öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "son singapur vapuru" tarafından 13.02.2026 18:50 tarihinde açılmıştır.
1.
" onunla sevinir, üzülür,
ölür ve dirilirim. "
1926/ 2013 yılları arasında yaşayan türk şair, yazar ve çevirmen sedat umran imzalı 64 sayfalık eser; eşya şairi olarak da anılan şairin bu kitabını 2000 yılında yayımladığı bilinmektedir.
kitabın alt başlığı ise aşk şiirleri olarak belirtilmiştir.
sedat umran'dan okuduğum ilk kitap bu oldu, şiiri o kadar özgün ve etkiliydi ki, diğer kitaplarını da okuma gereği duymaya başladım.
kitabımızda aşk şiirleri yer alıyor olsa da şair aşkı yalnızca büyüleyici bir duygu olarak yansıtmıyor, kırık ayna misâli, kırıklığını da, aşkın yokluğunda yaşanılan duyguları da derinden hissettiriyor.
âşık olduğu insanı hayatının ve vâroluşunun merkezine koyduğunu düşündürüyor, ki bu benim için etkileyiciydi, zaten aşk da böyle bir şeydir, âşık olduğun insanı kendinden bile daha çok sevmek, onu tanıdıktan sonra vâroluşunun eskisi gibi olamaması değil midir aşk denilen?
âşık olduğu insanı yüceltme isteği duyduğunu hissettiren şiirlerdi bazıları,
onun gülüşüyle dünyanın aydınlanması, onun varlığıyla yaşamının anlam kazanması, onu her şeyden daha ileriye koymak, bazı şiirlerin hissettirdiği duygulardan ve işlediği temalardandı denilebilir.
daha sonraki şiirlerde ise şair keskin bir dönüş yapıyor, aşk yerini yalnızlığa, anılar ise yerini boşluğa bırakıyor, varlıklar ise yokluğa dönüşüyor.
şairin aşkın bu iki keskin hâlini yansıtma biçimi bence çok iyiydi.
seçtiğim dizeleri bırakarak burada bir son veriyorum.

o daha yazamadığım yepyeni bir şiirdi
ona ulaşmam için kendimi aşmam gerek üzüntümü karalayan renkli bir tebeşirdi.
gülüşü aydınlatırdı
varlığımın en kuytu köşelerini
bilemezdim hayal mi ya da gerçek?
sözcükler değiştirdi tüm içeriklerini
avizem ışığını bakışlarından aldı.
beni sana bağlayan
o tatlı gülüşündür
benim için yaşamak
bundan sonra hep dündür.
adresimi yitirdim,
sen oldun son durağım!
her ayrılışta senden bir şey götürüyorum.
gözlerin bazen volkan, bazen sıfır eksidir.
yaşarım aynı anda değişen dört mevsimi
bu kararsızlık yoksa yüreğinin sesi mi?
onun elini tutmak hem kolay
hem de çok zor.
sevmek ya da sevmemek,
her biri faciadır.
bir gün işitirsen öldüğümü
istemem yokluğum seni incitsin.
onunla sevinir, üzülür, ölür ve dirilirim.
senin olmadığın yerde
ah artık ben de yokum.
rehin bırakmadın giderken
bir gölgeni bile.
yıldırımların bende düşer
dehşeti bende kalır.
şaşar kalırım
bu gidişten sağ çıkmışlığıma...
ölür ve dirilirim. "
1926/ 2013 yılları arasında yaşayan türk şair, yazar ve çevirmen sedat umran imzalı 64 sayfalık eser; eşya şairi olarak da anılan şairin bu kitabını 2000 yılında yayımladığı bilinmektedir.
kitabın alt başlığı ise aşk şiirleri olarak belirtilmiştir.
sedat umran'dan okuduğum ilk kitap bu oldu, şiiri o kadar özgün ve etkiliydi ki, diğer kitaplarını da okuma gereği duymaya başladım.
kitabımızda aşk şiirleri yer alıyor olsa da şair aşkı yalnızca büyüleyici bir duygu olarak yansıtmıyor, kırık ayna misâli, kırıklığını da, aşkın yokluğunda yaşanılan duyguları da derinden hissettiriyor.
âşık olduğu insanı hayatının ve vâroluşunun merkezine koyduğunu düşündürüyor, ki bu benim için etkileyiciydi, zaten aşk da böyle bir şeydir, âşık olduğun insanı kendinden bile daha çok sevmek, onu tanıdıktan sonra vâroluşunun eskisi gibi olamaması değil midir aşk denilen?
âşık olduğu insanı yüceltme isteği duyduğunu hissettiren şiirlerdi bazıları,
onun gülüşüyle dünyanın aydınlanması, onun varlığıyla yaşamının anlam kazanması, onu her şeyden daha ileriye koymak, bazı şiirlerin hissettirdiği duygulardan ve işlediği temalardandı denilebilir.
daha sonraki şiirlerde ise şair keskin bir dönüş yapıyor, aşk yerini yalnızlığa, anılar ise yerini boşluğa bırakıyor, varlıklar ise yokluğa dönüşüyor.
şairin aşkın bu iki keskin hâlini yansıtma biçimi bence çok iyiydi.
seçtiğim dizeleri bırakarak burada bir son veriyorum.

o daha yazamadığım yepyeni bir şiirdi
ona ulaşmam için kendimi aşmam gerek üzüntümü karalayan renkli bir tebeşirdi.
gülüşü aydınlatırdı
varlığımın en kuytu köşelerini
bilemezdim hayal mi ya da gerçek?
sözcükler değiştirdi tüm içeriklerini
avizem ışığını bakışlarından aldı.
beni sana bağlayan
o tatlı gülüşündür
benim için yaşamak
bundan sonra hep dündür.
adresimi yitirdim,
sen oldun son durağım!
her ayrılışta senden bir şey götürüyorum.
gözlerin bazen volkan, bazen sıfır eksidir.
yaşarım aynı anda değişen dört mevsimi
bu kararsızlık yoksa yüreğinin sesi mi?
onun elini tutmak hem kolay
hem de çok zor.
sevmek ya da sevmemek,
her biri faciadır.
bir gün işitirsen öldüğümü
istemem yokluğum seni incitsin.
onunla sevinir, üzülür, ölür ve dirilirim.
senin olmadığın yerde
ah artık ben de yokum.
rehin bırakmadın giderken
bir gölgeni bile.
yıldırımların bende düşer
dehşeti bende kalır.
şaşar kalırım
bu gidişten sağ çıkmışlığıma...
devamını gör...
"kırık ayna (kitap)" ile benzer başlıklar
ayna
109
