orijinal adı: comment parler des livres que l'on n'a pas lus?
yazar: pierre bayard
yayım yılı: 2006
okuduğumuz kitapları belli bir süre sonra unuttuğumuz bir devirde, bu kitapları unutsak dahi gerçekten okumuş sayılır mıyız? peki hiç okumadığımız bir kitap hakkında konuşabilir miyiz? fransız edebiyat profesörü pierre bayard için bu mümkün. anlattığı tüm kitapları okumasının mümkün olmadığını belirten yazar, okumadan da bir kitabın kültürlenme etkisiyle yorumlanabileceğini okurlarına aktarıyor.
yazar: pierre bayard
yayım yılı: 2006
okuduğumuz kitapları belli bir süre sonra unuttuğumuz bir devirde, bu kitapları unutsak dahi gerçekten okumuş sayılır mıyız? peki hiç okumadığımız bir kitap hakkında konuşabilir miyiz? fransız edebiyat profesörü pierre bayard için bu mümkün. anlattığı tüm kitapları okumasının mümkün olmadığını belirten yazar, okumadan da bir kitabın kültürlenme etkisiyle yorumlanabileceğini okurlarına aktarıyor.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "elevtheron" tarafından 15.09.2022 12:33 tarihinde açılmıştır.
1.
haha şu kitabı benim dışında bilen birini görmek sevindirdi. muzip de bir adam bayard açıkçası ve söylediklerinde haklı. işi gereği yüzlerce kitap hakkında konuşması gerekiyor. her kitabı okuması gerekse ömrü yetmez insanın. bu yüzden alternatif yöntemler, giriş çıkışlar, genel yorumlar üzerinden akademik laf salatasının inceliklerini öğretiyor. ki bence önemli ve komik.
benzer durumu ben de yaşıyordum ancak zamanla öğreniyor insan. kıtasal kanonları öğrendikten sonra gerisi geliyor zaten. kıtasal kanonları öğrenmek de aşağı yukarı(doğru kitapları seçtiyseniz) bir 30 civarı kitapla mümkün. sonra birkaç da biyografi okursunuz anekdotlar için, tamamdır bitti gitti. bayard kadar profesyonel değilim ama akademik şarlatanlıktan onun kadar tiksiniyorum ve söylediklerine katılıyorum. kitabı yaratan yazarı, yazarı yaratan dönemidir. dönemi biliyorsanız kitabı da biliyorsunuzdur. içindeki madlen çikolatanın proust'u götürdüğü yerin önemi yok. gittiği yerde burjuvalarla saçma sapan aşk hikayeleri yaşayacak zira. kaçışı yok, dönem bu.
velhasıl çok güzel kitaptır. kitap okumada herhangi bir erdem zaten yok. bu kitap okumayanların okuyor gibi görünmek için ürettikleri bir pelerin. bunu üstlerine örtüp size caka satabiliyorlar. pek çok büyük yazarın pek çok büyük eseri okunmaya değer şeyler bile değiller. bunu söyleyecek cesareti kazanmak adına şahane bir kitap okumadığımız kitaplar hakkında nasıl konuşuruz.
ben sevmiyorum yüksek sanat veya yüksek sanatçı görülen kavramların eleştirilemezliğini. nuri bilge ceylan örneği var türkiye'de. bu kadar leş bir yönetmen görmemiştir ülke sineması ama sanat güneşi ilan edildi. eleştirmeye kalktığıınızda tek bir filmini izlememişler tarafından önünüze etten duvar örülüyor. eleştireceğiz efendim. tabularınızı yıkacağız bir bir.
benzer durumu ben de yaşıyordum ancak zamanla öğreniyor insan. kıtasal kanonları öğrendikten sonra gerisi geliyor zaten. kıtasal kanonları öğrenmek de aşağı yukarı(doğru kitapları seçtiyseniz) bir 30 civarı kitapla mümkün. sonra birkaç da biyografi okursunuz anekdotlar için, tamamdır bitti gitti. bayard kadar profesyonel değilim ama akademik şarlatanlıktan onun kadar tiksiniyorum ve söylediklerine katılıyorum. kitabı yaratan yazarı, yazarı yaratan dönemidir. dönemi biliyorsanız kitabı da biliyorsunuzdur. içindeki madlen çikolatanın proust'u götürdüğü yerin önemi yok. gittiği yerde burjuvalarla saçma sapan aşk hikayeleri yaşayacak zira. kaçışı yok, dönem bu.
velhasıl çok güzel kitaptır. kitap okumada herhangi bir erdem zaten yok. bu kitap okumayanların okuyor gibi görünmek için ürettikleri bir pelerin. bunu üstlerine örtüp size caka satabiliyorlar. pek çok büyük yazarın pek çok büyük eseri okunmaya değer şeyler bile değiller. bunu söyleyecek cesareti kazanmak adına şahane bir kitap okumadığımız kitaplar hakkında nasıl konuşuruz.
ben sevmiyorum yüksek sanat veya yüksek sanatçı görülen kavramların eleştirilemezliğini. nuri bilge ceylan örneği var türkiye'de. bu kadar leş bir yönetmen görmemiştir ülke sineması ama sanat güneşi ilan edildi. eleştirmeye kalktığıınızda tek bir filmini izlememişler tarafından önünüze etten duvar örülüyor. eleştireceğiz efendim. tabularınızı yıkacağız bir bir.
devamını gör...