1.
hile, yalan, dolan, şahbazlık.
devamını gör...
2.
bir ayşe hatun önal parçası.
devamını gör...
3.
ayşe hatun önal... her şeyi biliyor bu kadın.
baştan sonu belli
yok ki yılmaya mecalim benim
sende bol, bol katakulli
böyle bi' yılan daha görmedim
baştan sonu belli
yok ki yılmaya mecalim benim
sende bol, bol katakulli
böyle bi' yılan daha görmedim
devamını gör...
4.
telaffuzu çok hoş. üç kağıt.
devamını gör...
5.
arkadaslar ben katakullili herhangi yanlis bi is yapsam -allah korusun- gizli kalmaz, carsaf carsaf 70 milyona anlatilir.
o yuzden benle ilgili asparagas suphelere inanmayin.
su entryyi bile zaman ve enerji kaybi olarak goruyorum.
benim melek dunyama layik degilsiniz.
o yuzden benle ilgili asparagas suphelere inanmayin.
su entryyi bile zaman ve enerji kaybi olarak goruyorum.
benim melek dunyama layik degilsiniz.
devamını gör...
6.
herkesin hakkımda hemfikir oldugu:
cetrefillidir. katakullilidir.
ailem. dostlarım. sevgililerim.
herkes aynı seyi soyluyor yaw.
neyimi gordunuz?
cetrefillidir. katakullilidir.
ailem. dostlarım. sevgililerim.
herkes aynı seyi soyluyor yaw.
neyimi gordunuz?
devamını gör...
7.
katakulli: oyuna getirmek, hîle yapmak, aldatmak..
ne zaman o konuya yaklaşsam, sanki görünmez bir alarm çaldı ve cümlem daha doğmadan boşlukta kayboldu.. önceden prova edilmiş bir rahatlıkla, bir şaka bıraktı ortaya, hafif bir gülüş, küçük bir espri.. tüm denemelerimde başarısız oldum..
“aaa bak martılar…”
ben, henüz içimde büyüyen cümleyi yere indiremeden, gökyüzüne bakarken buldum kendimi..
“aaa bak bulutlar..”
“yok şu yazıyı okudun mu?”
“şu konu hakkında yorumun ne?”
böyle böyle, fark ettirmeden çok doğal bir şekilde şakaya vurarak yaptı bunu.. dikkatim dağıldı.. unuttum.. o konudan bende başka konulara geçtim.. bu yüzden tüm denemelerimde başarısız oldum..
işin özü öyle bir katakulliye geldim ki.. istediğim şeyi yaptıramadan geri döndüm kendi şehrime..
valizi açtığımda ise içinden hâlâ martı sesi geliyordu..
ne zaman o konuya yaklaşsam, sanki görünmez bir alarm çaldı ve cümlem daha doğmadan boşlukta kayboldu.. önceden prova edilmiş bir rahatlıkla, bir şaka bıraktı ortaya, hafif bir gülüş, küçük bir espri.. tüm denemelerimde başarısız oldum..
“aaa bak martılar…”
ben, henüz içimde büyüyen cümleyi yere indiremeden, gökyüzüne bakarken buldum kendimi..
“aaa bak bulutlar..”
“yok şu yazıyı okudun mu?”
“şu konu hakkında yorumun ne?”
böyle böyle, fark ettirmeden çok doğal bir şekilde şakaya vurarak yaptı bunu.. dikkatim dağıldı.. unuttum.. o konudan bende başka konulara geçtim.. bu yüzden tüm denemelerimde başarısız oldum..
işin özü öyle bir katakulliye geldim ki.. istediğim şeyi yaptıramadan geri döndüm kendi şehrime..
valizi açtığımda ise içinden hâlâ martı sesi geliyordu..
devamını gör...