öne çıkanlar | diğer yorumlar

burak turna ve orkun uçar'ın ele aldığı gizli bir silahlı örgütümüzün çalışanı olan gökhan birdağ'ın dünyanın dibine çomak soktuğu harikulade seri.

ilk kitaptan sonra burak turna ve orkun uçar ayrılır.

burak turna gökhan birdağ üzerinden yoluna devam ederken orkun uçar daha çok gri takım dediği örgütteki en yetenekli koray ( kızıl şaman ) üzerinde yoğunlaşmıştır.

bu kitap ile unutmadığım en önemli olay 2007 yılında türkiye'yi işgal için amerikan uçaklarının doğudan ülkeye giriş yapması. tesadüfe bakın ki kitap yazıldıktan 3 yıl sonra yani 2007 'de amerika tarafından türkiye'ye bir hava sahasını ihlali gerçekleşmişti.

gazetelerde bile bu kitap ile alakalı başlıklar atılmıştı.
devamını gör...
birinci kitabını burak turna ve orkun uçar' ın birlikte yazdığı abd'nin türkiye'yi işgalini anlatan politik kurgu türündeki kitap.ortaokul zamanlarında okulun kütüphanesinde tesadüfen bulup bir günde bitirmiştim diğer kitaplarını da aynı senelerde bitirdim. iki sene önce kitap fuarında sekizinci kitabını da görünce satın aldım. kitabı okuyunca ben bunları zamanında nasıl okudum acaba diye merak etmedim değil ama insan arada böyle kitaplarda okumalı kanımca.
devamını gör...
2004 veya 2005 yılında çıkan bir roman.

gökhan birdağ isimli türk ajanının, kimliğini gizleyerek fransa da bir okulda pısırık bir öğretmen rolünde, odasına gelen kız öğrencinin öğretmene tuzak kurmaya çalışması, tuzağın gökhan tarafından odasında ki kamera ile boşa çıkartılması, müthiş. abd, türkiye'yi işgal ediliyor, buna karşı abd de bombalar patlıyor.
savaşı başlatan veya destekleyen kişinin gökhan tarafından soba veya fıçı içinde çıplak kendi diştaşı içinde çürümeye terk edilmesi, çok iç rahatlatan bir intikam türü.

devam kitapları, iki yazar ayrı olarak kitapları yazıyorlar;
yazar, orkun uçar'ın serisi; kayıp naaş, kızıl şaman, turan, tengri diye devam ediyor; üçüncü kitapta uyuyan hücre koray oyuna dahil oluyor, beşinci kitapta iki kahraman gökhan ve koray birlikte hareket ediyor.
devamını gör...
burak turna ve orkun uçar tarafından yazılmış olan roman,2004 yılında yayımlanmış ve ilk piyasaya sürüldüğünde büyük ilgi görmüştü.uzun yıllar önce okuduğum,içeriğini fazla hatırlayamadığım romanda amerika'nın türkiye'ye karşı savaş açtığı kurgu şeklinde anlatılıyor.anlatımda devlet yönetimindeki gerçek isimlere de yer veriliyor.
daha sonraki dönemlerde romanın yeni basımları ile serisi oluşturulurken ben sadece birinci basımı ve takip eden ikinci bölümün kitabını okumuştum.
devamını gör...
öncelikle ilk okuduğumda çok sürükleyici ve heyecan verici bulmuştum. dünya'nın en güçlü devleti tarafından ülkenin işgale uğraması konu itibariyle ilgi çekiciydi: "süper bir kitap bu" demiştim. o zamanlar yaş 20 idi.

5 sene sonra bir daha okudum. "ne kadar mantıksız bir kitapmış" dedim. mantıksız tarafı şu: savaşın nedeni ülkemizde bulunan bor madeni. bu madeni ihraç ediyormuşuz zaten. kaldı ki bu maden öyle aman aman, savaş çıkartacak şekilde çok değerli bir maden de değilmiş.

ayrıca bu kitabın birleşik devletlerin haber kanallarında bile tartışılması şaşırtıcıydı.

bir de kitabın bir yerinde amerikalı askerler adana'ya girdiklerinde millet kahvede sakince oturduğu yazılmış. milletin darbe girişimi sırasında mermilere kafa atabilme potansiyeli varken, bir işgal karşısında neler yapabileceğini siz hesap edin. bu durum, yazarların, toplumu tahlil edemediklerini göstermesi açısından önemlidir.
devamını gör...
amerika’nın hamaney’i öldürdüğü bir sabaha uyandık. bunun etkisi sadece iran’la sınırlı kalmaz. en yüksek olasılık, bölgenin daha da gerilmesi olur. türkiye de bu gerilimin dışında kalamaz. doğrudan savaş ihtimali düşük olabilir ama dolaylı baskı ihtimali yüksek. ekonomi, enerji, siber saldırılar ve medya üzerinden bir yıpratma süreci başlayabilir…
metal fırtına’daki anıtkabir’i vurma senaryosu gerçekleşti diyelim, biz bundan ne anlamalıyız. devletler bazen doğrudan ülkeye değil, sembollerine saldırır. amaç panik yaratmaktır. bugün de aynı şekilde fiziksel değilse bile, psikolojik ve sembolik hedefler üzerinden bir baskı kurulması olası…
medya ilk etkilenen alan olur. rt’nin maduro gibi bir saat içinde sepetlenmesi hiç fena ve şaşırtıcı olmaz. çünkü kriz anlarında önce bilgi akışı kontrol altına alınır. geçmişte fetö’nün neredeyse rt’yi sepetleyecek noktaya gelmiş olması da şunu gösteriyor bize, içeriden zayıflık oluşursa, dış baskı daha kolay sonuca ulaşır.
benim okuduğumdan izlediğimden anladığımsa, bu bir enerji savaşı… açık savaş ihtimali düşük ama çok yönlü baskı ihtimali yüksek. asıl mesele soğukkanlı kalabilmek. bu coğrafyada en büyük risk paniktir. metal fırtına kitabında söylenen ise savaş senaryoları heyecanlıdır ama gerçek hayatta barış en radikal cesarettir…

barışın kaybedeni olmaz…
devamını gör...
fetö tetikçisi timaş yayınevinden çıkma ılımlı islam* propagandası aracı kitap.

bu kitabın yazanların kapaktaki kişiler olduğunu kesinlikle düşünmüyorum, kitap algı oluşturması için bizzat amerikan yazarlar tarafından yazılmıştır. kapaktaki yazarlar olsa olsa çeviriye etiket vurmuş olabilirler.

çünkü kitapta neredeyse her sayfada türkçenin psikolinguistiğine aykırı günlük kullanımına uymayan ifadeler var.

basit bir örnek vereceğim, telsiz konuşmalarında sıklıkla cızırtılı arka ses tabiri geçiyor. kıyısından köşesinden eline telsiz almış hiç kimse cızırtılı arka ses demez. biz parazit deriz, cızırtılı arka ses bize yabancı bir ifadedir.

peki cızırtılı arka ses nedir, neden kitaba o şekilde geçmiştir, gelin anlatayım.

background noise; amerikan uçak kazalarında , polis telsizlerinde, ordu telsiz kayıtlarının yazıya dökülmesinde* arkaplandaki gürültüden dolayı anlaşılmayan konuşmaları belirtmek için kullanılır.

muhtemelen orijinal kitabı yazan amerikalı official* telsiz muhabere kurallarına uygun bir şekilde background noise ifadesini kullandı. kitabı çevirenin parazit demesi gerekirdi ancak eline hiç telsiz almamış hayatsız bir yıkık olduğu için bunu bilmiyordu ve hemen akla mantığa en yakın şekilde cızırtılı arka ses dedi.

ve böylece bu kitabın cia tarafından propaganda amaçlı yazdırılıp kendilerine yakın yayınevlerinde bastırılıp pazarlandığı ifşa olmuş oldu.

şimdi olaysız dağılalım.
devamını gör...
dandik oğlu dandik bir romanla çok güzel para kaldırmıştı yazarları.

sonra taksim'de bir ofis tutup bütün parayı haybeye kiraya vermişler, beş senede yalan etmişler diye şehir efsanesi vardı.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"metal fırtına" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim