1.
çok eski zamanlarda iki nokta arasında eğitilen ve amacı haber taşımak olan güvercin. şu aralar farklı amaçlar için kullanıldığını duyuyoruz. mesela uyuşturucu kuryesi olarak;www.olaganustukanitlar.com/...
devamını gör...
2.
birinci dünya savaşı'nda 194 askerin hayatını kurtarmış olan bir güvercindir.
1. dünya savaşında, almanlar argonne ormanında amerikan 77. tümeninden 554 kadar askeri izole eder. almanlarla girdikleri çatışmada tümenin büyük bir kısmı ölür veya esir düşer. geriye kalan askerler ise, orada olduklarını bilmeyen amerikan topları tarafından bombalanmaktadır. 3 posta güvercini uçururlar. ilk 2 güvercin hedeflerine ulaşamadan vurulur. 4 ekim 1918 günü ellerinde kalan son güvercin olan cher ami (fr. maskülen, değerli dostum) sol bacağına bağlanan mesajı iletmeyi başarır. cher ami havalanırken almanlar tarafından vurularak düşürülür, ancak tekrar uçmayı ve 40 kilometrelik mesafeyi 25 dakika kadar kısa bir sürede almayı başararak mesajı iletir.
1. dünya savaşında, almanlar argonne ormanında amerikan 77. tümeninden 554 kadar askeri izole eder. almanlarla girdikleri çatışmada tümenin büyük bir kısmı ölür veya esir düşer. geriye kalan askerler ise, orada olduklarını bilmeyen amerikan topları tarafından bombalanmaktadır. 3 posta güvercini uçururlar. ilk 2 güvercin hedeflerine ulaşamadan vurulur. 4 ekim 1918 günü ellerinde kalan son güvercin olan cher ami (fr. maskülen, değerli dostum) sol bacağına bağlanan mesajı iletmeyi başarır. cher ami havalanırken almanlar tarafından vurularak düşürülür, ancak tekrar uçmayı ve 40 kilometrelik mesafeyi 25 dakika kadar kısa bir sürede almayı başararak mesajı iletir.
devamını gör...
3.
halen güvercin besleyenlerin ilgisini çekmektedir ve gerçekten bu kuşlar şehirden şehire gidip dönebilmektedir.
devamını gör...
4.
sıro.
devamını gör...
5.
ne komik abemizdin sen.
devamını gör...
6.
"özgürlük bir yanılsama" diyordu izlediğim bir dizide; elindeki güvercini havaya bıraktıktan sonra karakter şöyle devam ediyordu: "istedikleri gibi uçarlar ama geri yuvalarına dönerler."
aslında posta güvercinlerinin olayı da tam olarak bu; gönderilen her adrese giden birer görev adamı değiller, sadece yuvaya duydukları o kaçınılmaz hasretin esiriler. süreç daha yavruyken başlıyor; kuş aç bırakılıp dışarı salınıyor, sonra belli bir işaretle çağırılıp yuvada karnı doyuruluyor. yani bir nevi yuva kodlaması yapılıyor. koku hafızalarını kullanma ve dünyanın manyetik alanını algılayabilme yetenekleri sayesinde yüzlerce kilometre uzaktaki yuvalarını elleriyle koymuş gibi bulabiliyorlar. o tarihi filmlerde gördüğümüz mesaj trafiği de aslında ciddi bir lojistik planlama: a kalesinde b kalesine ait, b kalesinde ise a kalesine ait kuşlar kafeslerle taşınıp bekletiliyor. savaş esnasında bir kuşun yolda avlanma veya ölme ihtimaline karşı da aynı haber birden fazla güvercine bağlanıp aynı anda uçuruluyor. hatta osmanlı'da bu iş için kurulmuş özel menzil teşkilatları ve güvercinlikler varmış; bu kuşları çalmanın ya da öldürmenin cezası da devletin haberleşme ağını kesmekle eşdeğer görüldüğü için oldukça ağırmış.
yani işin özü; o gökyüzündeki süzülüş romantik bir eylem ya da bilinçli bir görev aşkı değil, sadece yuvaya duyulan o sonsuz aidiyet duygusu.
bu bilgiyi paylaşırken nedense içim sızladı... aslında o kadar kanat çırpışın ve gökyüzü rotasının tek sebebi, insanın bu canlıların en masum duygusunu yani yuva özlemini koca bir haberleşme sistemine çevirmiş olması...
aslında posta güvercinlerinin olayı da tam olarak bu; gönderilen her adrese giden birer görev adamı değiller, sadece yuvaya duydukları o kaçınılmaz hasretin esiriler. süreç daha yavruyken başlıyor; kuş aç bırakılıp dışarı salınıyor, sonra belli bir işaretle çağırılıp yuvada karnı doyuruluyor. yani bir nevi yuva kodlaması yapılıyor. koku hafızalarını kullanma ve dünyanın manyetik alanını algılayabilme yetenekleri sayesinde yüzlerce kilometre uzaktaki yuvalarını elleriyle koymuş gibi bulabiliyorlar. o tarihi filmlerde gördüğümüz mesaj trafiği de aslında ciddi bir lojistik planlama: a kalesinde b kalesine ait, b kalesinde ise a kalesine ait kuşlar kafeslerle taşınıp bekletiliyor. savaş esnasında bir kuşun yolda avlanma veya ölme ihtimaline karşı da aynı haber birden fazla güvercine bağlanıp aynı anda uçuruluyor. hatta osmanlı'da bu iş için kurulmuş özel menzil teşkilatları ve güvercinlikler varmış; bu kuşları çalmanın ya da öldürmenin cezası da devletin haberleşme ağını kesmekle eşdeğer görüldüğü için oldukça ağırmış.
yani işin özü; o gökyüzündeki süzülüş romantik bir eylem ya da bilinçli bir görev aşkı değil, sadece yuvaya duyulan o sonsuz aidiyet duygusu.
bu bilgiyi paylaşırken nedense içim sızladı... aslında o kadar kanat çırpışın ve gökyüzü rotasının tek sebebi, insanın bu canlıların en masum duygusunu yani yuva özlemini koca bir haberleşme sistemine çevirmiş olması...
devamını gör...