orijinal adı: παροιμίες, αφορισμοί γραμμάτων και
yazar: epikuros
yayım yılı: 2014
yunan filozofu epikür'ün evrene ve atomlara dair düşüncelerinin ve aforizmalarının derlendiği kitap.
yazar: epikuros
yayım yılı: 2014
yunan filozofu epikür'ün evrene ve atomlara dair düşüncelerinin ve aforizmalarının derlendiği kitap.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "son singapur vapuru" tarafından 12.01.2026 22:30 tarihinde açılmıştır.
1.
" ömür beklemekle geçip gider, çoğumuz da hayatında hiç vakit bulamadan ölüp gider. "
m.ö 341 - m.ö 270 yılları arasında yaşayan antik yunan filozofu epikuros imzalı eser; filozofun özdeyişleri, mektupları ve aforizmaları yer alır iken türkçe baskısının 2014 yılında yapıldığı bilinmektedir.
kitabımıza geçelim;
kitabımızın ilk bölümünde filozofun evrenle ilgili düşünceleri yer alır iken, evrenin sonluluğu, sonsuzluğu üzerine düşünceler, atom üzerine görüşleri yer alıyor.
evren ve kader arasında bir ilinti olabilir mi sorusuna da cevap arar gibi olduğu görülüyor.
ikinci bölümde ise mektuplar yer alıyor;
bu mektuplarda duygusallığa yer yok, karşısındaki kişiyi aydınlatmak, ufkunu açmak amaçlanmış gibi duruyor.
kitabımızın son bölümünde ise aforizmalarıyla karşımıza çıkıyor epikür
kitabımızın başındaki özdeyişler bireyden ziyâde toplumu aydınlatmayı amaçlamış gibi iken, kitabın sonundaki aforizmalar ise bireyin iç dünyasını esas almış, son bölümdeki aforizmaları kişinin iç dünyasını onarmayı hedefleyen aforizmalar olarak değerlendiriyorum.
sade ve münzevî bir yaşamı över gibi duruyor epikür; insanın kaderinin kendisinin elinde olduğunu ve alın yazısı diye bir şeyin olmayacağını savunuyor, kişinin kendisini aşan bazı şeyler olduğunu da dile getiriyor ama lâfı iş sende biter, kaderini sen yazarsın, demeye getiriyor.
ölüm üzerine fikirlerini de dile getiriyor,
ölümden sonra hiçbir şey olmayacağını, insanın öldüğü an ondan geriye bir şeyin kalmadığını, ölümden korkmanın gereksiz olduğunu söylüyor.
kitap hakkında kişisel fikirlerime geçiyorum;
evren, atom, ruh ve ölüm üzerine olan düşüncelerini etkileyici buldum, ölümden sonrası için bu kadar kesin konuşmasını sevmedim çünkü yaşayan hiç kimse ölümün neye benzediğini bilemez, bazı konularda sorgulamaya iten bir yanı da vardı kitabın.
seçtiğim bazı sözleri bırakarak burada bir son veriyorum.

şüphecilik bütün varlığımızı yıkabilir ve her zaman için, bir harabe haline getirebilir.
ölüm bizim için bir hiçtir; çünkü dağılan bir şeyde duyarlılık yoktur, duyarlılığı olmayan da bizi kaygılandırmaz.
hazzın büyüklüğünün son sınırı, bütün acı veren şeylerin ortadan kalkmasıdır.
rastlantı " tykhe "bilgenin hayatında çok az yer alabilir; onun bütün, ömrü boyunca, daha büyük ve önemli şeyleri düzenleyen kendi aklıdır.
güzel geçen bir hayat güzel bir ölümün hazırlığıdır da.
bu sebeple şunu iddia ederim ki haz, mutlu bir hayatın başı ve sonudur.
bizim için haz, bedenen acı çekmemek, ruhen de hiçbir huzursuzluk duymamaktır..
ölüm, tatlı olsun acı olsun, sevinçli ve ızdıraplı olsun bütün duyguların ortadan kalkması demektir. eğer biz varsak ölüm orada yoktur, eğer ölüm orada ise, o zaman artık biz yokuz.
bundan başka, ölümün, bizim için bir hiç olduğu düşüncesine de kendini alıştır.
bütün iyi ve kötü şeyler sadece duygularımıza dayanır; ölümse duyguların ortadan kalkmasıdır. bu sebeple asıl ölümün bir hiç olduğunu bilmek bu geçici hayatımızı tatlılaştırır. tabi bu bilgi varlığımızın zaman sınırlarını ortadan kaldırmaz, ama ölümsüzlük özlemimizi de giderir; çünkü yaşamayışın korkunç bir şey olmadığını göreni hayatta artık hiç bir şey korkutamaz.
sonsuz sayıda dünyaların var olmalarına bir engel yoktur.
bir kerecik doğarız ve ikinci bir defa doğmamız olacak şey değildir; bunun sonucu olarak da sonsuz bir süre varolmak hiçbir şekilde mümkün değildir.
yarınına hâkim olmayan sen de tutar,
zevki hep ileriye atarsın!
ömür beklemekle geçip gider, çoğumuz da hayatında hiç vakit bulamadan ölüp gider.
eğer birbirimizi göremezsek, birbirimizle buluşamazsak ve bir arada kalamazsak çok geçmeden sevgi duygusu kaybolup gider..
alın yazısı diye bir şey yoktur, gelecek doğrudan doğruya bizim ellerimizdedir çünkü ona akılla şekil verebiliriz.
m.ö 341 - m.ö 270 yılları arasında yaşayan antik yunan filozofu epikuros imzalı eser; filozofun özdeyişleri, mektupları ve aforizmaları yer alır iken türkçe baskısının 2014 yılında yapıldığı bilinmektedir.
kitabımıza geçelim;
kitabımızın ilk bölümünde filozofun evrenle ilgili düşünceleri yer alır iken, evrenin sonluluğu, sonsuzluğu üzerine düşünceler, atom üzerine görüşleri yer alıyor.
evren ve kader arasında bir ilinti olabilir mi sorusuna da cevap arar gibi olduğu görülüyor.
ikinci bölümde ise mektuplar yer alıyor;
bu mektuplarda duygusallığa yer yok, karşısındaki kişiyi aydınlatmak, ufkunu açmak amaçlanmış gibi duruyor.
kitabımızın son bölümünde ise aforizmalarıyla karşımıza çıkıyor epikür
kitabımızın başındaki özdeyişler bireyden ziyâde toplumu aydınlatmayı amaçlamış gibi iken, kitabın sonundaki aforizmalar ise bireyin iç dünyasını esas almış, son bölümdeki aforizmaları kişinin iç dünyasını onarmayı hedefleyen aforizmalar olarak değerlendiriyorum.
sade ve münzevî bir yaşamı över gibi duruyor epikür; insanın kaderinin kendisinin elinde olduğunu ve alın yazısı diye bir şeyin olmayacağını savunuyor, kişinin kendisini aşan bazı şeyler olduğunu da dile getiriyor ama lâfı iş sende biter, kaderini sen yazarsın, demeye getiriyor.
ölüm üzerine fikirlerini de dile getiriyor,
ölümden sonra hiçbir şey olmayacağını, insanın öldüğü an ondan geriye bir şeyin kalmadığını, ölümden korkmanın gereksiz olduğunu söylüyor.
kitap hakkında kişisel fikirlerime geçiyorum;
evren, atom, ruh ve ölüm üzerine olan düşüncelerini etkileyici buldum, ölümden sonrası için bu kadar kesin konuşmasını sevmedim çünkü yaşayan hiç kimse ölümün neye benzediğini bilemez, bazı konularda sorgulamaya iten bir yanı da vardı kitabın.
seçtiğim bazı sözleri bırakarak burada bir son veriyorum.

şüphecilik bütün varlığımızı yıkabilir ve her zaman için, bir harabe haline getirebilir.
ölüm bizim için bir hiçtir; çünkü dağılan bir şeyde duyarlılık yoktur, duyarlılığı olmayan da bizi kaygılandırmaz.
hazzın büyüklüğünün son sınırı, bütün acı veren şeylerin ortadan kalkmasıdır.
rastlantı " tykhe "bilgenin hayatında çok az yer alabilir; onun bütün, ömrü boyunca, daha büyük ve önemli şeyleri düzenleyen kendi aklıdır.
güzel geçen bir hayat güzel bir ölümün hazırlığıdır da.
bu sebeple şunu iddia ederim ki haz, mutlu bir hayatın başı ve sonudur.
bizim için haz, bedenen acı çekmemek, ruhen de hiçbir huzursuzluk duymamaktır..
ölüm, tatlı olsun acı olsun, sevinçli ve ızdıraplı olsun bütün duyguların ortadan kalkması demektir. eğer biz varsak ölüm orada yoktur, eğer ölüm orada ise, o zaman artık biz yokuz.
bundan başka, ölümün, bizim için bir hiç olduğu düşüncesine de kendini alıştır.
bütün iyi ve kötü şeyler sadece duygularımıza dayanır; ölümse duyguların ortadan kalkmasıdır. bu sebeple asıl ölümün bir hiç olduğunu bilmek bu geçici hayatımızı tatlılaştırır. tabi bu bilgi varlığımızın zaman sınırlarını ortadan kaldırmaz, ama ölümsüzlük özlemimizi de giderir; çünkü yaşamayışın korkunç bir şey olmadığını göreni hayatta artık hiç bir şey korkutamaz.
sonsuz sayıda dünyaların var olmalarına bir engel yoktur.
bir kerecik doğarız ve ikinci bir defa doğmamız olacak şey değildir; bunun sonucu olarak da sonsuz bir süre varolmak hiçbir şekilde mümkün değildir.
yarınına hâkim olmayan sen de tutar,
zevki hep ileriye atarsın!
ömür beklemekle geçip gider, çoğumuz da hayatında hiç vakit bulamadan ölüp gider.
eğer birbirimizi göremezsek, birbirimizle buluşamazsak ve bir arada kalamazsak çok geçmeden sevgi duygusu kaybolup gider..
alın yazısı diye bir şey yoktur, gelecek doğrudan doğruya bizim ellerimizdedir çünkü ona akılla şekil verebiliriz.
devamını gör...
"özdeyişler, mektuplar ve aforizmalar" ile benzer başlıklar
aforizmalar
14
