ölüm öyle zart zurt düşünülecek bir şey değil öyle yaşanmaz
devamını gör...
ölümü düşünmek, belli bir noktadan sonra da belki ölümü hayal etmek.

bilemiyorum. ölüm üzerine yoğun bir şekilde düşündüğüm zamanlar oldu. madem öleceksek yaşamanın amacı ne, anlık aldığımız hazların verdiği kısa süreli tatmin hissinin kısa ömrümüzün göreceli uzunluğunda bile hiç olmasının mantıklı açıklaması nedir gibi sorularım oldu.

ama nihayetinde yaşamaya devam ettim, ediyorum. merak ediyorum ama ölümü, özellikle neler olacağını. aslında o hiçsizlik durumunu merak ediyorum. çünkü cennet veya cehennem varsa gene bir bilinç işin içine girecek demektir ama son hiçlikse bilinç tamamen ortadan mı kalkacak yoksa bu hiçliğin bilincinde idrakında mı olacağız meraktayım.
devamını gör...
sonumuz.. düşünmemek elde değil. fakat uzun süre düşünmek kaygı bozukluğu yaratıyor.
doğumu, ölümü düşünür insan sorgular, anlamaya çalışır ama ötesine gidemezsin.. aşırı belirsizlik içeren bir durum, neresinden tutarsan tut bir sonuç alamazsın. ama bazen iyi gelebilir düşüncesi hayatı daha çekici kılabilir. yaşamı o kadar ciddiye almadan keyfini çıkararak yaşamana sebep olabilir. bu sebepten hasta yatağında yatanlar 'bir iyileşsem neler yapacağım' farkındalığına erişirler.. ölümün yaklaştığını hissedenler hayattın nimetlerinden, aklında kalanlardan, yaşayamadıklarından bir fırt alma isteğine kapılırlar. 'an şu an' sonrasını bilmiyoruz..

yaşama inatla, sımsıkı bağlananları bir düşünmek, basmakalıp da olsa ölümü küçümsemek için etkili bir yöntemdir. erken göçüp gidenlerden daha fazla ne kazanmış olabilirler? aslında aradaki mesafe kısadır; bu kısacık mesafeyi de nice sorunlar arasında, ne tür dostlarla, ne kadar zahmetle ve ne kadar cılız bedenler içinde katediyoruz! bu yüzden onu önemseme. ardında kalmış zamanın enginliğine ve önündeki zamanın sonsuzluğuna bak. bu sonsuzlukta üç günlük bir bebeğin ve üç yüzyılllık nestor'un yaşamları arasında fark ne kadardır?
devamını gör...
mutlak gerçek...bazen dünyanın keşmekeşine o kadar dalıyorum ki, kafam da yüreğim de dünya ile o kadar doluyor ki bu yükü kaldıramıyorum. işte o zamanlar aklıma ölüm geliyor, bu dünyanın ne kadar boş olduğunu anlıyorum ve hafifliyorum. mezarlıkları sık sık ziyaret ederim. merhumların da planları ve hayalleri vardı; sunumu olan, ev almak için para biriktiren, sınava hazırlanan vs. ama hepsi bir varmış bir yok olmuş.

yunus emre'den bir söz geldi aklıma; sular hep aktı geçti, kurudu vakti geçti, nice han nice sultan, tahtı bıraktı geçti, dünya bir penceredir, her gelen baktı geçti.
devamını gör...
birçok şeye engel olabilecek düşünce.
devamını gör...
dört anlaşma kitabında don miguel ruiz ölümle ilgili şöyle bir şey yazmıştı.. artık ben aklımda kaldığı kadarı ile söyleyeceğim...

üç günlük ömrün kaldı deseler ne yaparsın?
nereden biliyorsun üç gün kalmadığını??

gibi..
devamını gör...
ne ölümden korkmak ayıp
ne de düşünmek ölümü..
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"ölümü düşünmek" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim