#ödüllü filmler
2019 yılında vizyona giren quentin tarantino yönetmenliğinde bir filmdir.
holywood'da günden güne zorlaşan film sektöründe yeniden ışıltılı zamanlarına dönmeyi hedefleyen bir aktör ve dublörünün hikayesi anlatılmaktadır.
holywood'da günden güne zorlaşan film sektöründe yeniden ışıltılı zamanlarına dönmeyi hedefleyen bir aktör ve dublörünün hikayesi anlatılmaktadır.
yönetmen:
quentin tarantino
oyuncular:
leonardo dicaprio
brad pitt
margot robbie
al pacino
margaret qualley
quentin tarantino
oyuncular:
leonardo dicaprio
brad pitt
margot robbie
al pacino
margaret qualley
*akademi ödülleri (2020) / yardımcı rolde en iyi erkek oyuncu: brad pitt
*akademi ödülleri (2020) / üretim tasarımında en iyi başarı
*bafta film ödülü (2020) / en iyi yardımcı oyuncu: brad pitt
*aacta uluslararası ödülü (2020) / en iyi yardımcı oyuncu: brad pitt
*satürn ödülü (2021) / en iyi fantastik film
film, toplam 143 ödüle sahiptir.
*akademi ödülleri (2020) / üretim tasarımında en iyi başarı
*bafta film ödülü (2020) / en iyi yardımcı oyuncu: brad pitt
*aacta uluslararası ödülü (2020) / en iyi yardımcı oyuncu: brad pitt
*satürn ödülü (2021) / en iyi fantastik film
film, toplam 143 ödüle sahiptir.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "zed's dead baby" tarafından 24.03.2021 19:55 tarihinde açılmıştır.
1.
filmin ilk kısmı birkaç sahne dışında zorlama olmuş. bazen sıkıyor, ama tarantino’yu bilenler, filmlerinin 2. yarıda başladığını da bilirler.
sharon tate karakterini gördüğüm anda, minik bir charles manson sahnesinden sonra ve tabii ki tarantino filmlerinin sonlarının nasıl bittiğini de eklersek, filmin sonunun nasıl geleceğini anladım. ve kaygıyla sona odaklandım.
bı filmi izlemeden, cidden hikaye kurgusunun mantıklı gelmesini istiyorsanız, sharon tate cinayetine bir göz atın derim. hatta charles manson’ı da araştırın. merak etmeyin spoiler filan vermedim. filmin sonunu bilmek için sadece izlemek gerekiyor. tahmin etmeniz mümkün değil.
film bitince acaba tarantino bey neden böyle yaptı diye sordum kendime. sanırım bazı şeyleri yaşamamış gibi davranmak bazen daha az can yakabiliyor. sonuç olarak bu quentin tarantino’nun hollywood’un eski yıllarına olan bir aşk mektubu. mektubu dilediği gibi bitirmek ona kalmış.
filme hakim olan sarı renk beni benden aldı. kıyafetlere de hakimdi sarı. bayıldım! o dönemlerde insanlar şahane giyiniyorlardı. çok kıskandım yine.
oyunculuklar... daha filmin ilk sahnelerinde brad pitt, leonardo dicaprio ve al pacino’nun birlikte oldukları bir sahne vardı ve bu beni çok heyecanlandırdı. içimden kelebekler çıktı ya! böyle şeyler her gün olmuyor.
leonardo kusursuz...
brad pitt klas...
margot robbie bebek...
sharon tate karakterini gördüğüm anda, minik bir charles manson sahnesinden sonra ve tabii ki tarantino filmlerinin sonlarının nasıl bittiğini de eklersek, filmin sonunun nasıl geleceğini anladım. ve kaygıyla sona odaklandım.
bı filmi izlemeden, cidden hikaye kurgusunun mantıklı gelmesini istiyorsanız, sharon tate cinayetine bir göz atın derim. hatta charles manson’ı da araştırın. merak etmeyin spoiler filan vermedim. filmin sonunu bilmek için sadece izlemek gerekiyor. tahmin etmeniz mümkün değil.
film bitince acaba tarantino bey neden böyle yaptı diye sordum kendime. sanırım bazı şeyleri yaşamamış gibi davranmak bazen daha az can yakabiliyor. sonuç olarak bu quentin tarantino’nun hollywood’un eski yıllarına olan bir aşk mektubu. mektubu dilediği gibi bitirmek ona kalmış.
filme hakim olan sarı renk beni benden aldı. kıyafetlere de hakimdi sarı. bayıldım! o dönemlerde insanlar şahane giyiniyorlardı. çok kıskandım yine.
oyunculuklar... daha filmin ilk sahnelerinde brad pitt, leonardo dicaprio ve al pacino’nun birlikte oldukları bir sahne vardı ve bu beni çok heyecanlandırdı. içimden kelebekler çıktı ya! böyle şeyler her gün olmuyor.
leonardo kusursuz...
brad pitt klas...
margot robbie bebek...
devamını gör...
2.
düalitik bir bakış açısı olduğunu düşündüğüm film. tarantino postmodern unsurları sevdiğini herkesin bildiği bir yönetmen. aktör-dublör ilişkisi üzerinden düalite yaratılmış durumda. sharon tate’i görünce ben tarantino filmlerindeki alışılmış kanlı sahneleri ona bağlayabilir diye düşündüm ancak öyle olmadı. anakronik son sahneler vasıtasıyla sharon’a filmin içinde duyurduğu teveccühü taçlandırmış oldu gibi hissettim.
her ne olursa olsun, filmin teknik yönden çok başarılı olduğu yadsınamaz. tarantino sineması için çok büyük anlamlar yüklenemez ama ben beğendim.
her ne olursa olsun, filmin teknik yönden çok başarılı olduğu yadsınamaz. tarantino sineması için çok büyük anlamlar yüklenemez ama ben beğendim.
devamını gör...
3.
filmin başarılı olduğu tek konu sadece bizi bir zaman makinesine atlatıp altmışlara geri dönmüş hissiyatı vermesi... bunun dışında nasıl bir film olduğunu kendi açımdan yorumlamak istiyorum; efsane milan kadrosu gibi bir oyuncu kadrosuna sahip olduğu, harika müziklerin eşlik edebildiği halde 2 saat 41 dakikalık bir hayal kırıklığı, başka hiçbir şey değil.
bir kere şunu söylemek istiyorum, elbette tarantino'nun filmlerinde belirli bir hikaye yoktur kısmı bir yana dursun, en azından o hikaye olmayan filmleri bir şekilde eski filmlerinde doldurabiliyordu, bu filmde ne yazık ki öyle bir şey söz konusu dahi olamaz!
manson çetesinin sharon tate'in öldürülme sürecine kadar giden o tuhaf zaman dilimini anlatmak istemiş de sanki o kısmı anlatmak isterken aradaki boşlukları leonardo di caprio ve brad pitt ile doldurmayı denemiş ama bunu da pek becerememiş gibi *kaldı ki brad pitt de, leonardo di caprio da olağanüstü oyunculuk sergilemesine rağmen!*
sevgili tarantino bu filmde hippilere olan nefretini öyle pis bir biçimde kusmuş ki, benim gibi "çiçek insanları pek samimi bulamıyorum" diyen insan bile rahatsız oldu düşünün artık. ama şu kadarını söyleyebilirim, hippileri bu kadar aptalca ve bu kadar saçma bir biçimde kim beyaz perdeye aktarır diye soracak olsanız, ya j.j. abrams ya da quentin tarantino derdim, hollywood'un yahudi lobisini her filmde pohpohlayıp kendilerine yer edinmeye çalışmış torpilli yağcıları sizi...
daha önemli bir detay daha eklemek istiyorum, polanski'nin tecavüz kısmı var ya hani bilirsiniz, filmde pussycat karakteri ile bu kısmı irdeleyip resmen kendince mesajlar vermeyi denemiş.
kısacası 2 saat 41 dakikama yazık etmiş bir film. ama konu tarantino olunca şaşırtmıyor bu yazık etme kısmı.
bir kere şunu söylemek istiyorum, elbette tarantino'nun filmlerinde belirli bir hikaye yoktur kısmı bir yana dursun, en azından o hikaye olmayan filmleri bir şekilde eski filmlerinde doldurabiliyordu, bu filmde ne yazık ki öyle bir şey söz konusu dahi olamaz!
manson çetesinin sharon tate'in öldürülme sürecine kadar giden o tuhaf zaman dilimini anlatmak istemiş de sanki o kısmı anlatmak isterken aradaki boşlukları leonardo di caprio ve brad pitt ile doldurmayı denemiş ama bunu da pek becerememiş gibi *kaldı ki brad pitt de, leonardo di caprio da olağanüstü oyunculuk sergilemesine rağmen!*
sevgili tarantino bu filmde hippilere olan nefretini öyle pis bir biçimde kusmuş ki, benim gibi "çiçek insanları pek samimi bulamıyorum" diyen insan bile rahatsız oldu düşünün artık. ama şu kadarını söyleyebilirim, hippileri bu kadar aptalca ve bu kadar saçma bir biçimde kim beyaz perdeye aktarır diye soracak olsanız, ya j.j. abrams ya da quentin tarantino derdim, hollywood'un yahudi lobisini her filmde pohpohlayıp kendilerine yer edinmeye çalışmış torpilli yağcıları sizi...
daha önemli bir detay daha eklemek istiyorum, polanski'nin tecavüz kısmı var ya hani bilirsiniz, filmde pussycat karakteri ile bu kısmı irdeleyip resmen kendince mesajlar vermeyi denemiş.
kısacası 2 saat 41 dakikama yazık etmiş bir film. ama konu tarantino olunca şaşırtmıyor bu yazık etme kısmı.
devamını gör...
4.
yine tarantino klişeleri ile dolu bir film. ayaklar, alternatif sonlar, özgüven dolu kötü adamlar.
totalde beğendiğim ama birkaç sahnesinin beni rahatsız ettiği bir film. bruce lee ile olan sahnede sanki amerika çine karşı dövüşüyor. gereksiz ve hikayenin gidişatıyla ilgisi olmayan bir hikaye. bruce lee özellikle pısırık gösterilmiş gibi. brad pitt'in canlandırdığı `cliff booth` karakteri abd' nin vücut bulmuş hali gibi, abd bir insan olsa aha da bu filmdeki bu karakter derim. hareketleri kaba saba tavırları soğuk, kanlı öldürme sahneleri. bu arada brad pitt de çok yaşlanmış görünce üzüldüm gençlik aşkımız ne hale gelmiş.
değinmeden geçemeyeceğimiz bir sharon tate meselesi var. bana göre fazla romantik gösterilmiş. filmin köşe kırlenti gibi duruyor orda. tamam çok güzel bir kadın ama bu özelliği dışında da oyunculuğa olan tutkusu ile işlenen bir karakter olaydı keşke. margorat robbie'nin de karaktere bürünenemediği fikrindeyim. son bir kaç filmdir hep çılgın uçarı kız rolleriyle esip gürleyen margorat robbie, sharon tate olamamış. yavan ve basit durmuş. bakışları boş, çakma bir tatlı kız olmuş. onun dışındaki diğer karekterlerin iyi oynandığı fikrindeyim. rick dalton karakteri ile leonardo di caprio esip gürlemiş.
totalde beğendiğim ama birkaç sahnesinin beni rahatsız ettiği bir film. bruce lee ile olan sahnede sanki amerika çine karşı dövüşüyor. gereksiz ve hikayenin gidişatıyla ilgisi olmayan bir hikaye. bruce lee özellikle pısırık gösterilmiş gibi. brad pitt'in canlandırdığı `cliff booth` karakteri abd' nin vücut bulmuş hali gibi, abd bir insan olsa aha da bu filmdeki bu karakter derim. hareketleri kaba saba tavırları soğuk, kanlı öldürme sahneleri. bu arada brad pitt de çok yaşlanmış görünce üzüldüm gençlik aşkımız ne hale gelmiş.
değinmeden geçemeyeceğimiz bir sharon tate meselesi var. bana göre fazla romantik gösterilmiş. filmin köşe kırlenti gibi duruyor orda. tamam çok güzel bir kadın ama bu özelliği dışında da oyunculuğa olan tutkusu ile işlenen bir karakter olaydı keşke. margorat robbie'nin de karaktere bürünenemediği fikrindeyim. son bir kaç filmdir hep çılgın uçarı kız rolleriyle esip gürleyen margorat robbie, sharon tate olamamış. yavan ve basit durmuş. bakışları boş, çakma bir tatlı kız olmuş. onun dışındaki diğer karekterlerin iyi oynandığı fikrindeyim. rick dalton karakteri ile leonardo di caprio esip gürlemiş.
devamını gör...
5.
tarantino'nun dokuzuncu filmi.
insanın yağlarını eriten çok güzel bir son ile bitirmiş ve tarihte alternatif bir zaman kırılması yaşatmış.
ayaklar? check
kan? check
boş diyaloglar? check
samurai kılıcı yada alev silahı gibi garip öldürme araçları? check
her filmde olupta bu filmde olmayanlar; araba bagajından bakan kamera, cornflakes ve misafir oyuncu olarak tarantino'nun kendisi.
insanın yağlarını eriten çok güzel bir son ile bitirmiş ve tarihte alternatif bir zaman kırılması yaşatmış.
ayaklar? check
kan? check
boş diyaloglar? check
samurai kılıcı yada alev silahı gibi garip öldürme araçları? check
her filmde olupta bu filmde olmayanlar; araba bagajından bakan kamera, cornflakes ve misafir oyuncu olarak tarantino'nun kendisi.
devamını gör...
6.
zorlama bir güzellik algısı yaratılıyor. bu kadar harika kadronun nasibini aldığı film bu olmuş işte. yazık olmuş, üçüncü model az bütçeli çin filmi gibi. bazı filmlerde sanatsal öğeler göze çarpar, bunda da sadece o dekor hoşuma gitti ama yalnızca bu.
devamını gör...
7.

yönetmen: quentin tarantino
senaryo: quentin tarantino
yapımcı: quentin tarantino, david heyman, shannon mcıntosh
yapım yılı: 2019
yapım yeri: çin, ingiltere, abd
vizyon tarihi: 23 ağustos 2019
oyuncular : leonardo dicaprio, brad pitt, margot robbie, al pacino, tim roth, luke perry, kurt russell, timothy olyphant, dakota fanning, emile hirsch, damian lewis, damon herriman, margaret qualley, samantha robinson, james marsden
hippi yükselişinin yaşandığı 1969 yılında geçen once upon a time in hollywood'da, western filmlerinin yıldızı rick dalton ve dublörü cliff booth artık tanımadıkları bir şehirde iş yapmaya çalışmaktadırlar. dalton'un ünlü komşusu sharon tate, charles manson ve yandaşlarının işleyeceği korkunç bir suçun kurbanı olurken komşuları olan dalton ve booth'un yolları hiç beklemedikleri bir şekilde bu hikayeyle kesişecektir. ünlü yönetmen roman polanski'nin eşi olan sharon tate, öldürüldüğü tarihte 8.5 aylık hamileydi.
ilk dakikasından son dakikasına kadar her anlamıyla bir sinema şöleni. iki büyük sinema efsanesinden muazzam performanslar. müthiş tasarıma sahip dekorlar, coşkulu harika müzikler, kusursuz bir final. bir filmde daha ne olsun. kesinlikle tarantino'nun en iyi üç filminden biri.
oyunculuklarda dicaprio her zamanki gibi yine pürüzsüz bir oyunculuk sergilemiş.brad pitt de keza dramatik sahnelerde farkını belli etmiş.
finalleri kendine has yorumuyla bağlayan tarantino daha önce soysuzlar çetesin'de de olduğu gibi bu filmde de yüreklerimize su serpmiş bu da bence filmin en alkışlanası tarafı olmuş. kadro ağırlığı ve oyuculuklar tartışılmaz ama sharon tate'i canlandıran margot robbie'yi ayrıca kutlamak gerek onun hayat dolu ruh halini gerçekten müthiş yansıtmış.
devamını gör...
8.
sinemada izlemeyerek büyük bir gaflette bulunduğumu izleyince anladığım, tarantino'nun özüne döndüğünü düşündürten film. tarihi yine ters yüz eden tarantino, sinema sektörünün iç yüzüne ve aktörlerin iç dünyalarına eğilmiş, birçok kişi ve klişe ile dalgasını geçmiş, kafa bulmuş. kadrosu, hikayesi, hiç de sıkmayan ritmiyle tarantino'nun en iyilerinden biri olduğu rahatlıkla söylenebilir.
devamını gör...
9.
asteroid city zırvasıyla 40 dakikamı heder edince geri dönüp tekrar baktığım modern dönem sanat eseri.
'bu film bir şey anlatmıyor' diyen arkadaşlara tavsiye; 1960'ların hollywood'ını, sharon tate'i ve charles manson'ı araştırmaları.
konuya hakim olmayan için 'bir şey anlatmayan' nefis film.
'bu film bir şey anlatmıyor' diyen arkadaşlara tavsiye; 1960'ların hollywood'ını, sharon tate'i ve charles manson'ı araştırmaları.
konuya hakim olmayan için 'bir şey anlatmayan' nefis film.
devamını gör...
10.
ben buna dair daha evvelden kendi blog sitemde de bir inceleme yazmıştım, burada da kısaca belirtmek gerekirse, bence film bulunduğu dönemi aktarması açısından adeta belgeselvari, sanat filmi gibi görünmekte bana göre. ben bu filmi bu yönüyle izledim ve böyle bakınca da gayet beğendim. ha şöyle ki, quentin tarantino filmlerini bilmekte olanlar fark edeceklerdir ki diğer filmlere göre daha farklı bir işleyiş var, öyle çok olay sahneler beklenmemeli. tarantino'ya özgü birçok unsur yine filmde var ama, yine de asıl kendine dair o film anlayışından koptuğu söylenemez. filmi oyunculuk açısından leonardo di caprio, biraz daha hareketli sahnelerde ise brad pitt kurtarmış diyebilirim. onun dışında bana göre çok akılda kalıcı, filmi sırtlayan bir oyuncu olduğunu en azından şuan pek hatırlayamadım.
devamını gör...
11.
2019 yapımı quentin tarantino filmidir.
tarantino ayılıp bayıldığım bir yönetmen değildir ancak tarzını severim. hiçbir popülist kaygıya kapılmadan, doğrucu davranmaya çalışmadan, herkesten önce kendisi için film yapan bir yönetmen. filmlerinde öyle büyük büyük laflar etmez, dünyayı kurtarmaz. zaten kurgusu, odağa aldığı obje ve kamera açılarıyla da hemen her filmine bir şekilde imzasını bırakmayı da ihmal etmeyen bir yönetmen.
örneklemek gerekirse, birbirinden bağımsız ilerleyen karakter hikayelerinin finalde kaotik bir şekilde kesişmesi, ayak fetişi ya da abartılı şiddet sahneleri, en bilindik tarantino dokunuşlarıdır.
filmleri, gerçek hayatta sevdiği şeyleri daha çok sevdiği, sevmediği ya da öfke duyduğu şeylerden de intikam aldığı alternatif bir kurgusallık içerir. işte tarantino'nun bu normalüstü tarzı, oyuncu yetenekleri ve performanslarıyla tamamlanabilecek noktalar. oyunculuk seçimleri de bu yüzden ayrı bir özenle yaptığı, üzerinde titizlikle çalıştığı süreçler içeriyor.
once upon a time in hollywood, bu yönleriyle en çok da yine kendisinin "pulp fiction" filmiyle benzerlikler gösteriyor. film, tamamen tarantino'nun hollywood sevgisi ve saygısı üzerine kurulmuş bir dönem filmi. dönemin zorlukları, güzellikleri; oyuncu, yapımcı, senarist vs. sektörün tüm bileşenleri özelinde ayrı ayrı işlenmiş. charles manson olayı da bu yüzden gerçekte yaşandığı gibi değil de tarantino'nun "keşke böyle olsaydı" dediği bir alternatif gerçeklikte yeniden kurgulanıp yorumlanmış.
filmdeki kostümler, müzikler, hikaye gereği ekrana yansıyan dönemin hollywood setleri ve her bir detay, paraya kıyıldığını gösteriyor. yine de harley quinn gibi kült bir karaktere, heath ledger'in jokeri ayarında hayat verebilmiş margot robbie gibi yetenekli bir oyuncunun potansiyelini, çok daha fazla sahnede, çok daha karakteristik görmeyi isterdik.
bu filmle oscar'ı alan brad pitt olsa da filmdeki oyunculukta zirveye çıkan net dicaprio oluyor. ani duygu değişimleri, hikayedeki birbirinden farklı zibilyon tane karaktere hızlıca bürünebilmesi vs. çok iyiydi.
film, size derli toplu bir hikaye anlatmak yerine, zengin görselliğiyle bir dönemin belgeseli niteliğinde bir hollywood panoraması çıkarıyor.
detay seven biri olarak benim için keyifliydi, ben beğendim ancak her sinemasevere hitap edebilen bir film olduğunu söyleyemem.
tarantino ayılıp bayıldığım bir yönetmen değildir ancak tarzını severim. hiçbir popülist kaygıya kapılmadan, doğrucu davranmaya çalışmadan, herkesten önce kendisi için film yapan bir yönetmen. filmlerinde öyle büyük büyük laflar etmez, dünyayı kurtarmaz. zaten kurgusu, odağa aldığı obje ve kamera açılarıyla da hemen her filmine bir şekilde imzasını bırakmayı da ihmal etmeyen bir yönetmen.
örneklemek gerekirse, birbirinden bağımsız ilerleyen karakter hikayelerinin finalde kaotik bir şekilde kesişmesi, ayak fetişi ya da abartılı şiddet sahneleri, en bilindik tarantino dokunuşlarıdır.
filmleri, gerçek hayatta sevdiği şeyleri daha çok sevdiği, sevmediği ya da öfke duyduğu şeylerden de intikam aldığı alternatif bir kurgusallık içerir. işte tarantino'nun bu normalüstü tarzı, oyuncu yetenekleri ve performanslarıyla tamamlanabilecek noktalar. oyunculuk seçimleri de bu yüzden ayrı bir özenle yaptığı, üzerinde titizlikle çalıştığı süreçler içeriyor.
once upon a time in hollywood, bu yönleriyle en çok da yine kendisinin "pulp fiction" filmiyle benzerlikler gösteriyor. film, tamamen tarantino'nun hollywood sevgisi ve saygısı üzerine kurulmuş bir dönem filmi. dönemin zorlukları, güzellikleri; oyuncu, yapımcı, senarist vs. sektörün tüm bileşenleri özelinde ayrı ayrı işlenmiş. charles manson olayı da bu yüzden gerçekte yaşandığı gibi değil de tarantino'nun "keşke böyle olsaydı" dediği bir alternatif gerçeklikte yeniden kurgulanıp yorumlanmış.
filmdeki kostümler, müzikler, hikaye gereği ekrana yansıyan dönemin hollywood setleri ve her bir detay, paraya kıyıldığını gösteriyor. yine de harley quinn gibi kült bir karaktere, heath ledger'in jokeri ayarında hayat verebilmiş margot robbie gibi yetenekli bir oyuncunun potansiyelini, çok daha fazla sahnede, çok daha karakteristik görmeyi isterdik.
bu filmle oscar'ı alan brad pitt olsa da filmdeki oyunculukta zirveye çıkan net dicaprio oluyor. ani duygu değişimleri, hikayedeki birbirinden farklı zibilyon tane karaktere hızlıca bürünebilmesi vs. çok iyiydi.
film, size derli toplu bir hikaye anlatmak yerine, zengin görselliğiyle bir dönemin belgeseli niteliğinde bir hollywood panoraması çıkarıyor.
detay seven biri olarak benim için keyifliydi, ben beğendim ancak her sinemasevere hitap edebilen bir film olduğunu söyleyemem.
devamını gör...
12.
uzunca bir süre erteledikten sonra henüz birkaç gün önce izlemiş biri olarak not tutmaya başlayalım.
öncelikle senaryo dışı faktörleri ele alalım. müthiş bir oyuncu kadrosu! harika dekorlar. ayni şekilde harika kıyafetler. müzikler de muhteşem! 60'ların, 50'lerden kurtulmaya çalıştığı, yıllar sonra özlemle anılacak olağanüstü atmosferi! bu bir tarantino filmi olduğu için de görsellik önemli. tabii ki fetişizm de olmalı ki gerektiği kadar var. absürt diyaloglar da her tarantino filmi gibi burada da karşımıza çıkıyor. tarantino filmlerinin olmazsa olması orantısız şiddet de filmin finaline yerleştirilmiş.
yani olması gerektiği gibi, her tarantino filminde olan ögeler bu filmde de yeteri kadar var. açılışı itibariyle de bir pulp fiction etkisi yaratmadı değil. pulp fiction filminde olduğu gibi, birbirinin zıttı olan ikili, filmin baş karakterleri. her ne kadar hikaye, sharon tate olayını bize hazırlamaya çalışsa da senaryo, kurgusal olan iki karakterin üzerinde dönüyor. filmdeki tek kurgusal karakterler de bunlar zaten. diğer karakterler bildiğimiz gibi gerçek hayattan uyarlama.
film, hikayesi gereği hızlı bir tempoda ilerlemiyor. aksine, durağanlığı ile sizi sharon tate'in herkesçe bilinen gerçek hikayesine hazırlamaya çalışıyor. e tabi filmin içine dalabilmek için, charles manson, sharon tate ve roman polanski üçgenine biraz hakim olmak gerekiyor. her ne kadar gerçek hikayenin dışında bir finale sahip olsa da kurgulanan alternatif son, sanki böyle bir olay yaşanmamış gibi, izleyicinin mutlu mesut filmin başından kalkmasını sağlıyor.
tarantino küllüyatına hakim olmayanlar ya da tarantino'ya yakın olmayanlar için muhtemelen sıkıcı gelecektir. ama film beni oldukça tatmin etti. özellikle kurgusal karakterler rick dalton ve cliff booth'un içsel hesaplaşmalarının ve kendilerini yeniden bulma çabalarının ekrana çok iyi yansıdığını düşünüyorum. dönemin italyan sinemasına göndermeleri de oldukça başarılı.
sonuç olarak bu filmi sadece senaryodan ibaret olarak izlememek gerekiyor. hikayenin geçtiği döneme ait bir çok gönderme barındırıyor.
öncelikle senaryo dışı faktörleri ele alalım. müthiş bir oyuncu kadrosu! harika dekorlar. ayni şekilde harika kıyafetler. müzikler de muhteşem! 60'ların, 50'lerden kurtulmaya çalıştığı, yıllar sonra özlemle anılacak olağanüstü atmosferi! bu bir tarantino filmi olduğu için de görsellik önemli. tabii ki fetişizm de olmalı ki gerektiği kadar var. absürt diyaloglar da her tarantino filmi gibi burada da karşımıza çıkıyor. tarantino filmlerinin olmazsa olması orantısız şiddet de filmin finaline yerleştirilmiş.
yani olması gerektiği gibi, her tarantino filminde olan ögeler bu filmde de yeteri kadar var. açılışı itibariyle de bir pulp fiction etkisi yaratmadı değil. pulp fiction filminde olduğu gibi, birbirinin zıttı olan ikili, filmin baş karakterleri. her ne kadar hikaye, sharon tate olayını bize hazırlamaya çalışsa da senaryo, kurgusal olan iki karakterin üzerinde dönüyor. filmdeki tek kurgusal karakterler de bunlar zaten. diğer karakterler bildiğimiz gibi gerçek hayattan uyarlama.
film, hikayesi gereği hızlı bir tempoda ilerlemiyor. aksine, durağanlığı ile sizi sharon tate'in herkesçe bilinen gerçek hikayesine hazırlamaya çalışıyor. e tabi filmin içine dalabilmek için, charles manson, sharon tate ve roman polanski üçgenine biraz hakim olmak gerekiyor. her ne kadar gerçek hikayenin dışında bir finale sahip olsa da kurgulanan alternatif son, sanki böyle bir olay yaşanmamış gibi, izleyicinin mutlu mesut filmin başından kalkmasını sağlıyor.
tarantino küllüyatına hakim olmayanlar ya da tarantino'ya yakın olmayanlar için muhtemelen sıkıcı gelecektir. ama film beni oldukça tatmin etti. özellikle kurgusal karakterler rick dalton ve cliff booth'un içsel hesaplaşmalarının ve kendilerini yeniden bulma çabalarının ekrana çok iyi yansıdığını düşünüyorum. dönemin italyan sinemasına göndermeleri de oldukça başarılı.
sonuç olarak bu filmi sadece senaryodan ibaret olarak izlememek gerekiyor. hikayenin geçtiği döneme ait bir çok gönderme barındırıyor.
devamını gör...
13.
filmi izlemedim ama bruce lee ile cliff booth'un kavga sahnesini izlemis ve cliff'in devrilmemesini çok takdir etmistim.
bruce , muhammet aliyi şöyle tepelerim böyle tepelerim falan deyince cliff bunu hazmedemiyor.laf sokuyor.sonra bruce onu kavgaya davet edince de davete istirak ediyor.sonra olaylar gelisiyor.
arzu edenler icin cliff booth vs bruce lee yazip bahsedilen bu kavgayi izleyebilirsiniz.
saygilar..
bruce , muhammet aliyi şöyle tepelerim böyle tepelerim falan deyince cliff bunu hazmedemiyor.laf sokuyor.sonra bruce onu kavgaya davet edince de davete istirak ediyor.sonra olaylar gelisiyor.
arzu edenler icin cliff booth vs bruce lee yazip bahsedilen bu kavgayi izleyebilirsiniz.
saygilar..
devamını gör...
14.
bir quentin tarantino filmidir.

filmin senaryosunu da yönetmen quentin tarantino yazmıştır. filmde bu filmdeki rolüyle en iyi yardımcı erkek oyuncu oscar ödülü kazanan brad pitt, oscar ödüllü oyuncular leonardo di caprio ve al pacino, margot robbie, emile hirsch, margaret qualley, timothy olyphant, dakota fanning, julia butlers, austin butler, bruce dern, mike moh, luke perry, damian lewis ve rafal zawierucha rol almıştır.
film on dalda oscar adayı olmuş ancak sadece iki dalda ödül kazanabilmiştir. cannes film festivalinde ise palme dor adayı olan film palm dog ödülünün sahibi olmuştur.
ünü eski zamanlarda kalmış olan bir aktör olan rick ve onun yakın arkadaşı olan cliff eski günlerin özlemini çeker. rick hala zengin gibidir ve hatta komşusu ünlü yönetmen roman polanski ve vahşice katledilen eşi sharon tate'tir.
charles manson ve müritlerinin dahil olduğu bu vahşi katliamı çoğu insan bilir. ben daha önce tarantino'nun kurguyla dünya tarihini değiştirme niyeti isimli yazımda yönetmenin yapmaya çalıştığı şeyi kendimce anlatmıştım.
güzel filmdir. izlenir.

filmin senaryosunu da yönetmen quentin tarantino yazmıştır. filmde bu filmdeki rolüyle en iyi yardımcı erkek oyuncu oscar ödülü kazanan brad pitt, oscar ödüllü oyuncular leonardo di caprio ve al pacino, margot robbie, emile hirsch, margaret qualley, timothy olyphant, dakota fanning, julia butlers, austin butler, bruce dern, mike moh, luke perry, damian lewis ve rafal zawierucha rol almıştır.
film on dalda oscar adayı olmuş ancak sadece iki dalda ödül kazanabilmiştir. cannes film festivalinde ise palme dor adayı olan film palm dog ödülünün sahibi olmuştur.
ünü eski zamanlarda kalmış olan bir aktör olan rick ve onun yakın arkadaşı olan cliff eski günlerin özlemini çeker. rick hala zengin gibidir ve hatta komşusu ünlü yönetmen roman polanski ve vahşice katledilen eşi sharon tate'tir.
charles manson ve müritlerinin dahil olduğu bu vahşi katliamı çoğu insan bilir. ben daha önce tarantino'nun kurguyla dünya tarihini değiştirme niyeti isimli yazımda yönetmenin yapmaya çalıştığı şeyi kendimce anlatmıştım.
güzel filmdir. izlenir.
devamını gör...
