1.
aslında lanet gibi bir şey . ben 12 yaşında falandım şiir yazmaya başladığımda. sonra lisede aşık olduk daha arttı. o zamanlar şairler daha ünlüydü, şiir diye bir şey vardı . divan edebiyatı şiir kasetleri kitapları. elden ele dolaşırdı şiirler. ve şairlik bir yetenek olarak görülürdü belkide öyledir. bence bir his bu. iyi ya da kötü bir şair bile olsan bir his.ozanlik gibi aşıklık gibi.
liseden sonra iki birinciliğim oldu ama iş hayatı derken devamı gelmedi. şiir işinde para yoktu artık. artık başka işler vardı. şiir bitiyordu. zaten insan yazamıyordu eskisi gibi. çünkü bir şeyler olması gerekti. hep aşk olmazdı hep daha fazlası gerekti.
böyle gecenin bir yarısı bir kaç kelime gelir insanın aklına yer eder. tam en can alıcı yeri gelir. sinopsis gibi yani.
sonra yolda yürürken yemek yerken bir şarkı duyduğunda seni zorlamaya başlar bu durum.
çok farklı konularda şiir yazdım aile üyelerime yazdım.
yazmak zorunda kaldiklarim oldu. para için yazdıklarım oldu. zorlama yazdığım oldu.
akrostiş eğlencesine veya bir çiçek sepeti notu için.
galatasaray için yazdım bir gece . filistin ve lübnan için.
diyarbakır da çocuk esirgeme kurumunda mukadder vardı yetim bir kız çocuğu onu gördüm yazdım yolda.
etkilendiğim şairler oldu müzikler oldu insanlar oldu hikayeler oldu.
iyi de okuduğumu söylerlerdi. orta okul lise üniversite hep bana okuturlardı özel günlerde şiirleri.
yıllar var ki çok yazmadım. en son filistin için yazmıştım.
fakat bu işin bir de şu boyutu var. kendini aşmak. daha ne kadar iyi olabilirsin. ne kadar öteye gidebilirsin. ne yani ibn arabi mi olacaksın. hallac- ı mansur mu. feriduddin attar, sadi şirazi mi akif mi olacaksın.
olacaksın olmaya çalışacaksın. çünkü bu bir his meselesi ve insanın elinde olan bir şey değil.
hiçbir beklentisi olmadan insanın .
liseden sonra iki birinciliğim oldu ama iş hayatı derken devamı gelmedi. şiir işinde para yoktu artık. artık başka işler vardı. şiir bitiyordu. zaten insan yazamıyordu eskisi gibi. çünkü bir şeyler olması gerekti. hep aşk olmazdı hep daha fazlası gerekti.
böyle gecenin bir yarısı bir kaç kelime gelir insanın aklına yer eder. tam en can alıcı yeri gelir. sinopsis gibi yani.
sonra yolda yürürken yemek yerken bir şarkı duyduğunda seni zorlamaya başlar bu durum.
çok farklı konularda şiir yazdım aile üyelerime yazdım.
yazmak zorunda kaldiklarim oldu. para için yazdıklarım oldu. zorlama yazdığım oldu.
akrostiş eğlencesine veya bir çiçek sepeti notu için.
galatasaray için yazdım bir gece . filistin ve lübnan için.
diyarbakır da çocuk esirgeme kurumunda mukadder vardı yetim bir kız çocuğu onu gördüm yazdım yolda.
etkilendiğim şairler oldu müzikler oldu insanlar oldu hikayeler oldu.
iyi de okuduğumu söylerlerdi. orta okul lise üniversite hep bana okuturlardı özel günlerde şiirleri.
yıllar var ki çok yazmadım. en son filistin için yazmıştım.
fakat bu işin bir de şu boyutu var. kendini aşmak. daha ne kadar iyi olabilirsin. ne kadar öteye gidebilirsin. ne yani ibn arabi mi olacaksın. hallac- ı mansur mu. feriduddin attar, sadi şirazi mi akif mi olacaksın.
olacaksın olmaya çalışacaksın. çünkü bu bir his meselesi ve insanın elinde olan bir şey değil.
hiçbir beklentisi olmadan insanın .
devamını gör...
2.
böyle gecenin bir yarısı bir kaç kelime gelir insanın aklına yer eder. tam en can alıcı yeri gelir. sinopsis gibi yani.
sonra yolda yürürken yemek yerken bir şarkı duyduğunda seni zorlamaya başlar bu durum.
yazının tamamı çok güzel ama özellikle bu kısım çok etkileyici ve tam anlamıyla şiir nasıl yazılıyoru tarif eden cinsten.
ben henüz şairim diyebilecek şiirler yazmadım. ama elimden geleni de küçümsemiyorum.
ve evet gerçekten gecenin kör karanlığında uyumaya hazırlanırken bir mısra hatta birkaç kelime dolanır dilinize. ışığı açıp yazarsınız. sonra arkası belki bir hafta sonra gelir. bazen bir kelime uzunca bir süre gelmez. bazen ardı ardına şiirler çıkar kaleminizden.
devamını gör...
3.
eskiden var benim de 8-10 tane şiirim. okuduğum herkes beğendi, hatta biri bestelendi başka bir yazar tarafından. şimdi pek yazamıyorum.
devamını gör...