pir sultan abdal şiirleri
başlık "son singapur vapuru" tarafından 26.06.2024 21:24 tarihinde açılmıştır.
1.
aslında toni morrison imzalı sula isimli romanı okumaktaydım lâkin pdf olan baskısını görünce merak edip bir okuyayım diye okuduğum 123 sayfalık pir sultan abdal'ın yazmış olduğu eser.
öncelikle rubailer'i bildiğim için üslubunu az da olsa ömer hayyam'a benzettim ama bu şiirler daha dindar versiyonu desek yanlış olmaz; rubailer'de ateizm faktörü önemli yer tutarken burada allah sevgisi daha baskın bir yer tutmuş.
insan kendini veya dünya görüşünü şiire ne derece katmalı bilemem, öyle yazmak istemesi, kendi doğrusunu dikte edercesine yazmış olmasını tasvip etmesem de saygı duymak mecburiyetindeyim.
şiirler hakkında fikrimi belirtmem gerekirse; dünyanın gelip geçici bir mekân olduğu, ölümün vâr olduğu bir dünyada her şeye ve herkese hatta kendine bile çok da alışmamak gerektiği bilinci, münzevi olmanın şatafattan daha değerli oluşu, insanın önemli olan tek şeyinin iyi bir yüreğe sahip olması gibi başlıca temalarda yazılmış. bende uyandırdığı izlenim bu, fakat başka birine başka duygular uyandırabilir. sanat eseri özneldir. umduğum kadar iyi değildi ama fena da değildi.
kitaptan alıntı içine aldığım birkaç söz bırakıp bitiriyorum.
yeni bir kitapta görüşmek üzere.^^

gelin yiyelim içelim
bu güzellik geçer bir gün
alem yaran yaran olmuş ali'm
sırrın açar bir gün
yeyip yediren bir adem eksik etmez bari hüda'm gök ekine misal adem anı eken biçer bir gün yeyip yedirmesi hoştur dayan kahbe yürek taştır can dedikleri bir kuştur kuş kafesten uçar bir gün.
sensiz alemi niderim?
sordum sual ettim bu nasıl gidiş yüze gülüp geçti dedi uç yetiş
öncelikle rubailer'i bildiğim için üslubunu az da olsa ömer hayyam'a benzettim ama bu şiirler daha dindar versiyonu desek yanlış olmaz; rubailer'de ateizm faktörü önemli yer tutarken burada allah sevgisi daha baskın bir yer tutmuş.
insan kendini veya dünya görüşünü şiire ne derece katmalı bilemem, öyle yazmak istemesi, kendi doğrusunu dikte edercesine yazmış olmasını tasvip etmesem de saygı duymak mecburiyetindeyim.
şiirler hakkında fikrimi belirtmem gerekirse; dünyanın gelip geçici bir mekân olduğu, ölümün vâr olduğu bir dünyada her şeye ve herkese hatta kendine bile çok da alışmamak gerektiği bilinci, münzevi olmanın şatafattan daha değerli oluşu, insanın önemli olan tek şeyinin iyi bir yüreğe sahip olması gibi başlıca temalarda yazılmış. bende uyandırdığı izlenim bu, fakat başka birine başka duygular uyandırabilir. sanat eseri özneldir. umduğum kadar iyi değildi ama fena da değildi.
kitaptan alıntı içine aldığım birkaç söz bırakıp bitiriyorum.
yeni bir kitapta görüşmek üzere.^^

gelin yiyelim içelim
bu güzellik geçer bir gün
alem yaran yaran olmuş ali'm
sırrın açar bir gün
yeyip yediren bir adem eksik etmez bari hüda'm gök ekine misal adem anı eken biçer bir gün yeyip yedirmesi hoştur dayan kahbe yürek taştır can dedikleri bir kuştur kuş kafesten uçar bir gün.
sensiz alemi niderim?
sordum sual ettim bu nasıl gidiş yüze gülüp geçti dedi uç yetiş
devamını gör...
2.
"hı(n)zır paşa bizi berdar eyledi
kesti kollarımı kızak bağladı
işiten muhipler hep kan ağladı
açılın zindanlar pir'e gidelim
kalenin kapısı taştan demirden
yanlarım çürüdü yaştan yağmurdan
bir kimsem de yok ki dellal çağırtam
açılın zindanlar pir'e gidelim
kalenin kapısı taştan çıkılmaz
penceresi yüce şah'a bakılmaz
bir ben ölmeyinen cihan yıkılmaz
açılın zindanlar pir'e gidelim
çıkarım bakarım kale başına
mü'min - müslim olan gider işine
bir ben mi düşmüşüm can telaşına
açılın zindanlar pir'e gidelim
ilimi sorarsan köyümdür banaz
yakılsın yıkılsın ol kanlı sivas
bir ben ölmeyinen cihan yıkılmaz
açılın zindanlar pir'e gidelim
pir sultan abdal'ım hey hı(n)zır paşa
yazılanlar gelir sağ olan başa
hasret koydun beni kavim - gardaşa
açılın zindanlar pir'e gidelim"
kesti kollarımı kızak bağladı
işiten muhipler hep kan ağladı
açılın zindanlar pir'e gidelim
kalenin kapısı taştan demirden
yanlarım çürüdü yaştan yağmurdan
bir kimsem de yok ki dellal çağırtam
açılın zindanlar pir'e gidelim
kalenin kapısı taştan çıkılmaz
penceresi yüce şah'a bakılmaz
bir ben ölmeyinen cihan yıkılmaz
açılın zindanlar pir'e gidelim
çıkarım bakarım kale başına
mü'min - müslim olan gider işine
bir ben mi düşmüşüm can telaşına
açılın zindanlar pir'e gidelim
ilimi sorarsan köyümdür banaz
yakılsın yıkılsın ol kanlı sivas
bir ben ölmeyinen cihan yıkılmaz
açılın zindanlar pir'e gidelim
pir sultan abdal'ım hey hı(n)zır paşa
yazılanlar gelir sağ olan başa
hasret koydun beni kavim - gardaşa
açılın zindanlar pir'e gidelim"
devamını gör...