1.
bir sabah, kuşlardan söz etmek istedim. yatağımda yayıla yayıla bir şeyler okuyordu esra. vazgeçtim, hiçbir şeyden konuşmak istemediği belliydi. saç bukleleri gözlüğünün üstüne düşüyor, saçıyla cilveleşir gibi yavaş hareketlerle kulak arkasına atıyordu saçlarını.
güzel gözlerinin, o mükemmel gözlerinin astigmatı ve miyopu aynı anda içinde barındırması ona yapılmış bir haksızlık sayılmazdı, gözlüklerle biraz daha yakın görebiliyordum gözlerinin tüm detaylarını.
tenini izlemeyi seviyordum, beyaz teninde kar taneleri geziniyordu her vakit. ışıkları kapatıp yüzündeki her detayı okumayı seviyordum, o anda, bir aydınlık değiyordu içime, sırılsıklam yüreğimin masumiyeti bulduğu bir göz odaydı onun yüzü.
bir gün ışıkları tamamen kapattığım bir gece, biraz sarsıntılı bir rüyadan uyandım. üstüme kapanan bir ışıktı gördüğüm. git gide içine alan ve yaklaştıkça hücrelerime kadar yakan kocaman bir ışık demetinin derinliklerinde bir uzay boşluğunda hapsolmuş gibi kalmıştım. bir anda esranın ellerini hissettim. küçük,ince parmakları bilegimi öyle bir sardı ki acıdan uyandım. onu göremedim, ona ait hiçbir şeyin olmadığı bu odada teninin güzelliğinden az biraz bir şeyler kalmıştı hissediyordum. git gide azalan bir ten ve git gide uzaklaşan bir insan silueti arasında muazzam bir benzerlik vardı. özlem ve umut her gece bir kabusta çürüyüp gidiyordu.
güzel gözlerinin, o mükemmel gözlerinin astigmatı ve miyopu aynı anda içinde barındırması ona yapılmış bir haksızlık sayılmazdı, gözlüklerle biraz daha yakın görebiliyordum gözlerinin tüm detaylarını.
tenini izlemeyi seviyordum, beyaz teninde kar taneleri geziniyordu her vakit. ışıkları kapatıp yüzündeki her detayı okumayı seviyordum, o anda, bir aydınlık değiyordu içime, sırılsıklam yüreğimin masumiyeti bulduğu bir göz odaydı onun yüzü.
bir gün ışıkları tamamen kapattığım bir gece, biraz sarsıntılı bir rüyadan uyandım. üstüme kapanan bir ışıktı gördüğüm. git gide içine alan ve yaklaştıkça hücrelerime kadar yakan kocaman bir ışık demetinin derinliklerinde bir uzay boşluğunda hapsolmuş gibi kalmıştım. bir anda esranın ellerini hissettim. küçük,ince parmakları bilegimi öyle bir sardı ki acıdan uyandım. onu göremedim, ona ait hiçbir şeyin olmadığı bu odada teninin güzelliğinden az biraz bir şeyler kalmıştı hissediyordum. git gide azalan bir ten ve git gide uzaklaşan bir insan silueti arasında muazzam bir benzerlik vardı. özlem ve umut her gece bir kabusta çürüyüp gidiyordu.
devamını gör...
2.
ne bileyim füsun?
belkide açıkca başını alıp gitme isteğiydi
biraz güven kırılması biraz ihanet
önemi yoktu
çünkü füsun hep affeder füsun hep vardı
belkide açıkca başını alıp gitme isteğiydi
biraz güven kırılması biraz ihanet
önemi yoktu
çünkü füsun hep affeder füsun hep vardı
devamını gör...
3.
dostum geçmiş geçmişte sen içinde ben de yoluma bakıyorum. allah hakkında hayırlı olanı en güzel şekilde karşına çıkarsın. selametle..
devamını gör...
4.
bu kalp bir sana inandı ama
en güvendigim beni vurdu
ben herkesi karşıma aldım ama
sen herkesi haklı çıkardın..
hiç beklemedim yemin ederim
kimse düşüremedi sende tökezledim
o kadar kırgınım ki kalmadı ahım
sen gittin bende kendime sardım
çok dua ettim ama hep seni istedim.
en güvendigim beni vurdu
ben herkesi karşıma aldım ama
sen herkesi haklı çıkardın..
hiç beklemedim yemin ederim
kimse düşüremedi sende tökezledim
o kadar kırgınım ki kalmadı ahım
sen gittin bende kendime sardım
çok dua ettim ama hep seni istedim.
devamını gör...