1.
düzenli olarak metrobüs yolculuğu yapan, metrobüsün hayatının bir parçası olduğu kişi.
devamını gör...
2.
atletik bir insandır, kitleleri yararak metrobüse binmeyi yahut metrobüsten inmeyi alışkanlık hâline getirmiştir. hafif paranoyaklık da vardır, "ya inemezsem?" diye gerim gerim gerildiği için 3-5 durak önceden kapıya doğru hareketlenir.
devamını gör...
3.
değilim efendim. ne metrobüs, ne otobüs ne bokobüs ne püsürbüs hiçbiri değilim.
şahsi araç insanıyım ben, karbon ayak izinin anasını ağlatayım, hatalı sollamalar yapayım, yollar gidişime kızlar duruşuma hasta olsun istiyorum. ama bilin bakalım ne eksik?
şahsi araç insanıyım ben, karbon ayak izinin anasını ağlatayım, hatalı sollamalar yapayım, yollar gidişime kızlar duruşuma hasta olsun istiyorum. ama bilin bakalım ne eksik?
devamını gör...
4.
vurdumduymazlık konusunda insanı çileden çıkarmaya muktedirlerdir.
ne zaman insanların da benim gibi bir mücadele içerisinde, ulaşmaya çalıştığı şeyler için belli başlı emek verdiğini ve onların da bu doğrultuda bana katlandığını düşünüp, daha makul bir bakış açısı ile değerlendirsem beni bir şekilde pişman ediyorlar bunun için.
kalabalıktan hiç haz etmeyen biri olarak, mecburen metrobüs kullandığımda anadolu yakasına gecmeyeceksem zincirlikuyu otobüsünü tercih ederim. her zaman daha az kalablik olur. oturacak yer olmasa dahi ayakta giderken oldukça nezihtir söğütlüçeşme otobüsüne göre. dün de yine zincirlikuyu otobüsüne bindim. ayakta insan sayısı epey azdı. rahat rahat ayakta yolculuk yapılabilir yani.
birkac durak sonra iki kişi bindi. oldukça genç. ben orta koltuğun önünde, cam kenarindaki köşedeyim ve başka da kimse yok o boşlukta. bu iki hanım kız geldi ikisi de benim önünde durdugum koltuğun koridor kısmındaki direğe tutundu. sırtında çanta var birinin. çantayı yasladı bana. kocaman ve bomboş alanda sıkışmaya başladım. yaslanıyor da yaslanıyor. ben de bir toparlanıp yükümü ona verdim. tık yok. asla az geri çekilmiyor. o bana ben ona yaslanirken artık bunaldım ve uyardım kibarca.
bozuldu, geri çekildi. hayır anlamıyorum nedir bu temas bağımlılığı. duyu organların mi işlevsiz, sen neden rahatsız olmuyorsun mesela? yer olmasa neyse de otobüs boş be. cidden embesil gibi görünüyor bu kişiler bana.
bir diğeri de, metrobüs gelince oturacak yer yok diye binmeyen ama kenara da çekilmeyen davar sürüsü.
hocam pardon da mecidiyeköy'den bilmiyorsun metrobüse, seni koltuk bulacağına ikna eden şey ne? hadi ikna oldun bana ne de, benim yolumu niye kapatıyorsun? ben ayakta da olsa gideceğim yani, zaman önemli! kendini kilitliyor kapının önüne ne inene müsade var ne binecek olana... ne istiyorsun, neyi protesto ediyorsun?
ne zaman insanların da benim gibi bir mücadele içerisinde, ulaşmaya çalıştığı şeyler için belli başlı emek verdiğini ve onların da bu doğrultuda bana katlandığını düşünüp, daha makul bir bakış açısı ile değerlendirsem beni bir şekilde pişman ediyorlar bunun için.
kalabalıktan hiç haz etmeyen biri olarak, mecburen metrobüs kullandığımda anadolu yakasına gecmeyeceksem zincirlikuyu otobüsünü tercih ederim. her zaman daha az kalablik olur. oturacak yer olmasa dahi ayakta giderken oldukça nezihtir söğütlüçeşme otobüsüne göre. dün de yine zincirlikuyu otobüsüne bindim. ayakta insan sayısı epey azdı. rahat rahat ayakta yolculuk yapılabilir yani.
birkac durak sonra iki kişi bindi. oldukça genç. ben orta koltuğun önünde, cam kenarindaki köşedeyim ve başka da kimse yok o boşlukta. bu iki hanım kız geldi ikisi de benim önünde durdugum koltuğun koridor kısmındaki direğe tutundu. sırtında çanta var birinin. çantayı yasladı bana. kocaman ve bomboş alanda sıkışmaya başladım. yaslanıyor da yaslanıyor. ben de bir toparlanıp yükümü ona verdim. tık yok. asla az geri çekilmiyor. o bana ben ona yaslanirken artık bunaldım ve uyardım kibarca.
bozuldu, geri çekildi. hayır anlamıyorum nedir bu temas bağımlılığı. duyu organların mi işlevsiz, sen neden rahatsız olmuyorsun mesela? yer olmasa neyse de otobüs boş be. cidden embesil gibi görünüyor bu kişiler bana.
bir diğeri de, metrobüs gelince oturacak yer yok diye binmeyen ama kenara da çekilmeyen davar sürüsü.
hocam pardon da mecidiyeköy'den bilmiyorsun metrobüse, seni koltuk bulacağına ikna eden şey ne? hadi ikna oldun bana ne de, benim yolumu niye kapatıyorsun? ben ayakta da olsa gideceğim yani, zaman önemli! kendini kilitliyor kapının önüne ne inene müsade var ne binecek olana... ne istiyorsun, neyi protesto ediyorsun?
devamını gör...
"metrobüs insanı" ile benzer başlıklar
metrobüs
66