1.
iş kadını; adı üstünde iş hayatında olan girişimci kadındır, kadın patron yani.
devamını gör...
2.
erkekler tarafından sevilmeyen, tercih edilmeyen fiziksel olarak ve/ya karakter olarak çirkin olan kadınların - sırf bu yüzden lezbiyen, feminist olanları bile var - ellerinde kalan son şeye yani kariyer yapmaya yönelerek hayatta kalabilmek için oluşturmak zorunda kaldıkları yeni benliklerine verdikleri isimdir, titledır. bu tür kadınlar iş dışındaki tüm alanlarda başarısız oldukları için ellerinde kalan tek şeye yapışarak bu alanda egolarını tatmin ederek yeniden özgüven kazanmaya çalışırlar. bu tür kadınlar tamamen zorunluluktan kariyere odaklanırlar. gördüğüm kadarıyla hepsi sosyal hayatı olmayan, insan ilişkilerinde başarısız işkoliklerdir. gene gördüğüm kadarıyla hayatlarında bir anlam, amaç bulup hayatta kalabilmek için hayatlarını kariyer uğruna feda etmek zorunda kalan, kimse tarafından sevilmeyen, tercih edilmeyen ve/ya kimseyi sev(e)meyen - kendileri de dahil - bu kadınlar yalnız yaşayıp yalnız ölürler.
devamını gör...
3.
iş kadını; başarıyla derdi olan mıdır? evet nedir bu sıfat, toplumumuz da karşılığı nedir? ne gözle bakılır bu kadınlara…offf amma toşşaklı kadın mı? çalışmaktan başka becerisi olmayan mı? çocuk yetiştirmesini bilmeyen mi? kadın da olmaz bunlardan mı? ne sizce?…
28 yıllık iş hayatıma önce işçi, sonra işveren olarak devam ederken iki çocuklu bir anne olarak çok zor zamanlar yaşadım. iş yerimde beşikte büyütüm, ikisini de iki yaşına kadar emzirdim. her şeyi zamanında yetiştirmek, herkese yetmeye çalışmak çok zordu. bu arada bu stres kalp ritmimi bozdu ama bana dur durak yoktu. çok uzun bir süre kendimi unuttum, iş, ev, çocuklar, annen, baban, kardeşlerin ve eşinin ailesi, bir bumerangdım sanki merkezine odaklı. bu koşturmanın meyvesini yedim tabi ki kendimi unutarak. pişman mıyım hayır değilim. sadece söylemek istediğim bu kadınların hakkını yemeyin lütfen, hayat yeteri kadar zor sizler de yaftalarınızla daha da zorlaştırmayın bu hayatı onlara. demirdenmiş gibi gözükseler de, metal yorgunluğu diye bir şey var bunu unutmayın lütfen…
28 yıllık iş hayatıma önce işçi, sonra işveren olarak devam ederken iki çocuklu bir anne olarak çok zor zamanlar yaşadım. iş yerimde beşikte büyütüm, ikisini de iki yaşına kadar emzirdim. her şeyi zamanında yetiştirmek, herkese yetmeye çalışmak çok zordu. bu arada bu stres kalp ritmimi bozdu ama bana dur durak yoktu. çok uzun bir süre kendimi unuttum, iş, ev, çocuklar, annen, baban, kardeşlerin ve eşinin ailesi, bir bumerangdım sanki merkezine odaklı. bu koşturmanın meyvesini yedim tabi ki kendimi unutarak. pişman mıyım hayır değilim. sadece söylemek istediğim bu kadınların hakkını yemeyin lütfen, hayat yeteri kadar zor sizler de yaftalarınızla daha da zorlaştırmayın bu hayatı onlara. demirdenmiş gibi gözükseler de, metal yorgunluğu diye bir şey var bunu unutmayın lütfen…
devamını gör...
4.
egretidir. sahsen kadinlarin calismasina karsi degilim ama cevremde calisan kadin bulundurmam (sahsi gorusumdur).
devamını gör...
5.
is kadını olmak kolay degil.
cunku isin otesinde erkeklerle de ugrasıyorsun.
cesitli teklifler hepimize illa ki geliyor. tatlı sert gecistirmek zorundasın farklı emelleri olan bir insan degilsen.
benim basıma ilk boyle bir teklif geldiginde 20 yasındaydım.
bir ay boyunca agladım. o zamanlar tabi cahiliz. durmadan kendimde bir eksik aradım.
-hafif kız imajı veren bir acıgım mı oldu?
-bir kusurlu davranısım mı oldu? neden boyle bir teklifle geldi?
artık gozlerim kan canagı gibi olmustu aglamaktan o donem.
tabi ki reddettim.
sonra issiz oldugum bir donem bir patronum aradı.
seni dedi pendik tasıyalım. eve doseyeyim sana. orda bizim magazanın basına gec.
onu da kabul etmedim tabi. ikinci kadın mı olucam evli barklı adama?
sonra baska bir patronum:
-esimle yatakları ayırdık. bana aslında senin gibi evlenilecek iyi huylu biri lazım.
onu da gecistirdim.
baska bir is arkadasım:
-ben acık iliski yasıyorum esimle. sevgilim oldugunu biliyor caktırmıyor. sevgilililigim uzun sure. bi bes sene suruyor minimum. benim sevgilim olur musun?
onu da tatlı sert gecistirdim.
bir patronum:
-rakı balıga gidelim mi bas basa?
onu da tatlı sert gecistirdim.
bir patronum:
-bira icmeye gidelim mi?
onu da tatlı sert gecistirdim.
bir ustum:
-benimle salsaya gelir misin?
onu da tatlı sert gecistirdim.
boyle sabaha kadar sayarım. birkac tane daha var boyle hikaye bende. simdiye kadar 30 is degistirdim.
cogunlukla evli adamlar.
boyle seyleri kisisel algılamıcan. cogunlukla seni tanımıyorlar. her kadına yapıyorlar begendikleri. sonra sen mesafeni koruyunca dogru davranmaya baslıyorlar.
siz de kisisel algılamayın hanımlar.
sizin bir yanlısınız oldugu icin degil. sadece erkek oldukları icin boyle davranıyorlar. ihih.
bu adamlara inanın bir kızgınlıgım yok benim. cunku benim sahsıma yapılmıs bi sey olmadıgının farkındayım.
ben artık pek iplemiyorum boyle seyleri.
tabi gene kırılıyorum ama artık yatak dosek aglaya aglaya yatmıyorum.
ben kuyruk sallamadım. bana ozel bi sey degil. hepimizin basına geliyor. bir sanslarını deneyim tamam diyorlar.
calısan her kadının da farkında oldugu gercekler bunlar.
tum dunyada boyle.
olayı buyuk olay haline getirmemek lazım belki de.
bilmiyorum oyle psikolojik acıdan daha kolay atlatılıyor bence.
cunku isin otesinde erkeklerle de ugrasıyorsun.
cesitli teklifler hepimize illa ki geliyor. tatlı sert gecistirmek zorundasın farklı emelleri olan bir insan degilsen.
benim basıma ilk boyle bir teklif geldiginde 20 yasındaydım.
bir ay boyunca agladım. o zamanlar tabi cahiliz. durmadan kendimde bir eksik aradım.
-hafif kız imajı veren bir acıgım mı oldu?
-bir kusurlu davranısım mı oldu? neden boyle bir teklifle geldi?
artık gozlerim kan canagı gibi olmustu aglamaktan o donem.
tabi ki reddettim.
sonra issiz oldugum bir donem bir patronum aradı.
seni dedi pendik tasıyalım. eve doseyeyim sana. orda bizim magazanın basına gec.
onu da kabul etmedim tabi. ikinci kadın mı olucam evli barklı adama?
sonra baska bir patronum:
-esimle yatakları ayırdık. bana aslında senin gibi evlenilecek iyi huylu biri lazım.
onu da gecistirdim.
baska bir is arkadasım:
-ben acık iliski yasıyorum esimle. sevgilim oldugunu biliyor caktırmıyor. sevgilililigim uzun sure. bi bes sene suruyor minimum. benim sevgilim olur musun?
onu da tatlı sert gecistirdim.
bir patronum:
-rakı balıga gidelim mi bas basa?
onu da tatlı sert gecistirdim.
bir patronum:
-bira icmeye gidelim mi?
onu da tatlı sert gecistirdim.
bir ustum:
-benimle salsaya gelir misin?
onu da tatlı sert gecistirdim.
boyle sabaha kadar sayarım. birkac tane daha var boyle hikaye bende. simdiye kadar 30 is degistirdim.
cogunlukla evli adamlar.
boyle seyleri kisisel algılamıcan. cogunlukla seni tanımıyorlar. her kadına yapıyorlar begendikleri. sonra sen mesafeni koruyunca dogru davranmaya baslıyorlar.
siz de kisisel algılamayın hanımlar.
sizin bir yanlısınız oldugu icin degil. sadece erkek oldukları icin boyle davranıyorlar. ihih.
bu adamlara inanın bir kızgınlıgım yok benim. cunku benim sahsıma yapılmıs bi sey olmadıgının farkındayım.
ben artık pek iplemiyorum boyle seyleri.
tabi gene kırılıyorum ama artık yatak dosek aglaya aglaya yatmıyorum.
ben kuyruk sallamadım. bana ozel bi sey degil. hepimizin basına geliyor. bir sanslarını deneyim tamam diyorlar.
calısan her kadının da farkında oldugu gercekler bunlar.
tum dunyada boyle.
olayı buyuk olay haline getirmemek lazım belki de.
bilmiyorum oyle psikolojik acıdan daha kolay atlatılıyor bence.
devamını gör...