1.
nefret ile yaşamak.
herkes den ve her şeyden nefret etmek. nefret ile dolu olmak.
olunabilecek en kötü haldir/ hallerdir.
nefret duyguların en kuvvetlisi, en güçlü olanıdır.
sadece nefret duyulan kişileri ve objeleri değil sahibini de tüketir.
kör eder insanı ve son nefeste dahi olsa pişmanlıktan başka bir şey getirmez.
şu kısacık hayatı yaşamanın onlarca yolu var iken hemde.
insanı her durumdan ve halden kurtaracak tek çözüm kök salmamaktır.
insan yerleştikçe, bağları kuvvetlenir ve kayıp edeceği şeylere sahip olur, onlara değer vermeye başlar.
ta ki değer verdiği şeyler ona sahip olana kadar.
çok da zeki değildir insan, zaman içinde bununla övünmeye bile başlar, "değerlerim var benim der".
halbuki zincirleri vardır artık. yaşamanın optimal yolu göç etmektir, göçebe bir yaşam sürmektir.
yerleşik hayat insanlığın doğasına aykırıdır. evet belki belirli süreler için olabilir ama bir ömür yerleşmek insanın doğasının dışındadır.
yanlış öğretildi bize hayat, yanlış yaşadık.
cahildik, rengine kandık.
herkes den ve her şeyden nefret etmek. nefret ile dolu olmak.
olunabilecek en kötü haldir/ hallerdir.
nefret duyguların en kuvvetlisi, en güçlü olanıdır.
sadece nefret duyulan kişileri ve objeleri değil sahibini de tüketir.
kör eder insanı ve son nefeste dahi olsa pişmanlıktan başka bir şey getirmez.
şu kısacık hayatı yaşamanın onlarca yolu var iken hemde.
insanı her durumdan ve halden kurtaracak tek çözüm kök salmamaktır.
insan yerleştikçe, bağları kuvvetlenir ve kayıp edeceği şeylere sahip olur, onlara değer vermeye başlar.
ta ki değer verdiği şeyler ona sahip olana kadar.
çok da zeki değildir insan, zaman içinde bununla övünmeye bile başlar, "değerlerim var benim der".
halbuki zincirleri vardır artık. yaşamanın optimal yolu göç etmektir, göçebe bir yaşam sürmektir.
yerleşik hayat insanlığın doğasına aykırıdır. evet belki belirli süreler için olabilir ama bir ömür yerleşmek insanın doğasının dışındadır.
yanlış öğretildi bize hayat, yanlış yaşadık.
cahildik, rengine kandık.
devamını gör...
2.
bir zamanlar bendim bu, belki hala öyleyim bilmiyorum.
nefret tuhaf bir varlık. öfke'den ayırıyorum ben onu. öfke olaylara verdiğiniz tepkiler aslında, kızgınlık da diyebilirsiniz. parlayıp sönen bir davranış durumu. nefret öyle değil, yılların birikimi. kızmak yağmurlu bir günse nefret bir sonbahar mevsimi.
sinsi sinsi geliyor nefret, farkedemiyorsunuz. biraz eksik tarif ettim. yalnızca olumsuzlukların birikimi değil aslında, olumlu şeylerin eksikliğinden de faydalanıyor. şayet içinizde duygulardan arınmış bir boşluk yaratmışsanız orayı sevgi veya mutluluk değil, nefret doldurmaya başlıyor.
biraz alkol gibi. etkisine girmeye başladığınız zaman önce zihniniz açılıyor, enerjik hissediyorsunuz. içten içe bundan keyif alıyorsunuz. ve siz farkına bile varamadan her yerde onu aramaya başlıyorsunuz. huzursuzluk, kavga, eleştiri, kaos, tahammülsüzlük ve horgörüyle onu beslemeye başlıyorsunuz.
artık öyle bir adam oluyorsunuz ki, eğlence sizi tiksindirmeye başlıyor. kahkahalara tahammül edemiyorsunuz. mutlu çiftlerin birbirine numara yaptığına inanıyorsunuz. şakalar kulağınıza komik gelmiyor, gülenleri samimi bulmuyorsunuz. hatta tatil bile yapmak istemiyorsunuz, izin günleri anlamını yitiriyor sizin için. kimse sizi bir yere davet etmiyor, üstünüzdeki nefretin kokusunu alanlar sizden köşe bucak kaçmaya başlıyor.
nefret yalnızlığınızın intikamını almak istiyor. belki de yalnızca beslenmeye devam etmek istiyor. adeta çevrenizdeki mutluluğa savaş açıyorsunuz. huzur bozmak için, bir tatsızlık yaratmak için her fırsatı değerlendiriyorsunuz. ve başarırsanız, evet, nefreti besliyorsunuz. tatmin hissediyorsunuz. ta ki bir sonraki kahkahaya kadar.
ama herşey gibi nefretin de bir ömrü var. elbette kimi zaman nefret sizi tüketiyor, vedayı önce yapan siz oluyorsunuz. ama diğer senaryoda nefret gürül gürül yanan alevlerden için için yanan korlara dönüşüyor. kendinizi ve yüz ifadenizi kontrol edebilmeyi öğreniyorsunuz. şanslıysanız çalışılmış bir gülümsemeyi yüzünüze kondurabilirsiniz. belki daha uyumlu davranmayı başarabilirsiniz. ama nefretin korları içinizde yanmaya devam ediyor, yeri başka bir şeyle dolana kadar.
nefret tuhaf bir varlık. öfke'den ayırıyorum ben onu. öfke olaylara verdiğiniz tepkiler aslında, kızgınlık da diyebilirsiniz. parlayıp sönen bir davranış durumu. nefret öyle değil, yılların birikimi. kızmak yağmurlu bir günse nefret bir sonbahar mevsimi.
sinsi sinsi geliyor nefret, farkedemiyorsunuz. biraz eksik tarif ettim. yalnızca olumsuzlukların birikimi değil aslında, olumlu şeylerin eksikliğinden de faydalanıyor. şayet içinizde duygulardan arınmış bir boşluk yaratmışsanız orayı sevgi veya mutluluk değil, nefret doldurmaya başlıyor.
biraz alkol gibi. etkisine girmeye başladığınız zaman önce zihniniz açılıyor, enerjik hissediyorsunuz. içten içe bundan keyif alıyorsunuz. ve siz farkına bile varamadan her yerde onu aramaya başlıyorsunuz. huzursuzluk, kavga, eleştiri, kaos, tahammülsüzlük ve horgörüyle onu beslemeye başlıyorsunuz.
artık öyle bir adam oluyorsunuz ki, eğlence sizi tiksindirmeye başlıyor. kahkahalara tahammül edemiyorsunuz. mutlu çiftlerin birbirine numara yaptığına inanıyorsunuz. şakalar kulağınıza komik gelmiyor, gülenleri samimi bulmuyorsunuz. hatta tatil bile yapmak istemiyorsunuz, izin günleri anlamını yitiriyor sizin için. kimse sizi bir yere davet etmiyor, üstünüzdeki nefretin kokusunu alanlar sizden köşe bucak kaçmaya başlıyor.
nefret yalnızlığınızın intikamını almak istiyor. belki de yalnızca beslenmeye devam etmek istiyor. adeta çevrenizdeki mutluluğa savaş açıyorsunuz. huzur bozmak için, bir tatsızlık yaratmak için her fırsatı değerlendiriyorsunuz. ve başarırsanız, evet, nefreti besliyorsunuz. tatmin hissediyorsunuz. ta ki bir sonraki kahkahaya kadar.
ama herşey gibi nefretin de bir ömrü var. elbette kimi zaman nefret sizi tüketiyor, vedayı önce yapan siz oluyorsunuz. ama diğer senaryoda nefret gürül gürül yanan alevlerden için için yanan korlara dönüşüyor. kendinizi ve yüz ifadenizi kontrol edebilmeyi öğreniyorsunuz. şanslıysanız çalışılmış bir gülümsemeyi yüzünüze kondurabilirsiniz. belki daha uyumlu davranmayı başarabilirsiniz. ama nefretin korları içinizde yanmaya devam ediyor, yeri başka bir şeyle dolana kadar.
devamını gör...
3.
bu benim. içimdeki nefret yaşadığım sürece olacak sanırım.
devamını gör...
4.
kendine itiraf edemese bile aslinda kendinden nefret ediyordur diye yorumlayabileceğim kişi davranışı. ne de olsa bütün davranışlar once kalp sonra düşünce sonra davranışta gösterilir
devamını gör...
5.
herkesin majör duygusu aşk, sevgi gibi olmak zorunda değildir. kişi nefret ederek de yaşayabilir. senelerdir tecrübesiyle yaşıyorum&yaşatıyorum ve en azından bazı şeyleri daha az dert ettiğimi düşünüyorum.
devamını gör...
6.
nefret olmadan karakter olmaz .sevgilerden nefret ,nefretlerden de sevgi doğar . merhametin ve iyiliğin fazlası zaaftır ,suistimal edilir.
devamını gör...
7.
bir süre için bu bendim. insan ne hissediyorsa en kuvvetlisini kendisine hissettiğinden, nefrette de en çok kendinizden nefret ediyorsunuz.
insanın içini yiyip bitiren, hiçbir şeyden keyif aldırmayan bir yaşam biçimi.
en kötü kısmı da biriktikçe biriken öfke. o öfke o kadar büyüyor ki, öfkeden oluşan bir varlığa dönüyorsunuz. olur olmadık yerlerde patlak veriyor ve normalde hiç üzmek, kırmak istemeyeceğiniz insanlara zarar veriyorsunuz.
insanın içini yiyip bitiren, hiçbir şeyden keyif aldırmayan bir yaşam biçimi.
en kötü kısmı da biriktikçe biriken öfke. o öfke o kadar büyüyor ki, öfkeden oluşan bir varlığa dönüyorsunuz. olur olmadık yerlerde patlak veriyor ve normalde hiç üzmek, kırmak istemeyeceğiniz insanlara zarar veriyorsunuz.
devamını gör...
8.
hayatımda bir defa hissettiğim, beni çok yıpratmış olan şeydir.
herkeste vardır nefret ama fazlası insanı eritir, yok eder.
hani derler ya sevgi zayıflıktır diye, asıl nefrettir o sizi zayıflatan.
arınmak için kendinizi veya malum kişiyi affetmek çok önemlidir.
en başta cehennem gibidir fakat zamanla ruhunuzu hafiflettiğini fark edeceksinizdir.
herkeste vardır nefret ama fazlası insanı eritir, yok eder.
hani derler ya sevgi zayıflıktır diye, asıl nefrettir o sizi zayıflatan.
arınmak için kendinizi veya malum kişiyi affetmek çok önemlidir.
en başta cehennem gibidir fakat zamanla ruhunuzu hafiflettiğini fark edeceksinizdir.
devamını gör...
9.
tamamen sinirlerini harap edip, vücuda bolca stres hormonu salıp ömrünü kısaltıyordur. tamam sevgi kelebeği olun demiyoruz da nötr kalmayı becerebilmeli en azından insan.
devamını gör...
10.
geçmişte nefret duygusunu çevresinden bolca almış insandır.
devamını gör...
11.
kendi kendimize yönelttiğimiz bir ok gibidir aslında nefret duygusu ve başkasına yönelmiş nefret veya yaşadığın her şeye beslediğin bu duygu eninde sonunda seni ve hayatını mahvedecektir. sal kendini, affet kendini, bu yükle daha fazla ne kadar yürüyeceksin? nereye kadar?
devamını gör...
12.
ben, ama artık yoruldum ve sıkıldım. bir de bu ülkenin yarısının nefret etmeye bile değmeyeceğini anladım. nefret bile bir emektir, bir çabadır
devamını gör...
13.
yaşamaz. öyle hayat mı geçer be? bir tek hayatın var. onu da sadece kendine mi zehir edeceksin?
devamını gör...
14.
kendinden nefret ederek ölecek olan insandır.
devamını gör...
15.
çok yorucu olsa gerek.. çünkü nefret bilinen en güçlü duyguların başında gelir...aşkı tutkuyu falan solda sıfır bırakır .bu nedenle nefretle yaşamak aşırı derece de efor sarfetmeyi gerektirir. tüm enerjisini nefret etmeye harcayan insan da sanıyorum ki hayatta hiç bir alanda tam basari sağlayamayip içten içe de mutsuzluğa garkolacaktır. deger mi? affetmek özgürlüktür..kendini özgür bırak..nefret etmek hala deger vermektir. kendine bir iyilik yap ve zihnini de gönlünü de rahat bırak.
devamını gör...
16.
hiç bir zaman mutluluğu tadamicak olan insanlar
devamını gör...
17.
hayatta bazen bazı insanlar sana kötülük yapmışdır ve sen hala unutamamışsındır. affetmessin onu. hep aklına gelir o an. nefret ile bakarsın bazen
devamını gör...
18.
benim o...
bu içimdeki nefreti bitiremiyorum. özellikle şu son dönemlerde, bu içimdeki nefretten dolayı birilerine zarar vermekten çok korkuyorum.
çok öfkeliyim sözlük, çok....
bu içimdeki nefreti bitiremiyorum. özellikle şu son dönemlerde, bu içimdeki nefretten dolayı birilerine zarar vermekten çok korkuyorum.
çok öfkeliyim sözlük, çok....
devamını gör...
19.
egoist insandır. nefret kolay sıkıysa severek yaşasın. ama bu göt istediği için yemez.
devamını gör...
20.
olan size olur. nefret ile yaşamak kolay iş değildir. insana bir sürü zorluk çıkarır. insanı insandan uzaklaştırır.
şahsi kanaatim; her duygunun anlık olarak yükseldikleri zaman yaşanmaları, bastırılmamaları gerektiği ve içimizde besleyip büyütmemek gerektiğidir. bu tüm duygular için geçerli, hele ki nefret ve kin gibi negatif duygular için allah’ın emridir.
tam olarak alakalı değil fakat bir söz bırakmak istiyorum. “öfke ve üzüntünün sonucunda oluşan şeyler, onları ilk başta hissetmemize neden olanlarla kıyaslandığında ne kadar da zararlıdır!” - marcus aurelius.
şahsi kanaatim; her duygunun anlık olarak yükseldikleri zaman yaşanmaları, bastırılmamaları gerektiği ve içimizde besleyip büyütmemek gerektiğidir. bu tüm duygular için geçerli, hele ki nefret ve kin gibi negatif duygular için allah’ın emridir.
tam olarak alakalı değil fakat bir söz bırakmak istiyorum. “öfke ve üzüntünün sonucunda oluşan şeyler, onları ilk başta hissetmemize neden olanlarla kıyaslandığında ne kadar da zararlıdır!” - marcus aurelius.
devamını gör...