1.
t: canlılığı yitirmek.
bir insan nasıl kandırılır söyleyin bana! şeytan nasıl melek gibi gösterir kendini? ya da tüm güzelliğiyle akan yaşam pınarı nasıl zehirler insanı?
gitgide çürüyor yüreğim. azledilmiş meleğin ruhu, ruhuma karıştı.
ey, iyi olan! cennetin habercisi! kutsal affedici! nasıl oldu da kıydın bana?
çek artık hayalini anılarımdan! kurtar beni! hayır, hayır! git başımdan!
ama diz çöktüğüm günün gecesi aşkına, söyle: nasıl kıydın ruhuma? nasıl aldattın onu başkasıyla?
suçluyorum! seni, senin gibileri ve sana dalkavukluk edenleri!
affetmiyorum! anın için yaşamayı göze almış çilekeş ruhum! buna rağmen: affetmiyorum!
bir insan nasıl kandırılır söyleyin bana! şeytan nasıl melek gibi gösterir kendini? ya da tüm güzelliğiyle akan yaşam pınarı nasıl zehirler insanı?
gitgide çürüyor yüreğim. azledilmiş meleğin ruhu, ruhuma karıştı.
ey, iyi olan! cennetin habercisi! kutsal affedici! nasıl oldu da kıydın bana?
çek artık hayalini anılarımdan! kurtar beni! hayır, hayır! git başımdan!
ama diz çöktüğüm günün gecesi aşkına, söyle: nasıl kıydın ruhuma? nasıl aldattın onu başkasıyla?
suçluyorum! seni, senin gibileri ve sana dalkavukluk edenleri!
affetmiyorum! anın için yaşamayı göze almış çilekeş ruhum! buna rağmen: affetmiyorum!
devamını gör...
2.
türk dil kurumu sözlüğüne göre ölgün sözcüğü;
- diriliği, canlılığı, tazeliği kalmamış.
- pörsümüş, solmuş
- cansız, renksiz, dikkat çekmeyen
- gücü azalmış, zayıflamış
anlamına gelir. ölgünleşmek de bu sözcüğün fiil olarak kullanılan halidir.
bir kelebeği bile intihar fikri ile hemhal edebilecek bir çağda yaşıyoruz. öyle demişti bir yazar ya da benzer bir cümle işte. bu ölgünleşme hissi hafızaya da yansıyor ister istemez. halbuki yazarı da çok severim, adını hatırlamıyorum ama bütün isimler hafızamda.
insanın, nesnelerin ve diğer her şeyin ölgünleşme nedeninin temel nedeni zamandır. harika bir koltuk yıllar geçtikçe sahip olduğu renklerin parlaklığını kaybetmekle kalmaz tadına doyulmaz rahatlığı da pörsümeye başlayan kumaş kaplamanın içinde yitip gider.
insan da ölgünleşir kadim bir koltuk gibi. tazeliğini, canlılığını yitirir. zamanın haçlı seferlerine karşı koyamaz. elbette kast ettiğim şey yaşlanmak değil ama belki acıyla olgunlaşmak. olgunluk noktaları çalınmış ölgünlüktür belki de.
içimizdeki her zaman bir odası eksik olan evimiz artık bize dar gelmeye başlar olgunlaşıp ölgünleştikçe. yeni bir berjere bile yer kalmaz.
- diriliği, canlılığı, tazeliği kalmamış.
- pörsümüş, solmuş
- cansız, renksiz, dikkat çekmeyen
- gücü azalmış, zayıflamış
anlamına gelir. ölgünleşmek de bu sözcüğün fiil olarak kullanılan halidir.
bir kelebeği bile intihar fikri ile hemhal edebilecek bir çağda yaşıyoruz. öyle demişti bir yazar ya da benzer bir cümle işte. bu ölgünleşme hissi hafızaya da yansıyor ister istemez. halbuki yazarı da çok severim, adını hatırlamıyorum ama bütün isimler hafızamda.
insanın, nesnelerin ve diğer her şeyin ölgünleşme nedeninin temel nedeni zamandır. harika bir koltuk yıllar geçtikçe sahip olduğu renklerin parlaklığını kaybetmekle kalmaz tadına doyulmaz rahatlığı da pörsümeye başlayan kumaş kaplamanın içinde yitip gider.
insan da ölgünleşir kadim bir koltuk gibi. tazeliğini, canlılığını yitirir. zamanın haçlı seferlerine karşı koyamaz. elbette kast ettiğim şey yaşlanmak değil ama belki acıyla olgunlaşmak. olgunluk noktaları çalınmış ölgünlüktür belki de.
içimizdeki her zaman bir odası eksik olan evimiz artık bize dar gelmeye başlar olgunlaşıp ölgünleştikçe. yeni bir berjere bile yer kalmaz.
devamını gör...