#ödüllü filmler
yönetmen koltuğunda çağan ırmak'ın yer aldığı 2003 yapımlı yerli dram/gerilim filmidir. konu; mükemmel bir aileye ve hayata sahip mustafa adındaki karakter etrafında dönmektedir. bir kaza, bu mükemmel hayatı perdeleyecek ve gizemli hikayenin izlerini gösterecektir.
yönetmen:çağan ırmak
oyuncular: fikret kuşkan
nejat işler
başak köklükaya
şerif sezer
ferit aktuğ
emre başak
zeynep eronat
oyuncular: fikret kuşkan
nejat işler
başak köklükaya
şerif sezer
ferit aktuğ
emre başak
zeynep eronat
antalya altın portakal film festivali 2004
behlül dal jüri özel ödülü en iyi film
altın portakal en iyi müzik, orijinal şarkı
sadri alışık tiyatro ve sinema ödülleri 2005
sadri alışık sinema ödülü en iyi yardımcı kadın oyuncu
türkiye sinema eleştirmenleri derneği (siyad) ödülleri 2004
siyad ödülü en iyi yardımcı kadın oyuncu
behlül dal jüri özel ödülü en iyi film
altın portakal en iyi müzik, orijinal şarkı
sadri alışık tiyatro ve sinema ödülleri 2005
sadri alışık sinema ödülü en iyi yardımcı kadın oyuncu
türkiye sinema eleştirmenleri derneği (siyad) ödülleri 2004
siyad ödülü en iyi yardımcı kadın oyuncu
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "demir baybars" tarafından 10.11.2020 20:45 tarihinde açılmıştır.
1.
bugüne değin, kocasını aldatan ceren'i * haklı çıkarmak uğruna söylenmemiş şey kalmadı. yok mustafa anlayışsız, yok despot, yok kadın ilgiye gereksinim duyuyordu, bin tane zırva. toplanın şimdi size gerçekleri anlatıyorum.
--! spoiler !--
bu kadınlara asla yaranamazsın. olmaz yani mümkün değil. filmi seyredenler bilir. mustafa, yoksullukla geçen çocukluk döneminde meseleye uyanmış ve türk milletinin bir arpa boyu yol alamamasının nedenlerini çözmüştür. bu nedenleri filmde defalarca yüzümüze vurur mustafa. örneğin iletişimsizlik konusu; kendisini dinlemeyip kaparili makarna getiren garson veya birbirleriyle konuşup anlaşmadıkları için yanlış iş yapan çalışanlar. mustafa her iki gruba da hak ettikleri gibi derslerini verir. vizyonsuzluk ve küçük hesapçılıkta da bizim milletin üzerine yoktur. üç kuruş parayı kitabına uydurup cebine indirmeye çalışan, mustafa'nın deyimiyle "küçük kemirgen" sözümona beyaz yakalı. yine aynı şekilde paranın köpeği olma mevzuu. rüşvet gelecek diye hastalarla ilgili bilgi toplayan hademe mesela. böyle uzar gider bu...
mustafa, türk toplumunun geri kalmaya yol açan tüm bu özelliklerini iyice kavramış ve kendini arındırmayı bilmiştir. fukara bir aileden gelmiş olmasına karşın çok çalışmış, azmetmiş ve başarmıştır. kendi işini kurmuş, ünlü bir iş insanıdır o. patrondur. güzel bir villada oturmaktadır. karısının eli soğuk sudan sıcak suya değmemektedir. bir eli yağda bir eli baldadır kadının. filmin başında mustafanın karısını aniden kucaklayıp yatak odasına kadar götürmesinden anlayabileceğimiz üzere cinsel açıdan da tatmin olmaktadır.
fakat en başta ne demiştik. bu kadınlara yaranılır mı? yaranılmaaz. 10 yılı aşkın süredir mustafa sayesinde yediği önünde yemediği arkasında olan kadın, sıkılmıştır. niçin efenim? mustafa anlayışsızmış. kendisini dinlemiyormuş. bak hele. ulan bu filmde mustafa sırf dişlerini fırçaladığı için bile suçlu gösterildi be. yok neymiş, akşam yemeğine giderken, mustafa kıyafetini beğenmeyip başka bir elbise alıp vermiş. ulan, adam sana sürpriz yapıyor. senin yemekte güzel giyinmeni istiyor. senin için çalışıyor çabalıyor ama yok. prensesimiz heyecan istiyor. gördü zaten en sonunda heyecanı.
kocasının parası sayesinde otobüs minibüs yerine taksiye binebilen (kendi arabası da olan aynı zamanda) kadın, yine mustafadan sıkıldığı bir gün gider sırf güleryüzlü diye muhtemelen leş gibi kokan taksiciyle arabada birlikte olur. küsküyü çok sevmiş olacak ki aylar boyunca cebinde beş kuruş parası olmayan bir baltaya sap olamamış taksiciyle orda burda yatar sevişir. e madem taksiciyi çok sevdin, boşa mustafayı git taksiciyle evlen. yook, prensesimiz o kadar salak mı? burada merkez bankası gibi para basan, kendisine lüks bir hayat yaşatan mustafayı bırakır mı hiç? taksiciden hevesini aldıktan sonra, son bir sevişmeyi ihmal etmeden, kimsenin yüzüne bakamıyorum, kendimi suçlu hissediyorum, mustafayı seviyorum gibi ayaküstü kırk tane yalan uydurup taksicinin götüne tekmeyi basar. çünkü bilir ki taksici ipsiz sapsızdır. ondan alacağı artık kalmamıştır. sırada yeni maceralar vardır. fakat bilmez ki bir tır karşıdan usul usul yaklaşmaktadır.
karısı için yıllar boyu didinip durmuş eh biraz da yaşlanmaya başlamış mustafa, her şeye rağmen aşık olduğu kadının kendisini aldattığına inanmaz. taksicinin tecavüz ettiğini düşünür yine de karısının böyle bir şey yapabileceğine inanmaz. ama ne dedik işte en başta. kadınlara iyilik yaramaz birader.
--! spoiler !--
--! spoiler !--
bu kadınlara asla yaranamazsın. olmaz yani mümkün değil. filmi seyredenler bilir. mustafa, yoksullukla geçen çocukluk döneminde meseleye uyanmış ve türk milletinin bir arpa boyu yol alamamasının nedenlerini çözmüştür. bu nedenleri filmde defalarca yüzümüze vurur mustafa. örneğin iletişimsizlik konusu; kendisini dinlemeyip kaparili makarna getiren garson veya birbirleriyle konuşup anlaşmadıkları için yanlış iş yapan çalışanlar. mustafa her iki gruba da hak ettikleri gibi derslerini verir. vizyonsuzluk ve küçük hesapçılıkta da bizim milletin üzerine yoktur. üç kuruş parayı kitabına uydurup cebine indirmeye çalışan, mustafa'nın deyimiyle "küçük kemirgen" sözümona beyaz yakalı. yine aynı şekilde paranın köpeği olma mevzuu. rüşvet gelecek diye hastalarla ilgili bilgi toplayan hademe mesela. böyle uzar gider bu...
mustafa, türk toplumunun geri kalmaya yol açan tüm bu özelliklerini iyice kavramış ve kendini arındırmayı bilmiştir. fukara bir aileden gelmiş olmasına karşın çok çalışmış, azmetmiş ve başarmıştır. kendi işini kurmuş, ünlü bir iş insanıdır o. patrondur. güzel bir villada oturmaktadır. karısının eli soğuk sudan sıcak suya değmemektedir. bir eli yağda bir eli baldadır kadının. filmin başında mustafanın karısını aniden kucaklayıp yatak odasına kadar götürmesinden anlayabileceğimiz üzere cinsel açıdan da tatmin olmaktadır.
fakat en başta ne demiştik. bu kadınlara yaranılır mı? yaranılmaaz. 10 yılı aşkın süredir mustafa sayesinde yediği önünde yemediği arkasında olan kadın, sıkılmıştır. niçin efenim? mustafa anlayışsızmış. kendisini dinlemiyormuş. bak hele. ulan bu filmde mustafa sırf dişlerini fırçaladığı için bile suçlu gösterildi be. yok neymiş, akşam yemeğine giderken, mustafa kıyafetini beğenmeyip başka bir elbise alıp vermiş. ulan, adam sana sürpriz yapıyor. senin yemekte güzel giyinmeni istiyor. senin için çalışıyor çabalıyor ama yok. prensesimiz heyecan istiyor. gördü zaten en sonunda heyecanı.
kocasının parası sayesinde otobüs minibüs yerine taksiye binebilen (kendi arabası da olan aynı zamanda) kadın, yine mustafadan sıkıldığı bir gün gider sırf güleryüzlü diye muhtemelen leş gibi kokan taksiciyle arabada birlikte olur. küsküyü çok sevmiş olacak ki aylar boyunca cebinde beş kuruş parası olmayan bir baltaya sap olamamış taksiciyle orda burda yatar sevişir. e madem taksiciyi çok sevdin, boşa mustafayı git taksiciyle evlen. yook, prensesimiz o kadar salak mı? burada merkez bankası gibi para basan, kendisine lüks bir hayat yaşatan mustafayı bırakır mı hiç? taksiciden hevesini aldıktan sonra, son bir sevişmeyi ihmal etmeden, kimsenin yüzüne bakamıyorum, kendimi suçlu hissediyorum, mustafayı seviyorum gibi ayaküstü kırk tane yalan uydurup taksicinin götüne tekmeyi basar. çünkü bilir ki taksici ipsiz sapsızdır. ondan alacağı artık kalmamıştır. sırada yeni maceralar vardır. fakat bilmez ki bir tır karşıdan usul usul yaklaşmaktadır.
karısı için yıllar boyu didinip durmuş eh biraz da yaşlanmaya başlamış mustafa, her şeye rağmen aşık olduğu kadının kendisini aldattığına inanmaz. taksicinin tecavüz ettiğini düşünür yine de karısının böyle bir şey yapabileceğine inanmaz. ama ne dedik işte en başta. kadınlara iyilik yaramaz birader.
--! spoiler !--
devamını gör...
2.
mustafa her konuda haklıdır bu filmde. başak köklükaya bile olsa yapan, yapılanların mazereti yoktur. travmatik bir çocuğu kudretli bir patrona dönüştüren mustafa’yı takdir etmek gerekir.
devamını gör...
3.
çağan ırmak'ın ilk filmlerinden benim de en beğendiğim filmi belki de. varoloşçuluk bakış açısıyla izlendiğinde hayatın anlamı/anlamsızlığı ve varoluşsal sancıların nelere yol açabileceğini çok iyi bir şekilde aktarmış çağan ırmak.
devamını gör...
4.
isminden midir nedir bilmiyorum ama bir süre hiç sallamadığım, daha sonra arkadaşımın sürekli filmden alıntılar yapmasına katlanamayarak izlemek zorunda kaldığım, ve de filmin başından sonuna kitlendiğim, tam anlamıyla insanı çarpan çağan ırmak yapıtı…
yanlış hatırlamıyorsam şöyle bir diyalog vardı:
fikret kuşkan : sizin bokunuz da pis kokar ...
nejat işler : abi kusura bakma ama bok bu herkesinki kokar...
fikret kuşkan : benimki kokmaz ulaan !!!
yanlış hatırlamıyorsam şöyle bir diyalog vardı:
fikret kuşkan : sizin bokunuz da pis kokar ...
nejat işler : abi kusura bakma ama bok bu herkesinki kokar...
fikret kuşkan : benimki kokmaz ulaan !!!
devamını gör...
5.
herkesin gözünden göstermiştir filmdir. herkes hem haklı hem de haksızdır. iyi bir empati ile mustafa olur mustafaya hak verirsin. taksici olur taksiciye hak verirsin. kadın olursun of be daş gibi oldum dersin.
devamını gör...
6.
bir çağan ırmak filmidir.
nejat işler, fikret kuşkan, başak köklükaya ve elbette şerif sezer’in oynadığı filmdir. filmdeki oyunculukları çok beğendiğimi hatırlıyorum ama özellikle fikret kuşkan ve şerif sezer’e hayran kalmıştım.

mustafa hakkında her şeyi merak ediyor muydum izlediğim zaman bilmiyorum ama filmi izledikten sonra mustafa hakkında öğrendiklerim beni rahatsız etti açıkçası.
bir trafik kazasının ardından öğrenmeye başladım mustafa hakkında her şeyi. trafik kazasının mustafa ile doğrudan ilişkisi yoktu belki ama fiziksel olmasa da çok büyük yaralar aldı mustafa bu can kaybına da neden olan kazada.
şunu düşündüm filmi izlerken: insan olan biten her şeye anlam vermek istiyor. anlamadığı, eksikleri olan, zihninde bir türlü tamamlayamadığı her şey hayatını zindan ediyor insanın.
varoluşsal sancılarımızın çoğu içinden çıkamadığımız anlamsızlıklar yüzünden.
filmin en önemli sahnelerinden birinde, sona doğru, tam olması gereken yerde usul usul çalmaya başlayan mor ve ötesi’nin şarkısı da aslında filme hem yeni bir boyut kazandırmış hem de filmin anlatmak istediklerine dili döndüğünce tercüman olmuş:
bir derdim var!
nejat işler, fikret kuşkan, başak köklükaya ve elbette şerif sezer’in oynadığı filmdir. filmdeki oyunculukları çok beğendiğimi hatırlıyorum ama özellikle fikret kuşkan ve şerif sezer’e hayran kalmıştım.

mustafa hakkında her şeyi merak ediyor muydum izlediğim zaman bilmiyorum ama filmi izledikten sonra mustafa hakkında öğrendiklerim beni rahatsız etti açıkçası.
bir trafik kazasının ardından öğrenmeye başladım mustafa hakkında her şeyi. trafik kazasının mustafa ile doğrudan ilişkisi yoktu belki ama fiziksel olmasa da çok büyük yaralar aldı mustafa bu can kaybına da neden olan kazada.
şunu düşündüm filmi izlerken: insan olan biten her şeye anlam vermek istiyor. anlamadığı, eksikleri olan, zihninde bir türlü tamamlayamadığı her şey hayatını zindan ediyor insanın.
varoluşsal sancılarımızın çoğu içinden çıkamadığımız anlamsızlıklar yüzünden.
filmin en önemli sahnelerinden birinde, sona doğru, tam olması gereken yerde usul usul çalmaya başlayan mor ve ötesi’nin şarkısı da aslında filme hem yeni bir boyut kazandırmış hem de filmin anlatmak istediklerine dili döndüğünce tercüman olmuş:
bir derdim var!
devamını gör...
7.
filmin adı bir evlilikten kesitler falan da olabilirmiş. bence her çift evlilik kararı almadan önce izlemeli ve yorumlarını yazıp okumaları için birbirine vermeli. ne çıkacak bilemezsiniz denemekte fayda var.
devamını gör...
8.
adından başta atatürk ile ilgili bir film olduğunu sanmıştır çoğu kişi muhtemelen. izlediğim en iyi türk filmlerinden biri. malum çağan ırmak gerçekten de çok orijinal işler çıkartıyor ve sanki taksi şoförlerine de ibretlik bir yapım olmuş. taksiciyi oynayan nejat işler'in en iyi performans gösterdiği filmlerden biri olup mor ve ötesi'nin bir derdim var şarkısı bu film içindir.
devamını gör...
9.
çağan ırmak filmidir. çağan ırmak'ın film afişinde herşey yazılmasına neden göz yumduğunu hiç anlayamıyorum.
emekli türkçe öğretmeni edasıyla, şey daima ayrı yazılır diye bilgi notumuzu bırakıp filme bakalım.
fikret kuşkan, başak köklükaya ve nejat işler başrollerdedir. mustafa'nın çilekeş anasını da çağan ırmak'ın gözdesi şerif sezer oynar. türüne gelince, sinemamızda fazla benimsenmeyen, psikolojik-gerilim filmi olarak tanımlanabilir.
mustafa, anadolu'dan istanbul'a gelmiş, başarılı ve zengin olmuş, mümkün mertebe geçmişinden uzak duran, evli, bir çocuk babası yüksek egolu bir adamdır.
bir kaza haberi alır ve tüm dünyası sırça bir köşk gibi dağılır.
karısı fikret adında bir taksici ile birliktedir. bu kadar basit, sıradan bir adamda mustafa'da olmayan ne vardır? mustafa bunu öğrenmek için her yolu deneyecektir.
mustafa ve annesinin diyalogları beni çok etkiler filmi ne zaman izlesem. özellikle annesinin mustafa'ya filmin bir kaç sahnesinde söylediği 'sen bilirsin deyince kavga bitermiş.' sözüne çok kıymet veririm, çok da kullanırım. ıssız adam'da alper ve annesinin ilişkisi gibi yaralı ya da ne bileyim kırık bir şeyler vardır aralarında.
filmimiz 2003 yapımı, dolayısıyla çekim kalitesi ilk kez izleyecekler için biraz eski ve yıpranmış gelebilir. 20 yıl geçmiş neredeyse üzerinden.
objektif olmaya çalışıyorum ancak en sevdiğim oyuncu başrolde, beğendiğim yönetmen çekmiş, konusu benim için ilgi çekici bir film olduğundan öznelliğimi fark etmiş olabilirsiniz.
tüm kusurlarına rağmen 10 numara filmdir. izlemediyseniz, mutlaka izleyin. pişman olmayacaksınız.
emekli türkçe öğretmeni edasıyla, şey daima ayrı yazılır diye bilgi notumuzu bırakıp filme bakalım.
fikret kuşkan, başak köklükaya ve nejat işler başrollerdedir. mustafa'nın çilekeş anasını da çağan ırmak'ın gözdesi şerif sezer oynar. türüne gelince, sinemamızda fazla benimsenmeyen, psikolojik-gerilim filmi olarak tanımlanabilir.
mustafa, anadolu'dan istanbul'a gelmiş, başarılı ve zengin olmuş, mümkün mertebe geçmişinden uzak duran, evli, bir çocuk babası yüksek egolu bir adamdır.
bir kaza haberi alır ve tüm dünyası sırça bir köşk gibi dağılır.
karısı fikret adında bir taksici ile birliktedir. bu kadar basit, sıradan bir adamda mustafa'da olmayan ne vardır? mustafa bunu öğrenmek için her yolu deneyecektir.
mustafa ve annesinin diyalogları beni çok etkiler filmi ne zaman izlesem. özellikle annesinin mustafa'ya filmin bir kaç sahnesinde söylediği 'sen bilirsin deyince kavga bitermiş.' sözüne çok kıymet veririm, çok da kullanırım. ıssız adam'da alper ve annesinin ilişkisi gibi yaralı ya da ne bileyim kırık bir şeyler vardır aralarında.
filmimiz 2003 yapımı, dolayısıyla çekim kalitesi ilk kez izleyecekler için biraz eski ve yıpranmış gelebilir. 20 yıl geçmiş neredeyse üzerinden.
objektif olmaya çalışıyorum ancak en sevdiğim oyuncu başrolde, beğendiğim yönetmen çekmiş, konusu benim için ilgi çekici bir film olduğundan öznelliğimi fark etmiş olabilirsiniz.
tüm kusurlarına rağmen 10 numara filmdir. izlemediyseniz, mutlaka izleyin. pişman olmayacaksınız.
devamını gör...
10.
buradaki mustafa maksimalisttir. herşey mükemmel bir şekilde düzgün işlese hiçbir sorun olmaz. mustafa burada haklıdır. ancak kendi bu kadar mükemmel, zengin ve güçlü bir adamken aynı zamanda duygularını aşırı derecede bastırmıştır. kendisi mükemmel bir insanken, karısı neden onu aldatmıştır? bu kadın taksici de ne buldu da ona koşa koşa gitti ? film bu soruların cevabını arar.
filmin sonunda mustafa cevabı öğrenir. bu kadar spoiler yeter
filmin sonunda mustafa cevabı öğrenir. bu kadar spoiler yeter
devamını gör...
11.
adı çok dikkatimi çektiği için izlediğim bir filmdi.
çağan ırmak çekimlerine ve oyuncu seçimlerine defalarca kez izlediğim asmalı konak'tan bir hayli alışkın olduğum için tanıdık çekimlerle tanıdık yüzleri görmek hoştu. şimdilerde de nejat işler aynı ben ya diyen gençler nejat işler'in oynadığı filmleri tavaf ediyor diye tekrar adı geçmeye başladı filmin.
mustafa isimli kibir âbidesi birinin mutlu giden evlilik, çocuk, iş, başarı dolu hayatının bir günde, bir kazayla değişmesi konu alınmaktadır..
mustafa'nın karısı kaza yapmıştır. kendisi ölüp gitse de ardında bıraktığı kişi, mustafa'yı kuşkulandırır. artık zengin mutlu iş adamı değil; hem geçmişiyle hem de gelecekte öğrenecekleriyle yüzleşecek bir adam olmuştur. eski karanlık günleri yavaş yavaş hatırlıyordur. karabasanları onu tekrar rahatsız ediyordur. inkar ettiği tüm geçmişi ve yaratmak istediği o yeni adam, eşinin ölümüyle beraber ölmüştür.
eşiyle aynı arabada olan ama kazada ölmeyen adamın peşine düşmüştür. onu hapsetmiş, sorgulamaya başlamıştır. eşiyle aralarında ne olup bittiğini ayrıntılı şekilde öğrenmek istemiştir. nejat işler'in oynadığı bu ikinci adam rolünün de taksi sahneleri hâlâ döner durur.
eşi ve eşinin kendi ardından neler konuştuğunu duymasınının ardından her şey omuzlarına çöker mustafa'nın. eşinin dediği gibi "kambur olmuştur" artık bazı şeyler. ara ara çalsa da en sonda tamamen giren mor ve ötesi - bir derdim var şarkısı da kaymağı olmuştur filmin.
o haklı, bu haklı diyemeyeceğim ama kesinlikle neydim, ne oldum, ne olacağım ve neden adı altında sorgulatan bir film olduğunu düşünüyorum.
türk değil de yabancı biri olsaydım özellikle türk sinemasını ve çağan ırmak'ı izler miydim bilmiyorum ama türk yapımı ortalama üstü şeyleri defalarca dahi izlemek hoşuma gidiyor. yeşilçam dahil. nbc, zeki demirkubuz, çağan ırmak gibi yönetmenler bizden ya hani, hissedişim bir başka oluyor. salt karakterlerin ismiyle bile mesela. neyse, anlatamasam da olsun.
çağan ırmak çekimlerine ve oyuncu seçimlerine defalarca kez izlediğim asmalı konak'tan bir hayli alışkın olduğum için tanıdık çekimlerle tanıdık yüzleri görmek hoştu. şimdilerde de nejat işler aynı ben ya diyen gençler nejat işler'in oynadığı filmleri tavaf ediyor diye tekrar adı geçmeye başladı filmin.
mustafa isimli kibir âbidesi birinin mutlu giden evlilik, çocuk, iş, başarı dolu hayatının bir günde, bir kazayla değişmesi konu alınmaktadır..
mustafa'nın karısı kaza yapmıştır. kendisi ölüp gitse de ardında bıraktığı kişi, mustafa'yı kuşkulandırır. artık zengin mutlu iş adamı değil; hem geçmişiyle hem de gelecekte öğrenecekleriyle yüzleşecek bir adam olmuştur. eski karanlık günleri yavaş yavaş hatırlıyordur. karabasanları onu tekrar rahatsız ediyordur. inkar ettiği tüm geçmişi ve yaratmak istediği o yeni adam, eşinin ölümüyle beraber ölmüştür.
eşiyle aynı arabada olan ama kazada ölmeyen adamın peşine düşmüştür. onu hapsetmiş, sorgulamaya başlamıştır. eşiyle aralarında ne olup bittiğini ayrıntılı şekilde öğrenmek istemiştir. nejat işler'in oynadığı bu ikinci adam rolünün de taksi sahneleri hâlâ döner durur.
eşi ve eşinin kendi ardından neler konuştuğunu duymasınının ardından her şey omuzlarına çöker mustafa'nın. eşinin dediği gibi "kambur olmuştur" artık bazı şeyler. ara ara çalsa da en sonda tamamen giren mor ve ötesi - bir derdim var şarkısı da kaymağı olmuştur filmin.
o haklı, bu haklı diyemeyeceğim ama kesinlikle neydim, ne oldum, ne olacağım ve neden adı altında sorgulatan bir film olduğunu düşünüyorum.
türk değil de yabancı biri olsaydım özellikle türk sinemasını ve çağan ırmak'ı izler miydim bilmiyorum ama türk yapımı ortalama üstü şeyleri defalarca dahi izlemek hoşuma gidiyor. yeşilçam dahil. nbc, zeki demirkubuz, çağan ırmak gibi yönetmenler bizden ya hani, hissedişim bir başka oluyor. salt karakterlerin ismiyle bile mesela. neyse, anlatamasam da olsun.
devamını gör...
12.
fikret kuşkan ne oynamıştı be! ayrıca bir derdim var şarkısı ancak bir filme bu kadar yakışabilirdi. çıktığı dönemde ben çok beğenmiştim. taksiciyle durduk yerde de sevişmezsin be ama olsun.
devamını gör...
