yazar: nermin yıldırım
yayım yılı: 2013
1960 yılından mektuplar almaya başlayan rıdvan, bu mektupların peşine düşerek sıra dışı bir hikayenin içine sürüklenir.
yayım yılı: 2013
1960 yılından mektuplar almaya başlayan rıdvan, bu mektupların peşine düşerek sıra dışı bir hikayenin içine sürüklenir.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "ağzındakikanısilipişteşimdikızandövüşçü" tarafından 20.04.2022 01:45 tarihinde açılmıştır.
1.
aynı dönemde ama dünyanın farklı yüzlerini bize aynı kitapta sunan bir nermin yıldırım romanı.
roman içine çeken sürükleyici ve temiz bir dille yazılmış. hikaye güzel, merak uyandırıcı.
hikaye olayını da spoilersız yazamayacağımı düşündüğüm için yazmadım.
sade bir şekilde mektuplarla gelen bir zaman yolculuğu diyebilirim.
ama sonunu pek sevmedim. okurken, daha farklı bir son olacağını düşünmüştüm. gidişat o yöndeydi. ters köşe olması kabul ama tatmin edici değildi. yinede roman sever bünyelerin okumasını tavsiye ederim.
roman içine çeken sürükleyici ve temiz bir dille yazılmış. hikaye güzel, merak uyandırıcı.
hikaye olayını da spoilersız yazamayacağımı düşündüğüm için yazmadım.
sade bir şekilde mektuplarla gelen bir zaman yolculuğu diyebilirim.
ama sonunu pek sevmedim. okurken, daha farklı bir son olacağını düşünmüştüm. gidişat o yöndeydi. ters köşe olması kabul ama tatmin edici değildi. yinede roman sever bünyelerin okumasını tavsiye ederim.
devamını gör...
2.
nermin yıldırım kendini hemen olayın içine çeken sıkmadan boğmadan akıp giden kalemiyle yazmış yine kitabını. hem toplumsal olaylara değiniyor hem meraklandırıyor hem kendini sorgulatıyor insana duygusal geçişleriyle.
bir yayın yönetmeninin eline ulaşan 1960lardan kalan gizemli mektupların günümüzde nerden kimden neden geldiğini anlamaya çalışırken, mektupları da okudukça iki farklı hayatı yaşayan birbirinden farklı acılarla sınanan dünyanın farklı uçlarından yıllar sonra birbirine ulaşmaya çalışan suad ve behiyenin hikayesi içinde kayboluyorsun. kitabın gerçekten içinde kayboldum diyebilirim, sonu zaten ayrı etikiledi ama sonunu böyle olmasını tercih eder miydim... hayır.
bir yayın yönetmeninin eline ulaşan 1960lardan kalan gizemli mektupların günümüzde nerden kimden neden geldiğini anlamaya çalışırken, mektupları da okudukça iki farklı hayatı yaşayan birbirinden farklı acılarla sınanan dünyanın farklı uçlarından yıllar sonra birbirine ulaşmaya çalışan suad ve behiyenin hikayesi içinde kayboluyorsun. kitabın gerçekten içinde kayboldum diyebilirim, sonu zaten ayrı etikiledi ama sonunu böyle olmasını tercih eder miydim... hayır.
devamını gör...
