müge anlı esra erol gibi televizyon programlarının kaldırılmaması sorunu
başlık "guardian" tarafından 29.01.2021 19:19 tarihinde açılmıştır.
1.
ya benim programları yapan insanlarla falan derdim yok ama bu programların sorunu her tv programı gibi işi şova dökmeleri. insanların acılarını televizyona kurban edip toplumsal ahlaka zarar vermeleri. işlerine gelmeyen ucu kendine dokunan olayların da üstünü örtmeleri (bkz: aleyna çakır) bu bir tek beni mi rahatsız ediyor ya. yok mu savcı avukat olan bir yazarımız bu programlar neden davalanmıyor bize açıklasın.
devamını gör...
2.
toplumun ahlakına zarar vermiyorlar, toplum zaten ahlaksız.
devamını gör...
3.
müge anlı kişisi patronlarından emir alınca apar topar araştırmaya gittiği rabia naz olayından topuklamıştır. dobraymış. ancak adı lazım değil palu ailesi gibi aklıyla oynanmaya müsait birkaç köylüyü soyan bir diğer köylü kurnazını açığa çıkararak reyting alır. ya bir insan çıkıp nasıl dedektifmiş, polismiş yahut adli bir mesleğe sahipmiş gibi cinayet gibi davaları çözmeye çalışabilir?
esra erol da evlilik programları yalan olunca başka karıya başka kocaya kaçan insanların kaosu üzerinden reyting topluyor bildiğim kadarıyla. nispeten daha zararsız.
esra erol da evlilik programları yalan olunca başka karıya başka kocaya kaçan insanların kaosu üzerinden reyting topluyor bildiğim kadarıyla. nispeten daha zararsız.
devamını gör...
4.
bu iki programda mutlaka ağlayan kadınlar görürüz. kadın gözyaşları üzerinden ajitasyon yapılarak reytingi de topluyorlar.
devamını gör...
5.
kanal batar da ondan. bizim milletimiz başkasının acısını feyz alıp şükretmeyi çok sever çünkü.
devamını gör...
6.
bazı insanları rahatsız eden durum.
aslında aleyna çakır olayının üstü örtülmedi. gelişme oldukça programda veriliyor. her gün takip ettiğim için biliyorum. en son dna örnekleriyle ilgili araştırma yapılacaktı. oradan gelecek sonuç bekleniyor. hatta ümitcan'ın abisi müge anlı'yı tehdit ediyor sosyal medya üzerinden "kardeşimin intikamı ıvır zıvır" diyerek.
rabia naz olayına gelince... dobralık falan denmiş ama her insanın sınırları var. özellikle de türkiye gibi ülkelerde... bir düşünce deneyi yapalım. bir yere kadar çok dürüst olup her olayın üzerine gidebilirsiniz ama eğer işin içinde herhangi bir tehdit varsa, üstelik o tehdit doğrudan size değil sevdiklerinize olursa ne yapardınız mesela? "bana ne! kime ne oluyorsa olsun..." diyebilir miydiniz ya da diyebilecek olan kaç kişi var burada? bu kadının o konuyla ilgili olarak ne yaşadığını hiçbirimiz bilmiyoruz, değil mi? üstelik bir programında "her şeyi burada anlatamıyoruz. bir gün kitap yazmayı düşünüyorum. bazı şeyleri öğrenirsiniz" demişti.
olaylara biraz farklı açılardan bakmaya çalışın. her madalyonun iki yüzü vardır. hep tek taraflı bakılmaz. bu kadın en fazla olayın üzerine ısrarla giderdi, büyük ihtimalle de kimseye bir şey duyuramadan susturulurdu. program da biterdi. bunun kime ne faydası olacaktı? şimdi en azından programın devamı ile birtakım davalar tekrar açılıyor, dolandırıcı tipler tüm türkiye'den şikayetler gelince çete bağlantılarıyla beraber yakalanıyor, farklı şehirlerden yapılan ihbarlarla dosyalar birleştiriliyor vs...
toplumun ahlakını bunlar bozmuyor. toplumun bir kesimi zaten ahlaksız. üstelik altı üstü 1-2 program izlediği için ahlakı bozulan varsa, program bahanedir. o kişi her türlü bahane bulur, ahlakını yine bozar.
esra erol'u izlemediğim için pek yorum yapmayacağım. onu da bilenler değerlendirir.
aslında aleyna çakır olayının üstü örtülmedi. gelişme oldukça programda veriliyor. her gün takip ettiğim için biliyorum. en son dna örnekleriyle ilgili araştırma yapılacaktı. oradan gelecek sonuç bekleniyor. hatta ümitcan'ın abisi müge anlı'yı tehdit ediyor sosyal medya üzerinden "kardeşimin intikamı ıvır zıvır" diyerek.
rabia naz olayına gelince... dobralık falan denmiş ama her insanın sınırları var. özellikle de türkiye gibi ülkelerde... bir düşünce deneyi yapalım. bir yere kadar çok dürüst olup her olayın üzerine gidebilirsiniz ama eğer işin içinde herhangi bir tehdit varsa, üstelik o tehdit doğrudan size değil sevdiklerinize olursa ne yapardınız mesela? "bana ne! kime ne oluyorsa olsun..." diyebilir miydiniz ya da diyebilecek olan kaç kişi var burada? bu kadının o konuyla ilgili olarak ne yaşadığını hiçbirimiz bilmiyoruz, değil mi? üstelik bir programında "her şeyi burada anlatamıyoruz. bir gün kitap yazmayı düşünüyorum. bazı şeyleri öğrenirsiniz" demişti.
olaylara biraz farklı açılardan bakmaya çalışın. her madalyonun iki yüzü vardır. hep tek taraflı bakılmaz. bu kadın en fazla olayın üzerine ısrarla giderdi, büyük ihtimalle de kimseye bir şey duyuramadan susturulurdu. program da biterdi. bunun kime ne faydası olacaktı? şimdi en azından programın devamı ile birtakım davalar tekrar açılıyor, dolandırıcı tipler tüm türkiye'den şikayetler gelince çete bağlantılarıyla beraber yakalanıyor, farklı şehirlerden yapılan ihbarlarla dosyalar birleştiriliyor vs...
toplumun ahlakını bunlar bozmuyor. toplumun bir kesimi zaten ahlaksız. üstelik altı üstü 1-2 program izlediği için ahlakı bozulan varsa, program bahanedir. o kişi her türlü bahane bulur, ahlakını yine bozar.
esra erol'u izlemediğim için pek yorum yapmayacağım. onu da bilenler değerlendirir.
devamını gör...
7.
kimin kimi yönettiği ile alakalıdır. tek kanallı dönemde türkçe böyle konuşulur, şundan eğlenir bundan eğlenmezsiniz diye yukarıdan aşağıya sunulan dönemden, biz birbirimizin karısını kaçıran, kendi çoluk çocuğumuzu öldüren milletiz, bize onu göster diyen kişilere, yani aşağıdan yukarıya içerikleri talep eden topluma sunulan programlardır. sanıyorum rekabet ile alakalıdır.
bu arada tr'de bu programları yerin dibine sokarken böyle bir yapının nereye gidebileceğini öngöremiyoruz, ama çok daha acımasız örneklerde var. örneğin amerika'da çocuk senden mi benden mi diye yarışma programları var, program esnasında millet birbirine giriyor ve yayın durmuyor. küfür kıyamet, aklını yersin. insan her yerde aynı insan velasıl, kokuşmuş.
bu arada tr'de bu programları yerin dibine sokarken böyle bir yapının nereye gidebileceğini öngöremiyoruz, ama çok daha acımasız örneklerde var. örneğin amerika'da çocuk senden mi benden mi diye yarışma programları var, program esnasında millet birbirine giriyor ve yayın durmuyor. küfür kıyamet, aklını yersin. insan her yerde aynı insan velasıl, kokuşmuş.
devamını gör...
"müge anlı esra erol gibi televizyon programlarının kaldırılmaması sorunu" ile benzer başlıklar
müge anlı
128