıcı sıcaklığını, başka birisi hayatındaki negatif ve pozitif şeyler arasında bulunan bariyeri simgeler. bir diğeri bilgeliğin ve ilhamın büyüsünü, aşk hayatımıza girdiğinde kalbimizde yanan ışığı temsil eder. geri kalanlar kış gittiğinde hayatımıza giren ışık ve sıcaklığı simgeler. ritüele başlamadan önce, ritüele odaklanarak saflaştırıcı bir duş alınır, duş sırasında saflaşma konsepti üzerinde meditasyon yapılır. bunun ardından eğer kişinin geleneği bunu gerektiriyorsa uygun ritüel kıyafetleri giyilir ve ritüele başlanır. tekrardan kişinin geleneği gerektiriyorsa koruyucu ve arındırıcı çember uygulanır ve altarın üzerindeki yedi mumdan ilki yakılır. ilk mum yandığı gibi, bu veya benzeri bir söz söylenir: "şimdi karanlık olsa da, ben ışığı aramaya geldim. kışın soğukluğunda, ben hayatı aramaya geldim." ikinci mum yakılır ve bu sözler söylenir: "karı eriten ve aile ocağını ısıtan ateşi çağırıyorum. ışığı getiren ve yeni hayat yaratan ateşi çağırıyorum. beni saflaştırması için ateşi çağırıyorum." üçüncü mum yakılır: "ışık, negatif ve pozitif arasındaki bir sınırdır. dışarıda olan, dışarıda kalmalıdır. içeride olan, içeride kalmalıdır." dördüncü mum yakılır ve ilk mumda söylenenler tekrarlanır. beşinci mum yakılır: "ateş gibi, aşk ve ışık daima büyüyecektir. ateş gibi, ilham ve bilgelik daima büyüyecektir." altıncı mum yakılır ve birincide söylenen şeyler tekrarlanır. final olarak, yedinci mum yakılır. yedinci mum yakılırken, yedi mumun bir olmak üzere birleştiği gözde canlandırılır. bir araya gelen ışıklar büyüdükçe, onlardan çıkan temizleyici parlama görülür. "aile ocağının ateşi, güneşin yangını, beni parlayan ışığında koru. senin parlaklığında yıkandım ve bu gece temizlenip saflaştırıldım." bir süre beklenilir ve mumların ışığına odaklı meditasyon yapılır. arınma, ilham bulma ve iyileşme olarak günün önemi hakkında düşünülür. bir şeyden zarar gördüğümü mü düşünüyorsun? hayatında eksiklik, isteksizlik mi var? hayatının belirli yönlerinden rahatsız mısın? bu noktada ışığı büyüyen ve seni saran bir enerji olarak canlandır, zarar görmüş bulunan her yanını arındırıyor ve sana yaratıcılık kıvılcımlarını veriyor.
imbolc adını irlanda bölgesinin kelt dilindeki oimelc kelimesinden alır, bu da koyun sütü demektir. bağlantılı olarak, kış sonunda yeni doğan koyunların beslendiği zamanlardan hemen önce gelir bu.
en basitinden, imbolc'un en temel noktası: şubat geldiğinde, çoğumuz karlı, soğuk mevsimden bıkmış oluruz. imbolc bize baharın geldiğini, kışın kısa bir süre sonra ortadan kaybolacağını hatırlatır. güneş biraz daha açık olur, etrafımızdaki dünya biraz daha sıcaklaşır ve toprağın altında hayat parlamaya başlar. yani bu öncelikli olarak da doğurganlığın kutlanışıdır. imbolc arınma, ilham bulma ve iyileşme vaktidir.
(bkz: paganizm) yalnızca şemsiye bir terim olduğundan, bu gün farklı pagan geleneklerinde farklı şekillerde kutlanabilir, bazı insanlar brighid'e, onun ateş ve doğurganlık tanrıçası olması gibi yönlerine odaklanırlar. diğerleri ritüellerini daha çok mevsim döngülerine ve tarımsal öğelere adarlar.
altar. geleneksel olarak ve yaygın olarak, bir imbolc altarında kırmızı, beyaz ve yeşil renklerde öğeler bulunur. beyaz ve kırmızı brighid ile bağdaştırılır, beyaz karın, kırmızı da yükselen güneşin rengidir. ayrıca bazı gelenekler için kırmızı hayatın kaynağı olarak görülen kan ile bağlantılıdır. yeşil ise brighid'in yeşil örtüsünü ya da toprağın altında büyüyen hayatı simgeleyebilir. genellikle beyaz bir altar örtüsü kullanılır, üzerine bir parça kırmızı örtü uzatılır, mumlar da yeşil olur. mevsime uygun çiçekler de altarda yer alabilir, isteğe bağlı olarak bir pentacle, bir brighid biblosu ve tütsüler eşliğinde.
ritüeller. öncelikle ve en çok ilham alınan ritüellerden birisi, yedi mum ritüelidir. mumlardan birisi aile ocaklarının saflaştırıcı sıcaklığını, başka birisi hayatındaki negatif ve pozitif şeyler arasında bulunan bariyeri simgeler. bir diğeri bilgeliğin ve ilhamın büyüsünü, aşk hayatımıza girdiğinde kalbimizde yanan ışığı temsil eder. geri kalanlar kış gittiğinde hayatımıza giren ışık ve sıcaklığı simgeler. ritüele başlamadan önce, ritüele odaklanarak saflaştırıcı bir duş alınır, duş sırasında saflaşma konsepti üzerinde meditasyon yapılır. bunun ardından eğer kişinin geleneği bunu gerektiriyorsa uygun ritüel kıyafetleri giyilir ve ritüele başlanır. tekrardan kişinin geleneği gerektiriyorsa koruyucu ve arındırıcı çember uygulanır ve altarın üzerindeki yedi mumdan ilki yakılır. ilk mum yandığı gibi, bu veya benzeri bir söz söylenir: "şimdi karanlık olsa da, ben ışığı aramaya geldim. kışın soğukluğunda, ben hayatı aramaya geldim." ikinci mum yakılır ve bu sözler söylenir: "karı eriten ve aile ocağını ısıtan ateşi çağırıyorum. ışığı getiren ve yeni hayat yaratan ateşi çağırıyorum. beni saflaştırması için ateşi çağırıyorum." üçüncü mum yakılır: "ışık, negatif ve pozitif arasındaki bir sınırdır. dışarıda olan, dışarıda kalmalıdır. içeride olan, içeride kalmalıdır." dördüncü mum yakılır ve ilk mumda söylenenler tekrarlanır. beşinci mum yakılır: "ateş gibi, aşk ve ışık daima büyüyecektir. ateş gibi, ilham ve bilgelik daima büyüyecektir." altıncı mum yakılır ve birincide söylenen şeyler tekrarlanır. final olarak, yedinci mum yakılır. yedinci mum yakılırken, yedi mumun bir olmak üzere birleştiği gözde canlandırılır. bir araya gelen ışıklar büyüdükçe, onlardan çıkan temizleyici parlama görülür. "aile ocağının ateşi, güneşin yangını, beni parlayan ışığında koru. senin parlaklığında yıkandım ve bu gece temizlenip saflaştırıldım." bir süre beklenilir ve mumların ışığına odaklı meditasyon yapılır. arınma, ilham bulma ve iyileşme olarak günün önemi hakkında düşünülür. bir şeyden zarar gördüğümü mü düşünüyorsun? hayatında eksiklik, isteksizlik mi var? hayatının belirli yönlerinden rahatsız mısın? bu noktada ışığı büyüyen ve seni saran bir enerji olarak canlandır, zarar görmüş bulunan her yanını arındırıyor ve sana yaratıcılık kıvılcımlarını veriyor.
devamını gör...