yazar: sandor marai
yayım tarihi: 1941
aşk, sadakat, tutkular üzerine bir anı yaşananların ağzından ayrı ayrı analtılmaktadır. ilk bölümde koca, sonra eşi ve son olarak da judit olayı kendi bakış açılarından anlatmakta ve duygularını ortaya koymaktadır
yayım tarihi: 1941
aşk, sadakat, tutkular üzerine bir anı yaşananların ağzından ayrı ayrı analtılmaktadır. ilk bölümde koca, sonra eşi ve son olarak da judit olayı kendi bakış açılarından anlatmakta ve duygularını ortaya koymaktadır
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "jinju" tarafından 15.12.2021 22:14 tarihinde açılmıştır.
1.
macarlı yazar sandor marai'nin 1900lü yıllarda kaleme aldığı, hayatları bir şekilde kesişen üç farklı kişinin ağzından aynı olayı anlatan kitap.
bir karı, bir koca ve bir hizmetçi.
ilk anlatıcımız karı, yani ilonka. çok içten, sade ve akıcı bir anlatımı var. ayrıca anlattıklarını dinlerken onunla birlikte üzülebilmek, erkek ırkına kızabilmek mümkün.
ikinci anlatıcımız koca. ilk karısıyla ilişkisini ve karısını bırakıp ikinci karısına nasıl koştuğunu, sonra onu neden bıraktığını anlatıyor. afedersiniz tam bi şerefsiz. onu hiç sevmedim. bir de burjuva olacak hasbam, sıkıcı şey.
üçüncü anlatıcımız ise hizmetçi, judit aldozo. varoş. hiç sevmediğim insan tipi. hani üç kuruşluk adama beş kuruşluk değer verme meselesi var ya, onun canlı örneği. hak etmeyen insanlara hak etmedikleri değerin verilmemesi gerektiğinin canlı örneği. sınıf farkına inanmam, insanlar arasında fark yaratan karakterleridir. judit aldozo karaktersizdir. teşekkürler bb.
bir karı, bir koca ve bir hizmetçi.
ilk anlatıcımız karı, yani ilonka. çok içten, sade ve akıcı bir anlatımı var. ayrıca anlattıklarını dinlerken onunla birlikte üzülebilmek, erkek ırkına kızabilmek mümkün.
ikinci anlatıcımız koca. ilk karısıyla ilişkisini ve karısını bırakıp ikinci karısına nasıl koştuğunu, sonra onu neden bıraktığını anlatıyor. afedersiniz tam bi şerefsiz. onu hiç sevmedim. bir de burjuva olacak hasbam, sıkıcı şey.
üçüncü anlatıcımız ise hizmetçi, judit aldozo. varoş. hiç sevmediğim insan tipi. hani üç kuruşluk adama beş kuruşluk değer verme meselesi var ya, onun canlı örneği. hak etmeyen insanlara hak etmedikleri değerin verilmemesi gerektiğinin canlı örneği. sınıf farkına inanmam, insanlar arasında fark yaratan karakterleridir. judit aldozo karaktersizdir. teşekkürler bb.
devamını gör...
2.
sandor marai ilk defa okudum. bu kitap güzeldi ama beni çok etkilemedi. yazarın bir kitabını daha okumak istiyorum. kitap yapı kredi yayınları tarafından basılıyor ve 306 sayfa. dili oldukça basit, anlaşılması kolay bir kitap. akıcılığı da gayet iyi. sıkılmadan okuyabilirsiniz.
kitap 3 insanı ve bunların birbirlerinin hayatlarında oynadıkları önemli rolü anlatıyor. 3 kişi de sırayla anlatıyor olayları. ilk önce kadın, sonra adam ve en son hizmetçi yani judit. bir adamın sizi sevmesi için neler yaparsınız? çok sevdiğiniz kocanızın onun da karakteri bu diye tam kabullenmişken öğrendiklerinizle dünya başınıza yıkılsa? kitapta en çok üzüldüğüm bu kadın oldu. aynı zamanda ona kızdım da. adama ise sinir oldum.
ilk karısıyla yaşasa ne başına işler açardı ne de onu gerçekten seven bir insanı kaymetmezdi.
judit ise en arada kaldığım karakter oldu. bir yandan üzüldüm, bir yandan kibri midemi bulandırdı, ne düşüneceğimi şaşırdım. judit aslında toplumsal sınıf farkını en güzel yansıtan karakter oldu. mutluluk için aşk yetmiyor. denklik de önemli. bir insan fare dolu bir çukurdan çıkar da temizlikçi olduğu evde gördükleri sonrasında, bu uçurum yüzünden nasıl üst sınıfa sevgi besleyebilir ki. onları boğmamasına şaşırıyorum asıl.
yazarın başka kitaplarını okumuş, bak bu daha iyi bunu oku diye bir öneride bulunacak varsa seve seve dikkate alırım.
kitap 3 insanı ve bunların birbirlerinin hayatlarında oynadıkları önemli rolü anlatıyor. 3 kişi de sırayla anlatıyor olayları. ilk önce kadın, sonra adam ve en son hizmetçi yani judit. bir adamın sizi sevmesi için neler yaparsınız? çok sevdiğiniz kocanızın onun da karakteri bu diye tam kabullenmişken öğrendiklerinizle dünya başınıza yıkılsa? kitapta en çok üzüldüğüm bu kadın oldu. aynı zamanda ona kızdım da. adama ise sinir oldum.
ilk karısıyla yaşasa ne başına işler açardı ne de onu gerçekten seven bir insanı kaymetmezdi.
judit ise en arada kaldığım karakter oldu. bir yandan üzüldüm, bir yandan kibri midemi bulandırdı, ne düşüneceğimi şaşırdım. judit aslında toplumsal sınıf farkını en güzel yansıtan karakter oldu. mutluluk için aşk yetmiyor. denklik de önemli. bir insan fare dolu bir çukurdan çıkar da temizlikçi olduğu evde gördükleri sonrasında, bu uçurum yüzünden nasıl üst sınıfa sevgi besleyebilir ki. onları boğmamasına şaşırıyorum asıl.
yazarın başka kitaplarını okumuş, bak bu daha iyi bunu oku diye bir öneride bulunacak varsa seve seve dikkate alırım.
devamını gör...
