kızına tecavüz edip öldüren yaratık
başlık "flavius belisarius" tarafından 03.03.2026 17:29 tarihinde açılmıştır.
1.
kuran’a hizmet vakfı sorumlusu ayhan şengülerdir.
ayrıca eşi fatma nur çelik'e de evlenmeden önce tecavüz etmiştir. ailesinin baskısı ile tecavüzcüsü ile evlenen kadıncağız, doğan kız çocuğu da 3 yaşından itibaren aynı istismar ve tecavüze uğrayınca eylem yapmış, koruma talep etmiş, şikayetçi olmuş. günlerce sürmüş mücadelesi ve hiçbirimizin haberi olmamış. anne verdiği bir röportajda; "bu faili kim koruyor, neden hala dışarda? biz öldükten sonra adaletin sağlanmasını istemiyorum, 5 mayısa kadar hayatta kalabileceğimi düşünmüyorum. başıma bir şey gelirse intihar demeyin." demiş.
x.com/fparrhesia/status/202...
bugün anne ve 8 yaşındaki kızı zeytinburnu sahilde kızı ile birlikte ölü bulunmuş.
haber.sol.org.tr/haber/tari...
bu yaratığa sövelim, dövelim, asalım, çükünü kesip ağzına verelim, kanında boğalım. okey. ancak bu anneyi ve kızını koru(ya)mayan, susan, tarikat baskısına görmezden gelen devlet, yetkililer, tarikat yetkilileri. onlara ne yapmalı? onların da elinde 8 yaşındaki çocuğun ve annesinin kanı var. yansın yıkılsın böyle devlet de hükümet de.
edit: sıfatına sıçtığımın herifi şu;

x.com/BirGun_Gazetesi/statu...
ayrıca eşi fatma nur çelik'e de evlenmeden önce tecavüz etmiştir. ailesinin baskısı ile tecavüzcüsü ile evlenen kadıncağız, doğan kız çocuğu da 3 yaşından itibaren aynı istismar ve tecavüze uğrayınca eylem yapmış, koruma talep etmiş, şikayetçi olmuş. günlerce sürmüş mücadelesi ve hiçbirimizin haberi olmamış. anne verdiği bir röportajda; "bu faili kim koruyor, neden hala dışarda? biz öldükten sonra adaletin sağlanmasını istemiyorum, 5 mayısa kadar hayatta kalabileceğimi düşünmüyorum. başıma bir şey gelirse intihar demeyin." demiş.
x.com/fparrhesia/status/202...
bugün anne ve 8 yaşındaki kızı zeytinburnu sahilde kızı ile birlikte ölü bulunmuş.
haber.sol.org.tr/haber/tari...
bu yaratığa sövelim, dövelim, asalım, çükünü kesip ağzına verelim, kanında boğalım. okey. ancak bu anneyi ve kızını koru(ya)mayan, susan, tarikat baskısına görmezden gelen devlet, yetkililer, tarikat yetkilileri. onlara ne yapmalı? onların da elinde 8 yaşındaki çocuğun ve annesinin kanı var. yansın yıkılsın böyle devlet de hükümet de.
edit: sıfatına sıçtığımın herifi şu;

x.com/BirGun_Gazetesi/statu...
devamını gör...
2.
nedense kimsenin çıkıp "benim türbanlı bacım" diye başlayan cümlelerle savunmadığı, şort giyen kıza tepki gösteren tebliğci, cemaatçilerin sesinin çıkmadığı olaylardan biri. netflix yaptı dimi, hadi televizyonları kıralım. laiklik yapmıştır, hadi şeriat diye çığlıklar atalım. eskaza atatürkçü düşünce derneği başkanı olsa meydanlarda nutuk yakacakken, üç maymunu oynayalım.
devamını gör...
3.
silin şu başlığı allah aşkına
devamını gör...
4.
az biraz kıyısından köşesinden hukuk aşinalığı olan bilir ceza kanunumuz ıslah edici yaklaşımı benimsediği için kişi iradesini varlığı ile beraber ortadan kaldıran idam cezasına karşı çıkmaktadır.
ben de aslında bu yaklaşımı benimsemekle beraber idamın bir ceza değil ağır suçlar için toplumsal mutakabatı koruyan bir tedbir olduğunu düşünüyorum. halkın ezici çoğunluğu normlara uyuyorsa ve kendi özgürlüklerinden kamu düzenini sağlayan mutlak bir güç olan devletin çatısı altında gönüllü olarak vazgeçmişse devlet de halkın hukukunu korumak zorundadır.
kafası o kadar basmayanlar için kısa özet; asacaksın arkadaş!
ben de aslında bu yaklaşımı benimsemekle beraber idamın bir ceza değil ağır suçlar için toplumsal mutakabatı koruyan bir tedbir olduğunu düşünüyorum. halkın ezici çoğunluğu normlara uyuyorsa ve kendi özgürlüklerinden kamu düzenini sağlayan mutlak bir güç olan devletin çatısı altında gönüllü olarak vazgeçmişse devlet de halkın hukukunu korumak zorundadır.
kafası o kadar basmayanlar için kısa özet; asacaksın arkadaş!
devamını gör...
5.
silmeyin başlığı hatta suspus olanların gözüne sokun.
devamını gör...
6.
(bkz: islamcıların uğramadığı başlıklar)
şu haberin yeri yerinden oynatması lazım.
ama siz başlığı silin diyorsunuz. aynen aga üstüne de soğuk su içelim. hiçbir şey olmamış gibi davranmaya devam edebiliriz(!)
şu haberin yeri yerinden oynatması lazım.

ama siz başlığı silin diyorsunuz. aynen aga üstüne de soğuk su içelim. hiçbir şey olmamış gibi davranmaya devam edebiliriz(!)
devamını gör...
7.
buna hayvan desen hayvana hakaret olur. işte o cins bir canlı.
devamını gör...
8.
insan değildir. bu insansa biz insan değiliz zaten.
bunların insan haklarından muaf tutulmaları lazım. atacaksın bir hücreye, her türlü ilaç deneyini ve benzeri akademik çalışmaları bunların üzerinde yapacaksın. etik kurula ve onayına da gerek yok. anestezi vermeye, ağrı kesici yaparak acılarını azaltmaya hiç gerek yok. 10 yıla kalmaz, bu ülke tıp biliminde zirveye çıkar. öldü mü? yap bedeninden biyodizeli... daha ölmedi mi? ver başka araştırmacıya, bi tur da o kesip biçsin. cecot falan hikaye... bu dediğimi kanunlaştırsak bir tane suç işleyecek dingil bulamazsınız sokaklarda. korkudan evlerinden bile çıkamazlar. insan hakları insanlar içindir. bunlar benim gözümde virus kadar değerli değiller. idam bile ödül olur bu pisliklere...
iki günde iki kadın öldürüldü. ikisinin de adı fatma nur çelik. ikisinin de katilleri bu toplum aslında. erkeklerin zulmü bilinmez, görünmez mi sanıyorsunuz? herkes biliyor, susuyor, görmezden geliyor. çöp gibi bir nesil yetişti bu yüzden. kimse sorumluluk almak istemiyor. öldürülen kadınlar ve çocuklar olunca düzene çomak sokulmuyor çünkü. kadınların en yakınları bile düşman kendilerine. tecavüzcüsü ile evlendirilmek... korkunç bir şey! "sen olsan ne yapardın?" diyebilirsiniz. ben oldum o durumda. arkadaşımın eşi olacak o insan artığı, kendi öz kızlarının boğazına bıçak dayamış, öldürmekle tehdit etmiş kadını ve kızı. boşanmasın diye... ben ne yaptım? evimi açtım. beraber yaşadık ve o heriften o kadın ile kızı sonunda kurtuldu. bu kadının komşusu, arkadaşı, akrabası hiç mi yoktu peki? illaki vardı. ama sustular, kafalarını çevirdiler. şimdi eminim ki sosyal medya paylaşımları yapıyorlardır.
peki ya öğretmenini öldüren çocuk? hiç mi fark edilmedi? edildi tabi. herkes o çocuğun sonunu biliyordu. kimse hiçbir şey yapmadı. çocuk dediğime bakmayın. cinayet işliyorsan çocuk değilsin, olamazsın. o öğretmenin kanı sadece o çocuğun elinde değil, ailesinin, akrabalarının hatta komşularının da ellerinde.
ettiğiniz küfürler, dinlediğiniz müziğimsi sıçmıklar, izlediğiniz saçma sapan diziler, yücelttiğiniz gerzek mafyatik tipler... hepsi bugünlerin eseri. birileri bunu vurgulayınca "duyar kasma" diyorsunuz ya hani? o laflarınız bile bu değirmene su taşıyor.
hadi şimdi bu adi tecavüzcüye, tecavüzü normalleştiren "bilmem neresini silkeyim" temalı küfürlerinizi savurun. yarın öbür gün de yeni tecavüzcüye aynı şekilde küfür edersiniz ve bu döngü böyle devam eder.
bunların insan haklarından muaf tutulmaları lazım. atacaksın bir hücreye, her türlü ilaç deneyini ve benzeri akademik çalışmaları bunların üzerinde yapacaksın. etik kurula ve onayına da gerek yok. anestezi vermeye, ağrı kesici yaparak acılarını azaltmaya hiç gerek yok. 10 yıla kalmaz, bu ülke tıp biliminde zirveye çıkar. öldü mü? yap bedeninden biyodizeli... daha ölmedi mi? ver başka araştırmacıya, bi tur da o kesip biçsin. cecot falan hikaye... bu dediğimi kanunlaştırsak bir tane suç işleyecek dingil bulamazsınız sokaklarda. korkudan evlerinden bile çıkamazlar. insan hakları insanlar içindir. bunlar benim gözümde virus kadar değerli değiller. idam bile ödül olur bu pisliklere...
iki günde iki kadın öldürüldü. ikisinin de adı fatma nur çelik. ikisinin de katilleri bu toplum aslında. erkeklerin zulmü bilinmez, görünmez mi sanıyorsunuz? herkes biliyor, susuyor, görmezden geliyor. çöp gibi bir nesil yetişti bu yüzden. kimse sorumluluk almak istemiyor. öldürülen kadınlar ve çocuklar olunca düzene çomak sokulmuyor çünkü. kadınların en yakınları bile düşman kendilerine. tecavüzcüsü ile evlendirilmek... korkunç bir şey! "sen olsan ne yapardın?" diyebilirsiniz. ben oldum o durumda. arkadaşımın eşi olacak o insan artığı, kendi öz kızlarının boğazına bıçak dayamış, öldürmekle tehdit etmiş kadını ve kızı. boşanmasın diye... ben ne yaptım? evimi açtım. beraber yaşadık ve o heriften o kadın ile kızı sonunda kurtuldu. bu kadının komşusu, arkadaşı, akrabası hiç mi yoktu peki? illaki vardı. ama sustular, kafalarını çevirdiler. şimdi eminim ki sosyal medya paylaşımları yapıyorlardır.
peki ya öğretmenini öldüren çocuk? hiç mi fark edilmedi? edildi tabi. herkes o çocuğun sonunu biliyordu. kimse hiçbir şey yapmadı. çocuk dediğime bakmayın. cinayet işliyorsan çocuk değilsin, olamazsın. o öğretmenin kanı sadece o çocuğun elinde değil, ailesinin, akrabalarının hatta komşularının da ellerinde.
ettiğiniz küfürler, dinlediğiniz müziğimsi sıçmıklar, izlediğiniz saçma sapan diziler, yücelttiğiniz gerzek mafyatik tipler... hepsi bugünlerin eseri. birileri bunu vurgulayınca "duyar kasma" diyorsunuz ya hani? o laflarınız bile bu değirmene su taşıyor.
hadi şimdi bu adi tecavüzcüye, tecavüzü normalleştiren "bilmem neresini silkeyim" temalı küfürlerinizi savurun. yarın öbür gün de yeni tecavüzcüye aynı şekilde küfür edersiniz ve bu döngü böyle devam eder.
devamını gör...
9.
nerede başkan şu sözlük başlıklarına kafayı takmış sözde dinciler.. ramazanda şu bu diye konuşanlar ?
din bu ülkenin felaketi oldu olmaya da devam edecek..
din bu ülkenin felaketi oldu olmaya da devam edecek..
devamını gör...
10.
ne desek boş. biz burada küfürler ederiz, eleştiririz, lanetleriz, tarikatlar kapatılsın isteriz. ama milyonlarca müslüman kendi beğenisine göre gidip bir tarikat şeyhine domalır, kendi ağzı açlıktan kokarken onlara paralar saçar. tarikatlar şirketler kurar, kendi içlerinde ekonomi oluşturur, dışarıya para çıkartmaz. devlete sızarlar, hükümetleri kontrol ederler.
tarikatlar ve cemaatler milli güvenlik sorunudur. istisnasız hepsi kapatılmalıdır. ve liderleri türk vatandaşlığından çıkarılıp sınır dışı edilmelidir. insan hakları yada inanç özgürlüğü diye gelmeyin bana. bunca yıldır öldürülen, tecavüz edilen, hayatı kaydırılan vatandaşlarımızın insan hakları ne olacak? biz avrupa ülkesi değiliz. bir ayağımız hep ortadoğu bataklığındaydı, son yıllarda ikisi de...yani sert cezalar ve önlemler almak hayati önem taşıyor. peki başımızda bunu yapacak bir devlet var mı? yok. aksine tarikatların semirmesine ve halkı sömürmesine olanak sağlayan bop eş başkanı hükümeti var.
tarikatlar ve cemaatler milli güvenlik sorunudur. istisnasız hepsi kapatılmalıdır. ve liderleri türk vatandaşlığından çıkarılıp sınır dışı edilmelidir. insan hakları yada inanç özgürlüğü diye gelmeyin bana. bunca yıldır öldürülen, tecavüz edilen, hayatı kaydırılan vatandaşlarımızın insan hakları ne olacak? biz avrupa ülkesi değiliz. bir ayağımız hep ortadoğu bataklığındaydı, son yıllarda ikisi de...yani sert cezalar ve önlemler almak hayati önem taşıyor. peki başımızda bunu yapacak bir devlet var mı? yok. aksine tarikatların semirmesine ve halkı sömürmesine olanak sağlayan bop eş başkanı hükümeti var.
devamını gör...
11.
unutulmaması gereken cinayetlere 2 kişi daha eklendi.
bu iğrençliği, kötülüğü tarif edemiyorum bile. muhtemelen ceza bile almayacak. idam gelmeli.
bu iğrençliği, kötülüğü tarif edemiyorum bile. muhtemelen ceza bile almayacak. idam gelmeli.
devamını gör...
12.
devamını gör...
13.
adamın tipinden belli zekasının noksan olduğu, herkes adamı asmak için sıraya girmiş.
hazır yola çıkmışken kızını bu adama kakalayarak başından atmaya çalışan aileyide pas geçmeyin bence.
hazır yola çıkmışken kızını bu adama kakalayarak başından atmaya çalışan aileyide pas geçmeyin bence.
devamını gör...
14.
hacı hoca diye tanınmayan insanı iyi zannetme saçmalığını aşamadık gitti. iş yerinde sadece 3-5 saat gördüğün veya sadece sokakta gördüğün hacı hocayı ne kadar tanıyorsun sen?. namaz kılan gördü mü bizimkiler far tutulmuş tavşana dönüyorlar bunlar hep proteinsizlikten. yaratıktan öte başka bir şey bu dedirtir.
devamını gör...
15.
nasıl bir zihniyet bu böyle şimdi haber de çıktı karşıma aile bakanlığının açıklamasını okudum resmen umursamıyoruz gibi bir şey söylemiş konu tarikat cemaat olunca kimse bir şey yapmıyor yayın yasağı gelmiş allahım nasıl bir şey bu koruyanında yapanında ramazan günü belasını versin
devamını gör...
16.
yazıp yazıp siliyorum. yazıp yazıp siliyorum. yazınca da moderasyon siliyor zaten.
devamını gör...
17.
bu yaratıkların işledikleri suçları bizler gündeme getirmesek bazılarının asla çıtı çıkmaz. yok sayarlar. üstü kapatılır. bundan eminiz...
bu ve benzeri mahluklara ölümden ağır cezalar verilmeli. her gün ölmek isteyip bir türlü ölmeyi başaramamalılar...
ışık görmeyen özel odalarda böcek gibi yaşayıp çürümeleri gerekir.
bazı suçların cezası idamı aratmalıdır suçu işleyene. öyle ki idam edin beni! diye yalvarmalıdır...
böcekler gibi karanlığa gömülmelidir bunlar.
bu ve benzeri mahluklara ölümden ağır cezalar verilmeli. her gün ölmek isteyip bir türlü ölmeyi başaramamalılar...
ışık görmeyen özel odalarda böcek gibi yaşayıp çürümeleri gerekir.
bazı suçların cezası idamı aratmalıdır suçu işleyene. öyle ki idam edin beni! diye yalvarmalıdır...
böcekler gibi karanlığa gömülmelidir bunlar.
devamını gör...
18.
ben bu döl israflarına daha fazla katlanamıyorum gerçekten.
içine sıçtıkları din adı altında her boku yapabileceklerini düşünmelerine katlanamıyorum. koruma talep edilmesine rağmen korunamayan kadınlara, çocuklara katlanamıyorum.
katlanamıyorum çünkü elimden hiçbir bok gelmiyor, silktiğimin durumunu bile sosyal medyadan öğreniyorum.
sosyal medyadan öğreniyorum çünkü haber sitelerinde bu durumlar açıklanmıyor.
sahi nasıl açıklayacaksın ki, bir açıklaması yok. ruhu sikik insanlar topluluğunun katlettiği hangi canı açıklamaya yüz bulabilirsin?
o tarikatlarda bilmediğimiz daha neler oluyordur kim bilir.
kim bilir kaç kişi daha bu boktan insanlar tarafından katledilecek.
düşündükçe kafayı yiyorum.
umarım en büyük acılara sahip olurlar. umarım acıdan gebermeyi dilerler hayatları boyunca.
edit: kadını, çocuğu korumayı beceremeyen aile ve sosyal hizmetler bakanı ne yapıyordu o sırada diye düşünüyordum.
ilahi eşliğinde sağa sola sallanıyormuş..
senin de aklını silkeyim o zaman ablacım
içine sıçtıkları din adı altında her boku yapabileceklerini düşünmelerine katlanamıyorum. koruma talep edilmesine rağmen korunamayan kadınlara, çocuklara katlanamıyorum.
katlanamıyorum çünkü elimden hiçbir bok gelmiyor, silktiğimin durumunu bile sosyal medyadan öğreniyorum.
sosyal medyadan öğreniyorum çünkü haber sitelerinde bu durumlar açıklanmıyor.
sahi nasıl açıklayacaksın ki, bir açıklaması yok. ruhu sikik insanlar topluluğunun katlettiği hangi canı açıklamaya yüz bulabilirsin?
o tarikatlarda bilmediğimiz daha neler oluyordur kim bilir.
kim bilir kaç kişi daha bu boktan insanlar tarafından katledilecek.
düşündükçe kafayı yiyorum.
umarım en büyük acılara sahip olurlar. umarım acıdan gebermeyi dilerler hayatları boyunca.
edit: kadını, çocuğu korumayı beceremeyen aile ve sosyal hizmetler bakanı ne yapıyordu o sırada diye düşünüyordum.
ilahi eşliğinde sağa sola sallanıyormuş..
senin de aklını silkeyim o zaman ablacım
devamını gör...
19.
ne zaman el salvadordaki cecot u savunsam bana insan hakları nutku çekiyorlar.
peki kadının öldürülmeme hakkı?
insanların yaşama hakkı?
çocukların güvenlik hakkı?
ben artık ağzımı açmıyorum o yüzden. insan hakkı fetişinizde boğulun.
ben bunları kesmek lazım dediğimde hepsi aynı değil kafası yaşayanlara da selam olsun.
peki kadının öldürülmeme hakkı?
insanların yaşama hakkı?
çocukların güvenlik hakkı?
ben artık ağzımı açmıyorum o yüzden. insan hakkı fetişinizde boğulun.
ben bunları kesmek lazım dediğimde hepsi aynı değil kafası yaşayanlara da selam olsun.
devamını gör...
20.
mideme safra tadında bir yumru oturdu yeminle.. başlıkta adı geçen o mahlukat, o vakıf sorumlusu sıfatının arkasına sığınan iblis, mide bulandırıcı sefil yaratık insanlık tarihinin en karanlık çukuruna çoktan düşmüştür. asıl mesele, bu çukurun etrafına çekilen o görünmez ama çelikten koruma kalkanı.
kadın bas bas bağırmış arkadaş..! "5 mayıs'a kadar hayatta kalabileceğimi sanmıyorum, ölürsem sakın intihar demeyin" diye vasiyet bırakmış sosyal medyaya. bu bir çığlık değil, bu canlı yayında bir infaz duyurusudur. devletin kolluk kuvveti, savcısı, bakanlığı bu feryadı duyup da dur bakalım demediyse, o koltuklarda oturanların ellerine o 8 yaşındaki sabinin kanı bulaşmıştır, nokta.
bak , burada asıl mevzu sadece o tek bir yaratık değil o yaratığı besleyen, büyüten ve sırtını sıvazlayan o kokuşmuş ekosistem. vakıf diyerek altına her türlü pisliği süpürdükleri o zırh, aslında bu cinayetlerin en büyük suç ortağı. adam tecavüz ettiği kadınla namus ayağına evlendiriliyor ki bu çözümün iğrençliği zaten ayrı bir dava, sonra öz evladına el uzatıyor ama yargı denen o hantal mekanizma hala uykuda, herif dışarıda elini kolunu sallaya sallaya geziyor. etraftaki o sessiz yığınlara, aman kurumun adı lekelenmesin, aman camiamıza laf gelmesin diye dilleri boğazına kaçmış o riyakar güruha ne demeli..? o mahallede, o vakıf binasında hiç mi namuslu bir kulak duymadı bu çığlığı..? bal gibi duydunuz ama o sahte kutsallarınız, bir çocuğun hayatından daha değerliydi sizin için. bu sessizlik, bu tarikat/siyaset sarmalı o bıçağı katilin eline bizzat tutuşturmuştur, bu kan sadece o sapığın değil, görmezden gelen her bir sorumlunun elindedir.
yansın yıkılsın dediğimiz o mekanizma, aslında kağıt üzerinde bizi korumak için var. ama ne hikmetse söz konusu güç odakları, vakıflar veya nüfuzlu sapıklar olunca o çarklar kilitleniyor. bu anne ve kızı, sadece bir katilin kurbanı değil onlar, kol kırılır yen içinde kalır diyen o kokuşmuş zihniyetin ve görevini yapmayan bürokrasinin kurbanıdır.
şimdi biz burada en ağır küfürleri etsek, o mahlukatı en yaratıcı yöntemlerle linç etmeyi hayal etsek ne yazar? o 8 yaşındaki çocuğun korku dolu gözlerini silebilecek miyiz? hayır. adaletin yerini bulması için ille de insanların ölmesi mi gerekiyor?
bu devletin, bu yargının asli görevi kutsal değerleri korumak değil, insanı yaşatmaktır. yaşatamadığınız her çocukta, sustuğunuz her istismarda o kutsallık yerle bir oluyor zaten.
kadın bas bas bağırmış arkadaş..! "5 mayıs'a kadar hayatta kalabileceğimi sanmıyorum, ölürsem sakın intihar demeyin" diye vasiyet bırakmış sosyal medyaya. bu bir çığlık değil, bu canlı yayında bir infaz duyurusudur. devletin kolluk kuvveti, savcısı, bakanlığı bu feryadı duyup da dur bakalım demediyse, o koltuklarda oturanların ellerine o 8 yaşındaki sabinin kanı bulaşmıştır, nokta.
bak , burada asıl mevzu sadece o tek bir yaratık değil o yaratığı besleyen, büyüten ve sırtını sıvazlayan o kokuşmuş ekosistem. vakıf diyerek altına her türlü pisliği süpürdükleri o zırh, aslında bu cinayetlerin en büyük suç ortağı. adam tecavüz ettiği kadınla namus ayağına evlendiriliyor ki bu çözümün iğrençliği zaten ayrı bir dava, sonra öz evladına el uzatıyor ama yargı denen o hantal mekanizma hala uykuda, herif dışarıda elini kolunu sallaya sallaya geziyor. etraftaki o sessiz yığınlara, aman kurumun adı lekelenmesin, aman camiamıza laf gelmesin diye dilleri boğazına kaçmış o riyakar güruha ne demeli..? o mahallede, o vakıf binasında hiç mi namuslu bir kulak duymadı bu çığlığı..? bal gibi duydunuz ama o sahte kutsallarınız, bir çocuğun hayatından daha değerliydi sizin için. bu sessizlik, bu tarikat/siyaset sarmalı o bıçağı katilin eline bizzat tutuşturmuştur, bu kan sadece o sapığın değil, görmezden gelen her bir sorumlunun elindedir.
yansın yıkılsın dediğimiz o mekanizma, aslında kağıt üzerinde bizi korumak için var. ama ne hikmetse söz konusu güç odakları, vakıflar veya nüfuzlu sapıklar olunca o çarklar kilitleniyor. bu anne ve kızı, sadece bir katilin kurbanı değil onlar, kol kırılır yen içinde kalır diyen o kokuşmuş zihniyetin ve görevini yapmayan bürokrasinin kurbanıdır.
şimdi biz burada en ağır küfürleri etsek, o mahlukatı en yaratıcı yöntemlerle linç etmeyi hayal etsek ne yazar? o 8 yaşındaki çocuğun korku dolu gözlerini silebilecek miyiz? hayır. adaletin yerini bulması için ille de insanların ölmesi mi gerekiyor?
bu devletin, bu yargının asli görevi kutsal değerleri korumak değil, insanı yaşatmaktır. yaşatamadığınız her çocukta, sustuğunuz her istismarda o kutsallık yerle bir oluyor zaten.
devamını gör...