1.
müteferrikalar, osmanlı padişahlarının savaş alanlarında en yakınında bulunan , sadece padişahtan emir alan ve bunun dışında hiçbir işi görevi olmayan seçkin süvari birliklerine verilen isimdir. kapıkulu sipahilerinin neredeyse tamamı devşirmeyken, müteferrikalar yalnızca en itibarlı türk ailelerin oğullarının alınmasıyla bir istisna teşkil eden seçkin bir muhafız kıtasıydı. örneğin boğdan’ın veya eflak’ın haraca tabi hristiyan hükümdarlarının oğullarının müteferrikalığa kabul edilmesi çok büyük bir onur göstergesiydi. savaşta olağanüstü hizmetler veren askerler bile sayıları sınırlı sayıda olan bu birliklere alınmıyordu.
yavuz sultan selim ve kanuni sultan süleyman’ın ilk dönemlerinde sayıları 120’yi geçmiyordu. ne var ki bu süvari kıtasının saygın konumu, günlük ortalama 120-150 akçe arasında değişen dolgun maaşları ve diğer önemli imtiyazları, bu kıtayı çok geçmeden gururun, ihtirasın ve kazanç hırsının odağı haline getirdi. zira aynı zamanda sarayın ve devletin en kazançlı ve itibarlı mevkilerine giden yolu açıyordu.
bu ocağa yönelik yığılma, çok geçmeden müteferrikaların önemli ölçüde çoğalmasına sebep oldu. 16. yüzyılın ortalarında sayıları 250-300 kişiyken, 2.selim zamanında 500 kişiye kadar çıkmıştı. işte tam da bundan sonra eski ihtişamını ve itibarını kaybetmeye başladı. müteferrikaların sarayın ileri gelenlerinin himayesi altında, zorunlu olan savaşa katılma hizmetinde bulunmadan, uygunsuz biçimde tımarları sahiplendikleri dahi görüldü.
sayıları bir sonraki yüzyılda hep değişmiştir. 1610 tarihli nasihatname ve aynı yıla ait batılı raporlar 300-400 müteferrikadan bahsederken, hezarfen hüseyin efendi 1660 yılına ait kayıtlarında 631 müteferrika göstermektedir.
eski önemini kaybettikten sonra müteferrikalar genelde diplomatik elçilik görevlerinde kullanıldılar. ordunun modernizasyonundan sonra onlarda birçok askeri sınıf gibi kaybolup gitti.
yavuz sultan selim ve kanuni sultan süleyman’ın ilk dönemlerinde sayıları 120’yi geçmiyordu. ne var ki bu süvari kıtasının saygın konumu, günlük ortalama 120-150 akçe arasında değişen dolgun maaşları ve diğer önemli imtiyazları, bu kıtayı çok geçmeden gururun, ihtirasın ve kazanç hırsının odağı haline getirdi. zira aynı zamanda sarayın ve devletin en kazançlı ve itibarlı mevkilerine giden yolu açıyordu.
bu ocağa yönelik yığılma, çok geçmeden müteferrikaların önemli ölçüde çoğalmasına sebep oldu. 16. yüzyılın ortalarında sayıları 250-300 kişiyken, 2.selim zamanında 500 kişiye kadar çıkmıştı. işte tam da bundan sonra eski ihtişamını ve itibarını kaybetmeye başladı. müteferrikaların sarayın ileri gelenlerinin himayesi altında, zorunlu olan savaşa katılma hizmetinde bulunmadan, uygunsuz biçimde tımarları sahiplendikleri dahi görüldü.
sayıları bir sonraki yüzyılda hep değişmiştir. 1610 tarihli nasihatname ve aynı yıla ait batılı raporlar 300-400 müteferrikadan bahsederken, hezarfen hüseyin efendi 1660 yılına ait kayıtlarında 631 müteferrika göstermektedir.
eski önemini kaybettikten sonra müteferrikalar genelde diplomatik elçilik görevlerinde kullanıldılar. ordunun modernizasyonundan sonra onlarda birçok askeri sınıf gibi kaybolup gitti.
devamını gör...
2.
arapça sözcük. "ufak tefek masraflar için ayrılmış para" anlamına gelmektedir.
devamını gör...
3.
(bkz: ibrahim müteferrika)
devamını gör...