bence degildir.
"sanatçı" kelimesi bana gore bir tek allahin verdigi sesle "yuru ya kulum" hesabi sarki soylemekle sinirli olabilecek kadar basit birsey degildir.
bana gore "sanatci" olabilmek icin en azindan bir enstruman calip, beste yapiyor olmak lazim. bu minimumu. ama asil sanatci dedigim, yeni yetenekler kesfedip, onlarin elinden tutup, kendinden sonrasi icin birilerini birakandir.
bu bakimdan, benim gozumde en buyuk sanatci sezen aksudur.
ama bulent ersoy gibi tipler her ne kadar muazzam bir sesede sahip olsa, benim icin sadece sarkicidir. ama sanatci degildir.
buda benim gorusum.
devamını gör...
başlamayın yine riccaa ediciğimm. evet öyledir.
devamını gör...
öyle olsaydı demet akalın’a sanatçı demek zorunda kalırdık. tabii ki öyle olmadığı oradan belli.
devamını gör...
müzik, ses üzerine inşa edilmiş sanattır. sanat ise üretkenlik, yetenek ve hayal etmekle kitlelere ürün sunmaktır. sesi iyi olan yeteneklidir. üretkenlik yoksa, sadece yorumcu ise sanatçı değil şarkıcıdır. gülşen sanatçıdır, sezen aksu sanatçıdır, yıldız tilbe sanatçıdır. ama bülent ersoy, ajda pekkan, irem derici sanatçı değildir. bakın iyi sesler de var. şarkı yazıp bestelemiyorsan, bunlar yoksa bile bir enstrüman çalmıyorsan-müzik için konuşuyorum- sanatçı değil şarkıcısındır.
devamını gör...
şarkı üretmek; mühendislik ve mimarlıksa, şarkı söylemek inşaatta amelelik yapmaktır.
devamını gör...
ajdar, hülya avşar, ibo, demet akalın vb... söylüyorsa hayır. sanatçılık değildir...

safiye ayla, münir nurettin selçuk, sabite tur gülerman, inci çayırlı vb... söylüyorsa %100 sanatçılıktır...
devamını gör...
bazen bir şeylere çok anlam yüklemekle yüklememek arasında sıkışıyorum.
önce diyorum ki bir şarkıcı kimliğin, kültürün taşıyıcısı olduğunda mı sanatçı olur yoksa sadece moral sembolü müdür? veya sadece bir şeyler hissettiren biri mi?
sonra "sadece kendi sevdigin insanları sanatçı görüp diğer bir sürü insanı eğlendiren, ağlatan, günün sonunda sana kötü gelse bile ortaya bir şeyler çıkartan insanları, sesleri küçümseyecek insan mısın lan sen?!!" diyorum kendime. hatta daha da sinirlenip kader'deki uğur gibi "erkek değil misin lan sen!!" diye yükselip bu filmi çok sevmediğimi hatırlıyorum. "hee değilim doğru" diyorum. o yüzden "sadece şarkı söylemek sanatçılığı kapsamaz ya amaaan herkes de bir şey" diye konuyu kilitliyorum. *
neyse. gideyim de beren saat'in yeni çıkardığı şarkıyı dinleyip içimden yargılayayım bari.
devamını gör...
türk dil kurumuna göre sanatçı sözcüğünün iki anlamı bulunmakta ;

1) güzel sanatların herhangi bir dalında yaratıcılığı olan, eser veren kimse.
2) sinema, tiyatro, müzik vb. sanat eserlerini oynayan, yorumlayan, uygulayan kimse.

bu tanımlardan yola çıkarak evet denilmesi mümkün. zira sadece üretenler değil, herhangi bir sanat eserini yorumlayan kişiler de sanatçı tanımlamasına girebiliyor. yani söz konusu aktör veya aktristlik ise, onların da büyük bölümü üretmiyor. sadece rol yapma yetenekleri sayesinde, bir sanat eserini yorumluyorlar. ama biz onlardan sanatçı diye bahsediyoruz. demek ki sadece üretmek = sanat gibi bir algı, doğru değil. en azından dilbilgisi açısından değil.

öte yandan bence temel sorun, "sanat" kavramının kendisinde yatıyor. zira bir şeyi sanat olarak değerlendirmek de çoğu zaman tartışmaya açık bir kapı bırakıyor.

insan beyni soyut kavramları anlamlandırırken kıyaslama yöntemine sıkça başvurur. bu da ister istemez soyut kavramlara "öznellik" özelliği katar. yani x kişiye göre sanat ve dolayısıyla o sanatı yorumlayan kişi sanatçı olabilecekken, bir başkası için, aynı şey, ne sanat ne de sanatçı şeklinde yorumlanabilir.

"dam üstünde un eler, tombul tombul memeler" gibi sözlere sahip olan bir türkü sanat ise o türküyü yazan veya yorumlayan kişiye de sanatçı diyoruz. ama kıyaslama yöntemi devreye girdiğinde vivaldi'nin dört mevsim isimli eseri de sanat ve vivaldi de sanatçı kategorisine giriyor. buyur burdan yak.

soyut kavramların iyi veya kötü olarak değerlendirmesi bile öznellik içerir. benim için ibrahim tatlıses sanatçı bile değildir ve bir anlığına onu tanımdan yola çıkarak sanatçı kabul etsem bile, bu kez de diyebileceğim şey, ibrahim tatlıses iyi bir sanatçı değildir olacak. ve yine kıyaslama yaparsak wolfgang amadeus mozart'ın sanatçı kabul edildiği bir dünyada, ibrahim tatlıses'e sanatçı demek, eşyanın tabiatına aykırı bir söylem olur. kime göre ? bana göre :)

görüldüğü üzere soyut kavramlarda bitmek bilmeyen bir tartışma söz konusu. oysa somut kavramlarda bu tartışma biçimi çoğu zaman ortadan kalkar. zira somut kavramlar, soyut kavramların aksine nesnellik içerir. sana göresi, bana göresi yoktur.

yani tartışmaların temelinde yatan şey, kavramın soyut veya somut olması ile doğrudan ilgili. o nedenle bence, soyut kavramlar üzerinde tartışmalardan olabildiğince kaçınmalı bir insan. ve bunun en kolay yöntemi de, kurduğunuz cümlenin başına "bence" sözcüğünü getirmektir. "bence şarkı söylemek sanatçılık değildir" veya "bence ibrahim tatlıses iyi bir sanatçı değildir" gibi. ha buna rağmen karşıt fikirde olan kişi, ısrarla size kendi doğrusunu kabul ettirmeye çalışıyorsa, bence ve sence kavramlarını ona söyleyip tartışmak istemediğinizi belirtmek en sağlıklı yoldur. çünkü bu tip tartışmalar zaman kaybından başka birşey değil. tabii bence ;)
devamını gör...
ses sanatçılığı açısından bakarsak sadece, biraz. güfte ve beste yazmak ayrı bir sanat, bunu gönüllere ve zihinlere nakşetmek başka bir sanat.

hümeyra'nın söylediği kördüğüm şarkısının sözlerini şevket rado yazmıştır, ki bunu da mahlasla yapmıştır. türkiye cumhuriyeti modernleşme sürecine mustafa kemal'den fazla katkı vermiş insanlardındır belki de, özellikle hayat dergisiyle.

ama ses sanatçılığı başka bir şey. tanrı vergisi bir yetenek.
devamını gör...
kafamda kurguladığım cevabı yukarıda bulduğum soru ama olsun, ben de yazıcam. şarkı söyleyen sanatçı değilse tiyatro ve sinema yapan da sanatçı değildir. senaryoyu kendisi yazmıyorsa sanatçı olamaz bu mantıkla. yani çoğu yeşilçam ünlüsü sanatçı olmamış oluyor. bana kalırsa herhangi bir sanat eserini üretenin yanında o eserdeki duyguyu aktarmak da sanattır.

bestelenen güftelenen bir eseri sen ben söylesek sanatçı olmayız. ama ajda pekkan söylediğinde içinize işliyorsa ya da dinlemekten keyif veriyorsa o sanattır. yazılmış bir eseri flash tv oyunculuğuyla oynamak sanat değildir elbet. ama haluk bilginer kendi üretmemiş de olsa bir karakteri canlandırıyorsa bu sanattır. eserlerin yorumlanması, kişinin kendi yorumuyla aktarması sanat eserinin amacına ve kitlesine ulaşmasını sağlayanlar da sanatçı olmalıdır.

performans sanatçıları var mesela bazıları saçma sapan hareketleri yapıyor ya da boş boş bekliyor hoop sanat oluyor. sanat hayatın içinde olan veya olması mümkün olan hatta olması hayal edilen her şeyi içine alabilir. bunu farklı şekillerde ifade eden sanat eserlerini ifa edenler de sanatçıdır kanımca. ha bizim sanat algımız kaliteli işlerle toplum nazarında saygı görmekle ilintili. ama size hitap etmiyor olmaması bir eserin ya da yorumcunun sanatından bir şey eksiltmez.

bencesi bu.
devamını gör...
eğitimi alındıysa evet. değilse hobi.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"sadece şarkı söylemek sanatçılık mıdır sorusu" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim