1.
pandemonium! toys for bob tarafından geliştirilen ve crystal dynamics tarafından playstation, sega saturn, microsoft windows, n-gage, mobil ve ios için yayınlanan 1996 platformlu bir video oyunudur. pandemonium! şakacı fargus ve farkında olmadan kasabayı yok eden bir büyü yapan bir büyücü olan nikki'yi anlatır.
buradan
buradan
devamını gör...
2.
yunanca ''pan''* ve ''demonium''* un birleşiminden meydana gelmiş, tüm şeytanların bulunduğu yer olarak çevrilebilecek kelime.
john martin'in 1825 tarihli eserinin adı aynı zamanda.

john milton'ın 1667'de yazdığı paradise lost şiirinde pandemonium cehennemin başkenti olarak geçiyor, john martin de bu şiirin bir bölümünü resmetmiş. tabloda lavların arasında şeytanın muhtemelen bir isyan başlatmak için ellerini havaya kaldırdığını görüyoruz.
john martin'in eserleri genelde görkemli manzaralardan oluşuyor ama bu tablo özellikle beni korkutuyor: sağ üstteki şimşek detayı, lavların kırmızısı ve şeytanın varlığı gerçekten cehenneme bakıyormuşum izlenimi uyandırıyor.
tablo louvre müzesi'nde sergileniyor.
john martin'in 1825 tarihli eserinin adı aynı zamanda.

john milton'ın 1667'de yazdığı paradise lost şiirinde pandemonium cehennemin başkenti olarak geçiyor, john martin de bu şiirin bir bölümünü resmetmiş. tabloda lavların arasında şeytanın muhtemelen bir isyan başlatmak için ellerini havaya kaldırdığını görüyoruz.
john martin'in eserleri genelde görkemli manzaralardan oluşuyor ama bu tablo özellikle beni korkutuyor: sağ üstteki şimşek detayı, lavların kırmızısı ve şeytanın varlığı gerçekten cehenneme bakıyormuşum izlenimi uyandırıyor.
tablo louvre müzesi'nde sergileniyor.
devamını gör...
3.
pandemonium aslında bir demokrasi arayışının simgesi. netice itibarıyla sen koskoca ışık getireni krallığından sürmüşsün, onun yoldaşlarına da kapıyı göstermişsin. dediğim dedik, öttürdüğüm düdük kafası ile hareket edilince işler sarpa sarıyor. bir nevi bu diktatörce tutum karşısında uhrevi dünya kendi isyankarlarını ortaya çıkarıyor. netice de bu adamlara yeni bir mekân lazım. orada örgütlenecekler, orada karar alacaklar. cennet diktasına karşı mücadele ateşini orada yakacaklar. o yüzden de sembolik anlamda değerli bir yapıt ortaya koymak lazım. hatta bu öyle bir mimari olmalı ki, cennetin köşkleri ile sarayları ile boy ölçüşmeli. hah işte onun içinde ustaların ustası, cennetin mimarisinin duayeni, lucifer'in kankası mulciber işe koyuluyor. pandemonium mulciber'ın ustalık dönemi ürünü tabi bu inşaat öyle ha deyince yapılmıyor. lucifer'in tüm yoldaşları mevzuya omuz veriyor dünya 6 günde kurulduysa bizde başkenti kısa sürede kurarız deyip, mevzuyu neticelendiriyorlar.
olaya milton abi açısından bakarsak, meleklerin ve iblislerin kendi kaderini tayin hakkını savunduğunu görürüz. pandemonium devrimci bir tutumun ürünüdür. zaten john martin'in tablosu da devrimin kıvılcımının çakıldığı anı betimliyor. kuvvetle muhtemel o esnada başkent sokakları, ''gün doğdu hep uyandık alevlerle sınandık, bağımsızlık uğruna da pandemonium'da toplandık!'' tarzı bir marş ile inliyordu. gerçekten muazzam bir tablo. duyguyu veriyor cidden. netice olarak baktığınızda milton'un cehennemi, tüm cehennemlerden daha özel bir fikre ev sahipliği yapıyor ve daha büyük bir emeğin ürünü. uhrevi dünyanın tüm iblisleri birleşin! cennet'te yaptığınız kölelikten başka kaybedeceğiniz neyiniz var? netice de milton abiye göre akıl kendi mekanlarını yaratıyor. eh öyle cennete böyle cehennem demiş ve giderini yapmış. şapka çıkaralım. düğmelerimizi ilikleyelim. ama meleklerin ve iblislerin iç işlerine lütfen karışmayalım. özgür irade söylencesi denen bir şey var malum!
olaya milton abi açısından bakarsak, meleklerin ve iblislerin kendi kaderini tayin hakkını savunduğunu görürüz. pandemonium devrimci bir tutumun ürünüdür. zaten john martin'in tablosu da devrimin kıvılcımının çakıldığı anı betimliyor. kuvvetle muhtemel o esnada başkent sokakları, ''gün doğdu hep uyandık alevlerle sınandık, bağımsızlık uğruna da pandemonium'da toplandık!'' tarzı bir marş ile inliyordu. gerçekten muazzam bir tablo. duyguyu veriyor cidden. netice olarak baktığınızda milton'un cehennemi, tüm cehennemlerden daha özel bir fikre ev sahipliği yapıyor ve daha büyük bir emeğin ürünü. uhrevi dünyanın tüm iblisleri birleşin! cennet'te yaptığınız kölelikten başka kaybedeceğiniz neyiniz var? netice de milton abiye göre akıl kendi mekanlarını yaratıyor. eh öyle cennete böyle cehennem demiş ve giderini yapmış. şapka çıkaralım. düğmelerimizi ilikleyelim. ama meleklerin ve iblislerin iç işlerine lütfen karışmayalım. özgür irade söylencesi denen bir şey var malum!
devamını gör...