1.
tool'un aynı adlı albümünde yer alan, bir oya gibi ilmek ilmek işlediği şahanesi, şahikası, bir tanesi! sıradan bir parçadan ötesi. matematiksel güzellemesi. her bir saniyesi ayrı kıymetli, ayrı güzel. davullar, üzerine övgüler dizilesi. deli maynard zaten hep bildiğiniz gibi. ama bir de o enfes outro yok mu, saatlerce gitar ile eşlik edilesi.
black then white are all ı see in my infancy
red and yellow then came to be, reaching out to me
lets me see
as below so above and beyond, ı imagine
drawn beyond the lines of reason
push the envelope, watch it bend
over thinking, over analyzing separates the body from the mind
withering my intuition, missing opportunities and ı must
feed my will to feel my moment, drawing way outside the lines
black then white are all ı see in my infancy
red and yellow then came to be, reaching out to me
lets me see
there is so much more
and beckons me to look through to these infinite possibilities
as below so above and beyond, ı imagine
drawn outside the lines of reason
push the envelope, watch it bend
over thinking, over analyzing separates the body from the mind
withering my intuition leaving opportunities behind
feed my will to feel this moment
urging me to cross the line
reaching out to embrace the random
reaching out to embrace whatever may come
ı embrace my desire to
ı embrace my desire to
feel the rhythm, to feel connected
enough to step aside and weep like a widow
to feel inspired
to fathom the power
to witness the beauty
to bathe in the fountain
to swing on the spiral
to swing on the spiral to
swing on the spiral
of our divinity
and still be a human
with my feet upon the ground ı lose myself
between the sounds and open wide to suck it in
ı feel it move across my skin
ı'm reaching up and reaching out
ı'm reaching for the random or whatever will bewilder me
whatever will bewilder me
and following our will and wind we may just go where no one's been
we'll ride the spiral to the end and may just go where no one's been
spiral out, keep going
spiral out, keep going
spiral out, keep going
spiral out, keep going
ritmi hisset, rüzgarı takip et ve bulunduğun yeri terk et!
black then white are all ı see in my infancy
red and yellow then came to be, reaching out to me
lets me see
as below so above and beyond, ı imagine
drawn beyond the lines of reason
push the envelope, watch it bend
over thinking, over analyzing separates the body from the mind
withering my intuition, missing opportunities and ı must
feed my will to feel my moment, drawing way outside the lines
black then white are all ı see in my infancy
red and yellow then came to be, reaching out to me
lets me see
there is so much more
and beckons me to look through to these infinite possibilities
as below so above and beyond, ı imagine
drawn outside the lines of reason
push the envelope, watch it bend
over thinking, over analyzing separates the body from the mind
withering my intuition leaving opportunities behind
feed my will to feel this moment
urging me to cross the line
reaching out to embrace the random
reaching out to embrace whatever may come
ı embrace my desire to
ı embrace my desire to
feel the rhythm, to feel connected
enough to step aside and weep like a widow
to feel inspired
to fathom the power
to witness the beauty
to bathe in the fountain
to swing on the spiral
to swing on the spiral to
swing on the spiral
of our divinity
and still be a human
with my feet upon the ground ı lose myself
between the sounds and open wide to suck it in
ı feel it move across my skin
ı'm reaching up and reaching out
ı'm reaching for the random or whatever will bewilder me
whatever will bewilder me
and following our will and wind we may just go where no one's been
we'll ride the spiral to the end and may just go where no one's been
spiral out, keep going
spiral out, keep going
spiral out, keep going
spiral out, keep going
ritmi hisset, rüzgarı takip et ve bulunduğun yeri terk et!
devamını gör...
2.
dinlediğim zaman dünyadan koparan, çok derinlere götüren tool şarkısı. her dinleyişte yaşamanın ne kadar güzel bir deneyim olduğunu hatırlatan kutsal beste. aksak ritmine hayran olduğum *, sözlerinin anlamını irdelediğimde karşılaştıklarımla ufkumu açan bir şarkı.
özellikle şu kısmı üniversitelerde ders niteliğinde okutulmalı
with my feet upon the ground i lose myself
between the sounds and open wide to suck it in.
i feel it move across my skin.
i'm reaching up and reaching out.
i'm reaching for the random or what ever will bewilder me.
and following our will and wind we may just go where no one's been.
we'll ride the spiral to the end and may just go where no one's been.
spiral out. keep going.
mevzubahis tool olunca her eserleri çok iyi oluyor da işte masterpiece sınıfı var işte bunların schism, vicarious, parabola, aenima, pneuma gibi, bu sınıfın bir parçasıdır bana göre.
özellikle şu kısmı üniversitelerde ders niteliğinde okutulmalı
with my feet upon the ground i lose myself
between the sounds and open wide to suck it in.
i feel it move across my skin.
i'm reaching up and reaching out.
i'm reaching for the random or what ever will bewilder me.
and following our will and wind we may just go where no one's been.
we'll ride the spiral to the end and may just go where no one's been.
spiral out. keep going.
mevzubahis tool olunca her eserleri çok iyi oluyor da işte masterpiece sınıfı var işte bunların schism, vicarious, parabola, aenima, pneuma gibi, bu sınıfın bir parçasıdır bana göre.
devamını gör...
3.
tool’un en beğenilen albümündeki en beğenilen şarkılarından biridir.
genç yaşlarımda dinlediğimde sözlerin çok fazla havada kaldığını, bende herhangi bir karşılık bulmadığını, anlamlandıramağımı hatırlıyorum. zaman geçtikçe, yaş aldıkça ve tecrübe edindikçe bu şarkının aslında bir şey anlatmadığını, seni tutup bir yerlere çektiğini fark ettim. gerçi bu durum sadece bu şarkı özelindeki bir durum değil, tool’un asli görevinin bu olduğunu da zaman içinde anladım. tool senin için balık tutmaz. sana balık tutmayı da öğretmez. seni suya bakmaya zorlar. senin bilincini, algını ve içsel farkındalığını geliştiren bir araçtır tool. "şimdi sen al bu bizim müziği kullan, sorgula, ayıl ve sonra olmanı salık verdiğimiz şeye dönüş" der sana.
şarkının başındaki bebekken her şeyin siyah–beyaz görülme meselesi, o zamanlar görülen ve algılanan her şeyin çok kolay olduğunu, her şeyin iyi-kötü, doğru-yanlış şeklinde basitçe algılanabildiği, ancak sonra diğer renklerin fark edilmesiyle her şeyin karmaşıklaştığı, duyguların ve çelişkilerin grift bir hal aldığı, gri alanların fark edildiği, ezcümle artık büyümeye başlandığı sembolize ediyor. maynard bize "gördüğün şeyler arttıkça kafan da karışacak, fakat korkma, bu kötü bir şey değil" diyerek başlıyor şarkıya.
as below, so above sözleri, şarkının en can alısı kısmı. yukarıda ne varsa, aşağıda da o var gibi bir anlamı var. yani fiziksel alemle metafizik aleminde aynı şey var, yani evrende olan biten neyse bu senin iç dünyanın farklı bir yansımasıdır deniyor. senin kafan karışıksa dış dünyan da karışıktır, eğer sen iç dünyanda bir düzen kurarsan dışarıda gördüğün de değişir diyor tool. velhasıl “kendine bak” diyor. içine bak.
over thinking, over analyzing separates the body from the mind dizesi de şarkının can alıcı yerlerinden biri. türkçesi: aşırı düşünmek, aşırı analiz etmek, bedeni zihinden ayırır. tool burada bize “hele bi dur” diyor. her şeyi ölçmeye, anlamaya, yönetmeye, kontrol etmeye çalışırsan; hissetmek yerine düşünür, yaşamak yerine planlarla boğuşursun. hislerin körelir.
tool bu şarkıda bize insan olarak derinleşmeyi salık veriyor ve şarkının sonunda diyor ki: spiral out. keep going. buradaki spiral metaforu, düz olmayan bir yolu, dönüp durmayı, aynı hataları yapıp durmayı, aynı soruları sormayı sembolize ediyor. ne tam bir düzen hali ne de tam bir kaos hali. ve tool bize burada “bir yerlerde takıldığında, korktuğunda, aynı yerde dönüp durduğunu hissettiğin anda durma, hareket halinde olmaya devam et” diyor.
ilk dinlediğimde, çok büyük fikirler ortaya attığını ve büyük büyük sözler edildiğini düşünmüş, açıkçası biraz da anlaşılması zor bulmuştum. tam hatırlamıyorum ama muhtemelen henüz 20 yaşında bile değildim. geçen bu 25-30 yıl içinde her şeyin benim anladığım ve algıladığım gibi olmadığını tecrübe ettikçe, yani siyah-beyaz sandığım alanların aslında grilerle dolu olduğunu gördükçe, çok düşünerek ve çok analiz ederek kaçırdığım anları, harcadığım yılları fark ettikçe; şarkıda geçen 'rastlantıyı kucaklamak' fikrinin o kadar da romantik bir şey olmadığını, aksine yıllar içinde bir zaruret haline dönüştüğünü anladım.
zira hayat, insanın kafasına vura vura, kontrolü bırakmadığımız sürece ebemizin cinsel uzuvlarını her daim tersten göreceğimizi öğretiyor. aynı şekilde, şarkıda geçen spiralin de süslü bir metafor değil; yaşadıkça tecrübeye dönüşen bir hal olduğunu ve bu şarkının, birçok başka grubun şarkısında olduğu gibi bana ne yapmam gerektiğini buyurmak yerine, beni sadece hareket halinde tutmaya çalıştığını fark ettim.
unutmadan, bu şarkının giriş sözlerinde fibonacci dizisi kullanılmıştır. yani bu dizi, sözlerde geçen spiral halinde gelişim fikrinin matematiksel karşılığıdır. zira fibonacci dizisi, doğada görülen spiral büyümenin matematiksel ifadesidir. şarkı hem yapı hem de anlam olarak bu dizilim ile iç içe geçmiştir.
fibonacci dizisi şu şekilde ilerler: 1 – 1 – 2 – 3 – 5 – 8 – 13 – 21 – 34 – 55…
şarkının başlangıcındaki sözler ve hece sayıları şöyledir:
black - 1
then white - 2
are all ı see - 3
in my infancy - 5
sonra geri döner:
red and yellow then came to be - 8
reaching out to me - 5
lets me see - 3
genç yaşlarımda dinlediğimde sözlerin çok fazla havada kaldığını, bende herhangi bir karşılık bulmadığını, anlamlandıramağımı hatırlıyorum. zaman geçtikçe, yaş aldıkça ve tecrübe edindikçe bu şarkının aslında bir şey anlatmadığını, seni tutup bir yerlere çektiğini fark ettim. gerçi bu durum sadece bu şarkı özelindeki bir durum değil, tool’un asli görevinin bu olduğunu da zaman içinde anladım. tool senin için balık tutmaz. sana balık tutmayı da öğretmez. seni suya bakmaya zorlar. senin bilincini, algını ve içsel farkındalığını geliştiren bir araçtır tool. "şimdi sen al bu bizim müziği kullan, sorgula, ayıl ve sonra olmanı salık verdiğimiz şeye dönüş" der sana.
şarkının başındaki bebekken her şeyin siyah–beyaz görülme meselesi, o zamanlar görülen ve algılanan her şeyin çok kolay olduğunu, her şeyin iyi-kötü, doğru-yanlış şeklinde basitçe algılanabildiği, ancak sonra diğer renklerin fark edilmesiyle her şeyin karmaşıklaştığı, duyguların ve çelişkilerin grift bir hal aldığı, gri alanların fark edildiği, ezcümle artık büyümeye başlandığı sembolize ediyor. maynard bize "gördüğün şeyler arttıkça kafan da karışacak, fakat korkma, bu kötü bir şey değil" diyerek başlıyor şarkıya.
as below, so above sözleri, şarkının en can alısı kısmı. yukarıda ne varsa, aşağıda da o var gibi bir anlamı var. yani fiziksel alemle metafizik aleminde aynı şey var, yani evrende olan biten neyse bu senin iç dünyanın farklı bir yansımasıdır deniyor. senin kafan karışıksa dış dünyan da karışıktır, eğer sen iç dünyanda bir düzen kurarsan dışarıda gördüğün de değişir diyor tool. velhasıl “kendine bak” diyor. içine bak.
over thinking, over analyzing separates the body from the mind dizesi de şarkının can alıcı yerlerinden biri. türkçesi: aşırı düşünmek, aşırı analiz etmek, bedeni zihinden ayırır. tool burada bize “hele bi dur” diyor. her şeyi ölçmeye, anlamaya, yönetmeye, kontrol etmeye çalışırsan; hissetmek yerine düşünür, yaşamak yerine planlarla boğuşursun. hislerin körelir.
tool bu şarkıda bize insan olarak derinleşmeyi salık veriyor ve şarkının sonunda diyor ki: spiral out. keep going. buradaki spiral metaforu, düz olmayan bir yolu, dönüp durmayı, aynı hataları yapıp durmayı, aynı soruları sormayı sembolize ediyor. ne tam bir düzen hali ne de tam bir kaos hali. ve tool bize burada “bir yerlerde takıldığında, korktuğunda, aynı yerde dönüp durduğunu hissettiğin anda durma, hareket halinde olmaya devam et” diyor.
ilk dinlediğimde, çok büyük fikirler ortaya attığını ve büyük büyük sözler edildiğini düşünmüş, açıkçası biraz da anlaşılması zor bulmuştum. tam hatırlamıyorum ama muhtemelen henüz 20 yaşında bile değildim. geçen bu 25-30 yıl içinde her şeyin benim anladığım ve algıladığım gibi olmadığını tecrübe ettikçe, yani siyah-beyaz sandığım alanların aslında grilerle dolu olduğunu gördükçe, çok düşünerek ve çok analiz ederek kaçırdığım anları, harcadığım yılları fark ettikçe; şarkıda geçen 'rastlantıyı kucaklamak' fikrinin o kadar da romantik bir şey olmadığını, aksine yıllar içinde bir zaruret haline dönüştüğünü anladım.
zira hayat, insanın kafasına vura vura, kontrolü bırakmadığımız sürece ebemizin cinsel uzuvlarını her daim tersten göreceğimizi öğretiyor. aynı şekilde, şarkıda geçen spiralin de süslü bir metafor değil; yaşadıkça tecrübeye dönüşen bir hal olduğunu ve bu şarkının, birçok başka grubun şarkısında olduğu gibi bana ne yapmam gerektiğini buyurmak yerine, beni sadece hareket halinde tutmaya çalıştığını fark ettim.
unutmadan, bu şarkının giriş sözlerinde fibonacci dizisi kullanılmıştır. yani bu dizi, sözlerde geçen spiral halinde gelişim fikrinin matematiksel karşılığıdır. zira fibonacci dizisi, doğada görülen spiral büyümenin matematiksel ifadesidir. şarkı hem yapı hem de anlam olarak bu dizilim ile iç içe geçmiştir.
fibonacci dizisi şu şekilde ilerler: 1 – 1 – 2 – 3 – 5 – 8 – 13 – 21 – 34 – 55…
şarkının başlangıcındaki sözler ve hece sayıları şöyledir:
black - 1
then white - 2
are all ı see - 3
in my infancy - 5
sonra geri döner:
red and yellow then came to be - 8
reaching out to me - 5
lets me see - 3
devamını gör...