montpellier, fransa'da yaşayan ve her ikisi de psikiyatr olan karı koca jean-philippe freu ve patou carrié rinôçérôse'u 1997 yılında kurdu. bu arada merak edenler için hemen not düşelim, grubun adı bir hastanın yaptığı bir gergedan resminden geliyor.

hasta, resmin altına gergedanın fransızcası olan ''rhinocéros'' yerine ''rinôçérôse'' yazmış; bu da jean-philippe ve patou'nun hoşuna gitmiş; grup bazen ''le collectif rinôçérôse'' olarak da anılıyor. 1999'da piyasaya çıkan installation sonore hala büyük bir keyifle, bıkmadan usanmadan tekrar tekrar dinlediğim bir albüm. rinôçérôse ''elektro gitarla dans müziği nasıl yapılır?'' sorusuna cevap ararken house müziğine yepyeni bir dinamik getirdi. albümdeki le mobilier adlı parça retro ve nostalji rüzgarlarının estiği o dönem moda defilelerine çok uygun olduğu için fashion tv'nin vazgeçilmezlerinden biri oluverdi. parçanın video klibinde danseden yüzlerce rengarenk sandalye de mtv izleyicisini cezbetti. bugün grubun en iyi bilinen parçası olsa da albümün geriye kalanının çok daha ilginç olduğunu vurgulamak gerekir.

rinôçérôse'un ınstallation sonore albümünde yer doldurmak için konmuş müzik yoktu. jean-philippe'in elektro gitar ve patou'nun elektro bas konusundaki virtüözlüğüne ek olarak ilginç ritm sekansları, egzotik vurmalı çalgılar, konuşan gitar efektleri ve flütler işin içine girince, ortaya esşiz işitsel bir panorama çıkıyor... insanı esir alan ritmlerin, bitmek tükenmek bilmeyen tatlı, hafif fuzzlı gitarların oluşturduğu büyülü bir simya... alışılmadık rock/house füzyon denemeleri olan la guitaristic house organisation ve 323 secondes de musique répetitive avec guitare espagnole'un yanı sıra, ı love ma guitare ve rock classics volume ı gibi parçalar 1960lar ve 1970lerin rock gitar efsanelerine göz kırpar gibi. sublimior ve radiocapte gibi parçalara tanım getirmek ise imkansız. bazı eleştirmenler ''underworld'ün joy division ile birlikte sahne aldığını'' ya da ''pink floyd’un stone roses ile birlikte jam session yaptığını'' hayal etmek gerektiğini yazmışlardı.

grup daha sonraki albümleri olan music kills me (2002) ve özellikle de schizophrenia'da (2005) bu büyülü füzyon deneyimini terkedip anaakım bir rock çizgisini izlemeyi yeğledi. en belirgin fark ise uzun atmosferik enstrümental dans parçaların yerlerini vasat vokalistlerin çığlıkları ile dolu rock parçalarına bırakması oldu. bu değişiklik grubun bilinçli olarak yapmış olduğu bir seçim bile ama benim gibi fanatikleri üzüyor. music kills me ve schizophrenia asla ınstallation sonore'un tadını vermedi. üzücü olan şey ise peşi sıra gelen futurinô'nun (2009) music kills me ve schizophrenia ile aynı çizgide bulunması; bu da 2016 yılına kadar albüm yapmalarını neredeyse engelledi; angels and demons (2016)

grup, bu süre zarfında bol miktarda solo çıkarsa da installation sonore zirvesine hiçbir zaman tekrar çıkamadı.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim