1.
jack the ripper yani karındeşen jack, 1888 yılında londra’daki whitechapel semti ve çevresindeki çoğunlukla fakir bölgelerde faal olduğuna inanılan ve kimliği günümüzde halen tespit edilememiş bir seri katildir.
devamını gör...
2.
hayır , günümüzde kimliği tespit edilmiştir. kaynak
tanım: whitechapel’da 1880 yıllarında aktif olmuş olan seri katil. hayat kadınlarını hedef alıyordu. internet ortamlarında bıraktığı cesetlerin görüntüleri mevcuttur.
tanım: whitechapel’da 1880 yıllarında aktif olmuş olan seri katil. hayat kadınlarını hedef alıyordu. internet ortamlarında bıraktığı cesetlerin görüntüleri mevcuttur.
devamını gör...
3.
seri cinsel cinayet olgusunun kendisiyle birlikte başladığı iddia edilen, bilinen 5 kurbanı olsa da daha fazla cinayet işlediği savunulan, cinayetlerini gece karanlığında hayat kadınlarının boğazlarını kesip karınlarını deşerek ve iç organlarını çıkartarak işlemiş, 20 kadar şüphelinin kendisi olduğu söylense de hala asıl kimliği tam olarak bilinmeyen seri katil.
devamını gör...
4.
1888 yılında londra’daki whitechapel semti ve çevresindeki çoğunlukla fakir bölgelerde faal olduğuna inanılan kimliği tespit edilememiş bir katile verilen en genel isimdir. karındeşen jack ismi katil olduğunu iddia eden bir kişi tarafından yollanıp medya tarafından yayılmış bir mektuptan ortaya çıkmıştır. bu mektubun çoğunlukla bir kandırmaca olduğuna inanılmış ve gazeteciler tarafından hikâyeye olan ilgiyi güçlendirerek gazetelerin tirajını arttırmak amacıyla yazılmış olabileceği düşünülmüştür. katil cinayet dosyaları ve o döneme ait gazete kaynaklarında “whitechapel katili” ve “deri önlük” olarak anılmıştır.
kurbanlarını önce boğazlayarak etkisiz hale getiriyor daha sonra da boğazını kulaklarına kadar kesiyordu. ufak tefek değişikliklerle beraber kurbanların tamamına yakınının karnı ve cinsel organları deşilmiş, bazı organları çalınmış, bazen de burun ve/veya kulakları kesilmişti. jack kurbanlarını, dizleri karınlarına çekilmiş ve bacakları açık bir şekilde düzenleyerek terkediyordu.
geniş çaplı gazete yayınları karındeşen’nin uzun süreli ve yaygın uluslararası kötü ününün yerleşmesini ve efsanesinin iyice pekişmesini sağlamıştır. 1891 yılına kadar whitechapel’da seri halinde gerçekleşen on bir vahşi cinayetin polis soruşturması 1888’de gerçekleşen bütün cinayetlere kesin olarak bağlanamamış, sıralı beş olarak bilinen mary ann nichols, annie chapman, elizabeth stride,catherine eddowes ve mary jane kelly isimli 31 ağustos ve 9 kasım arasında öldürülmüş beş kurban en muhtemel olarak birbirine bağlanmıştır. bu cinayetlerin tek bir kişi tarafından işlenip işlenmediği düşüncesi genel bir kabule ermiş olmaktan uzak olsa da, “sıralı beş” adı verilen beş kurban genel olarak karındeşen jack’in kurbanı olarak kabul edilmiştir.çoğu uzman boğazın kesilmesi, karın ve cinsel organların parçalanması, iç organların alınması ve yüzde yapılan tahribatın karındeşen jack’in cinayetlerini uygulama şekli olduğunu kabul etmişlerdir.ilk iki whitechapel cinayeti olan emma elizabeth smith ve martha tabram’ın öldürülmeleri “sıralı beş” içerisinde yer almamışlardır. cinayetler hiçbir zaman çözülememiş ve bu cinayetlerin çevresinde oluşmuş efsaneler gerçek tarihi araştırma, folklör, sahte tarihin bir kombinasyonuna dönüşmüştür. karındeşen dosyasının analizi ve çalışmalarını tanımlamak için "ripperology" terimi ortaya çıkarılmıştır. şu anda karındeşen’nin kimliği konusunda binlerce teori vardır ve cinayetler birçok hayali yapıta ilham vermiştir. günümüze kadar ulaşmış tek fiziki kanıt, kurbanlardan birine ait olduğu iddia edilen şaldır.
devamını gör...