kısas haksız yere bir kişiyi öldürenin öldürülmesidir. şimdi bazıları diyor ki “ne yaparsa yapsın, bir insan öldürülemez.” bu yanlış bir düşüncedir. katilleri öldürmeyip diyorlar ki yeni cinayetler işlesin.

canilerin, katillerin, tecavüzcülerin hayatlarını korumak için felsefe yapanlar, masumların hayatını hiçe sayıyorlar. halbuki masumların hayatlarını korumanın vazgeçilemez şartı, katili idam etmektir.

idam yasak olsun diye bağıranlar kendi ülkelerinde zehirli iğneyle katilleri, tecavüzcüleri öldürüyorlar.
ayrıca kısas ferdi değil toplumsal bir cezadır. bir adam öldürenin idam edildiğini gören katiller bu işten vaz geçerler ve bilmediğimiz nice insanın hayatı kurtulur.
işte kısasta böyle bir hayat vardır, ölümle gelen bir hayat.
devamını gör...
(bkz: türk adalet sistemi)
devamını gör...
mafia, terör, kabadayılık, çökme gibi suçların kurutulacağını haber veren ayet.

öldürünce hayatının, maktülünün yakınlarının elinde olacağını bilen zalim, adam öldüremez.

katillerle, mafia ile sevişen bir rejim anlayışı yoktur islam'da. nam için adam öldürmüş katile, maktülün yakınlarından kesilen vergilerle içeride bey gibi bakıp, dışarıya "namlı dayı" olarak salmak da yoktur.
devamını gör...
kıyasta ise neler vardır. toplum olarak kıyas ettiklerimizin kıstasına maruz kalmak durumu vardır.
devamını gör...
çok tehlikeli olduğu kadar, suç unsuru da olabilecek bir slogan. *
devamını gör...
kısas dinsel bir hukuki kriter olarak görülmekle birlikte, evrensel ve modern hukuk anlayışına aykırı ilkel bir yaklaşımdır. intikam müessesenin mirasen kabul ve hak görülmesi ve yargıcı (yargının temel bileşenlerinden birini) devre dışı bırakmayı öngören bir uygulamadır. keza ihkakı hakkı (kendini yargı yerine koyma anlayışı) meşrulaştıran bir anlayıştır. olası yanlış değerlendirmelerin telafisi olmadığı gibi, olayı suçlu ve mağdur/maktülün dışındakilere yayarak yeni potansiyel husumetler yaratması bakımından da sakıncalıdır. caydırıcılığı ve suç önleyici yönü olsa/görülse, zaten modern hukukça da benimsenirdi, halen roma hukukunun kimi değerlendirmeleri modern hukukun da benisediği ilkelerdir. bu yüzden kısas savunulmamalıdır.
devamını gör...
savunduğu rejimin cezaevlerini görmek istemeyenlere ağır gelmiş kur'an ayeti.

tabi, kendi yakınlarını kaybetmediği için ayetin anlamını bilmez. allah başa varmesin, rejimin aymazlığından türeyen sokak kabadayıları, serseriler, mafia yarin birgün; annene, babana, kardeşine, evladına toprak atarsa ayeti iyi anlarsın! devlet, katilleri içeride besleyip nam almış bir şekilde geri serbest bırakırken, kur'an katilin hayatını maktülün yakınlarının eline veriyor. ister bağışla, isterse ipi çek diyor. zaten bu sahneyi yaşayan katil syklmekten beter oluyor. maktül yakınlarının içinde köz gibi yanan ateş de bir miktar sönüyor. intikam kini azalıyor. olayı gören diğer katil adayları da altına sıçıyor. çünkü öyle bir muhteşem sistem kurmuş yaradan, katilin hayatını, maktülünün eline veriyor. katilin dayılığını, gücünü, kibrini ezik ezik eziyor.

evet, bundan ötürü kısasta hayat vardır.

senin rejimin katilleri af yasası ile teşvik eder, allah affetmez. canları garantiye alır.
devamını gör...
maide 33'te bahsedilen nefsi müdafaa ve kısastır:

emre1974tr.blogspot.com/201...
devamını gör...
şimdi öldürdükleri gencin babasını tehdit eden hırtlar konusu canlı iken önce bir mesele anlatayım sonra toparlayacağım.
cezaevinde turgut diye bir çocuk vardı. cinayetten girmişti. önce çocuk koğuşundaydı sonra yaşı dolunca yetişkinle koğuşuna geçmişti. sordum; niye öldürdün?
abi dedi. ben babasız büyüdüm. küçük yaştayken babamı öldürdüler. ben fırında çalışıyordum bir gün baktım babamı öldüren şerefsiz ortalık yerde dolaşıyor, gülüyor eğleniyor, nefes alıyor.

ağırıma gitti! babam toprağın altında, bu niye hala nefes alıyor! dedim. bıçağı kaptığım gibi gidip öldürdüm.

şimdi, kısas ayeti açıktır; kısas size yazıldı (farz kılındı) der, affederseniz (hak sahibi tarafından) o ayrı diye istisnasını da koyar. (bu arada bunun farz olması islam devletinin de farz olması anlamına gelir, zira kısası ancak islam devleti gerçekleştirebilir. bireyler, aşiretler, cemaatler, tarikatler gerçekleştiremez)

kısas'ın gerçekten de ne derece gerekli olduğunu aklıma gelen maddelerle sıralayacağım.

1. katili hapiste müebbetle bekletsen bile -ki akp sağolsun son infaz yasasıyla katillere koruyup kolluyorlar- sadece katile değil ailesine de müebbet ceza vermiş olursun.
ne demek istediğimi hapisane ziyaretlerine giden annelere, hapiste olmaz olasıca kocası var diye evlenemeyip çocuklarını tek başına büyütmek zorunda bırakılan kadınlara bakın anlarsınız.

oysa katile kısas uygulansa ailesi birkaç hafta üzülüp sonra hayatına devam edecek.

2. var olan adalet(!) sisteminde asla, maktulün ailesi adalet hissine ulaşamayacak. önünde 2 seçenek olacak. ya hayat boyu kahredecek ve içinde o buruk hisle yaşayacak ya da gidip kendisi de başka bir katil olacak (bkz: kan davası)

eğer kısas ya da maktülün ailesi tarafından affedilme durumu olsaydı hem insanların içi rahat edecekti, hem de kendi adaletini sağlama eğilimi olmayacaktı.

3. gün geçmiyor ki "katilin, hapisten x gün önce çıktığı anlaşıldı" haberleri karşıma çıkmış olmasın. ayrıca öldürdükleri gencin babasını tehdit eden hırtlar da da göreceğiniz üzere kişneyerek hapse girip birkaç yıl sonra böyle çıkıyorlar.


demem o ki cinayetin karşılığı hapis olunca caydırıcılığı da kalmıyor. üstüne bir de benim vergimle içeride bakıp semizletip salıyorlar.

ama kısas olsa, caydırıcılığı olacaktır. böyle davarlar türeyemeyecektir. tavuk keser gibi insan kesemeyeceklerdir. kendi hayatından vazgeçen birisi ancak cinayet yeltenecektir -ki bu da çok az bir sayı demektir.

4. bu madde sadece kısas için değil, hırsızın eli kesilmesi, bazı suçların açık alanda sopa ile cezalandırılması gibi maddeler içim de geçerlidir.
bu uygulama sayesinde bazı siyasetçi ahmaklar çıkıp cezaevi açmakla övünmeyecek, paramız cebimizde kalacaktı.
zira uzun süreli hapis durumu 1. maddede de anlattığım gibi, insan tabiatına da ters. hapis dediğin 3-5 gün ya da en fazla 3-5 hafta olmalı. amacı kişinin kendisini toparlaması ve terbiye edilmesi ya da suçu işlemeye meyilli kişinin suç motivasonları ortadan kalkıncaya kadar tutulması olmalı.
yani cezaevi değil de aslında nezarethanelik suçlar için tutulmalı.
hısızlık, tecavüz, cinayet, adam kaçırma, gasp gibi suçların cezası kısas, el kesme ya da diğer türlü had cezası olmalı, hapis değil.
böylece hem suçluları vergilerimizle beslememiş olacağız hem de cezaevi gibi bir garabete ihtiyacımız kalmayacak.

şimdi diyebilirsiniz ki; ya suçlu bulunan adam aslında suçsuzsa? bu olasılık her zaman mümkün. ancak adaletin tesis edilmesini engelliyorsa çok nadiren gerçekleşecek bu olasılık kabul edilebilir. (bkz: şeriatın kestiği parmak acımaz) derler ya, o mesele.

bir de hümanist wokeler var. ayyy cana kıyılır mııı diyenler. bunlara ne anlatsam boş zaten. sanki o katilin öldürdüğü pırasa bitkisiymiş gibi oturdukları yerden ucuz kahramanlık yapanları kendi başlarına geldiğinde görürüz artık ne kadar hümanistler.

son söz olarak bu çarpık adalet sisteminde bile cinayetin karşılığının idam olmasına razıyım.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"kısasta hayat vardır" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim