1.
odamın ortası. rezillik.
devamını gör...
2.
1 kez salonun ortasına yaptım onu da yine kafam güzelken sildim kaldırdım içmeye devam ettim hihihi.
devamını gör...
3.
beşiktaş'taki akbank'ın önü.
etiler metrodaki çöp kutusu.
bu ikisi dışında yok, akıllandım sağa sola kusmuyorum.
etiler metrodaki çöp kutusu.
bu ikisi dışında yok, akıllandım sağa sola kusmuyorum.
devamını gör...
4.
sahilde kafayı bulup denize kusmak. doğru duydunuz efenim.
devamını gör...
5.
ulan bu nasıl başlık ya.* güzel bir hanımefendi ile öpüşürken ağzımın içine kusmuştu o aklıma geldi.*
devamını gör...
6.
kalorifer peteğine kusmuştum, kapalıydı alkol buharlaşmadı.
devamını gör...
7.
soğuk bir kış günüydü. bursa'da, yıldırım mahallesinde yaşıyordum o sıralar. adını tam hatırlayamıyorum ama salaş bir meyhanede iş yerinden bir kız arkadaşımla (canan'dı adı) demleniyorduk. ortam öyle iyi, karşımdaki kız öyle güzeldi ki çok sürmeden kafayı buldum. yarım yamalak düşünceler gelip geçiyordu zihnimden. o sıralar hala sigara içiyor, art arda uluyordum sigaraları.
gitgide saçmalar hale gelmiştim. öyle ki arkadaşıma dahi asılıyordum. o da bir parça kayıtsızlıkla gözlerimin içine bakıyor, belki de söylediklerimden hoşlanıyordu. işin kötü yanı yakın zamanda sevgilimi sepetlediğimden içimdeki karanlık dehliz her gün beni daha da derine çekiyordu.
gece yarısından sonra kalktık mekandan. dünya tepemde dönüyordu dışarıya çıktığımızda. içimden, aşırı derecede yürümek, bağırmak, kavga çıkarmak, dayak yemek geçiyordu. canan ile bir süre mücadele ettik. o beni eve götürmek istiyor, bense onu gönderip sokaklarda dolaşmak istiyordum.
ikimizin dediği de olmadı. orta yerde buluştuk, önce benim dediğimi yapıp yürüdük sonra onun dediğini yapıp eve geldik. canan beni bırakıp çıkar diye düşünüyordum. ama hemen gitmedi. karşıma oturdu, bana yaptığım saçmalıkları yapacak birisi olmadığımı, silkinip kendime gelmem gerektiğini söyledi.
elimi salladım boşlukta. ayağa kalktım. dolapta geçen günden kalan rakım olacaktı. onu almak için mutfağa gittim. adım gibi biliyordum ki farklı içkiler içince midem bulanırdı. ama umurumda değildi.
öte yandan canan'ı da evden göndermek için kabalaşmak geçiyordu içimden. sanki o orda durmaya devam ederse kötü bir şeyler olacaktı. pislik yapmaya karar verdim. rakıyı getirip az biraz suyla karıştırıp hızla fondip yapmaya başladım. canan yalvaran gözlerle yüzüme bakıyor, belki de acıyordu bana.
ansızın, "sen gitsen iyi olacak artık canan" dedim ona. kızcağız içinde bulunduğum saçma durumdan dolayı yanımda olmak, beni kendi başıma kalmayım diye teselli etmeye çalışırken, o an için yaptığım ona büyük haksızlıktı. ama bilmem neden gitmesi gerektiğini düşünüyordum sürekli. ayağa kalktı, geldi karşımda durdu. tam tokat geliyor galiba diye içimden geçiriyordum ki, masada duran rakı dolu bardağı aldı tepesine dikti. bakakaldım yüzüne. "napıyorsun" dedim? "ne oluyor sana"?
cevap vermedi. dudaklarıma yapıştı. onu itecek gibi oldum, ama öyle şehvetliydi ki bir şey diyemedim.
kıyafetlerimizi nasıl çıkardık nasıl yatağa gittik ve ne ara altıma almıştım hatırlamıyorum. ama öyle değişik ve farklı bir sevişmeydi ki, benzerini daha evvel hiç yaşamadım. epey bir süre sürdü. ter içindeydik.
ve o an hayatım boyunca unutamayacağım o iğrenç olayı yaşadım.
kusacağımı hissettim. içinden hızla çıkmaya çalıştım. o boşalacağımı sanarak belime sarıldı çıkmayayım diye. "dur" dahi demeden üzerine kustum. midem ağzıma gelmişti. ve utanmıştım.
sonrasında ne mi oldu? hiç bir şey, o halde sekse devam ettik.
ve kızın üzerine çifte boşaldım.
gitgide saçmalar hale gelmiştim. öyle ki arkadaşıma dahi asılıyordum. o da bir parça kayıtsızlıkla gözlerimin içine bakıyor, belki de söylediklerimden hoşlanıyordu. işin kötü yanı yakın zamanda sevgilimi sepetlediğimden içimdeki karanlık dehliz her gün beni daha da derine çekiyordu.
gece yarısından sonra kalktık mekandan. dünya tepemde dönüyordu dışarıya çıktığımızda. içimden, aşırı derecede yürümek, bağırmak, kavga çıkarmak, dayak yemek geçiyordu. canan ile bir süre mücadele ettik. o beni eve götürmek istiyor, bense onu gönderip sokaklarda dolaşmak istiyordum.
ikimizin dediği de olmadı. orta yerde buluştuk, önce benim dediğimi yapıp yürüdük sonra onun dediğini yapıp eve geldik. canan beni bırakıp çıkar diye düşünüyordum. ama hemen gitmedi. karşıma oturdu, bana yaptığım saçmalıkları yapacak birisi olmadığımı, silkinip kendime gelmem gerektiğini söyledi.
elimi salladım boşlukta. ayağa kalktım. dolapta geçen günden kalan rakım olacaktı. onu almak için mutfağa gittim. adım gibi biliyordum ki farklı içkiler içince midem bulanırdı. ama umurumda değildi.
öte yandan canan'ı da evden göndermek için kabalaşmak geçiyordu içimden. sanki o orda durmaya devam ederse kötü bir şeyler olacaktı. pislik yapmaya karar verdim. rakıyı getirip az biraz suyla karıştırıp hızla fondip yapmaya başladım. canan yalvaran gözlerle yüzüme bakıyor, belki de acıyordu bana.
ansızın, "sen gitsen iyi olacak artık canan" dedim ona. kızcağız içinde bulunduğum saçma durumdan dolayı yanımda olmak, beni kendi başıma kalmayım diye teselli etmeye çalışırken, o an için yaptığım ona büyük haksızlıktı. ama bilmem neden gitmesi gerektiğini düşünüyordum sürekli. ayağa kalktı, geldi karşımda durdu. tam tokat geliyor galiba diye içimden geçiriyordum ki, masada duran rakı dolu bardağı aldı tepesine dikti. bakakaldım yüzüne. "napıyorsun" dedim? "ne oluyor sana"?
cevap vermedi. dudaklarıma yapıştı. onu itecek gibi oldum, ama öyle şehvetliydi ki bir şey diyemedim.
kıyafetlerimizi nasıl çıkardık nasıl yatağa gittik ve ne ara altıma almıştım hatırlamıyorum. ama öyle değişik ve farklı bir sevişmeydi ki, benzerini daha evvel hiç yaşamadım. epey bir süre sürdü. ter içindeydik.
ve o an hayatım boyunca unutamayacağım o iğrenç olayı yaşadım.
kusacağımı hissettim. içinden hızla çıkmaya çalıştım. o boşalacağımı sanarak belime sarıldı çıkmayayım diye. "dur" dahi demeden üzerine kustum. midem ağzıma gelmişti. ve utanmıştım.
sonrasında ne mi oldu? hiç bir şey, o halde sekse devam ettik.
ve kızın üzerine çifte boşaldım.
devamını gör...
8.
porsuk nehrine kusmuştum.
devamını gör...
9.
tuvalettir. açık havadaysa çöp kutusuna kusulmuşluğu da olmuştur. hiç tutamayacakken bir kaç kere poşete de kusulmuştur.
ancak alkolden ölünse bile sağa sola, yerlere, ev içine vs bir kere bile kusulmamıştır.
ancak alkolden ölünse bile sağa sola, yerlere, ev içine vs bir kere bile kusulmamıştır.
devamını gör...
10.
iş yeri çöp yeri
devamını gör...
11.
arabaların arka koltukları ilk sıraya oynar
devamını gör...
12.
sevgilimin kucağı.
devamını gör...
13.
arabanın camından dışarı
devamını gör...
14.
sarhoşken her yere kusulabilir. mekan ayırt etmez.
devamını gör...
15.
kum, çöp kutusu, klozet, bir de giden arabanın camından dışarı. daha fazla rezilliğim olmadı şükür.
devamını gör...
16.
kusanlar içmesin lütfen.
masada adabı var rakının ama gece sonunda adabı var kusmanın oluyor. bir kere içki içtikten sonra kusmayacaksin sonra nereye kustuguna dikkat edeceksin, herkesin yanında kusmayacaksin mesela.
masada adabı var rakının ama gece sonunda adabı var kusmanın oluyor. bir kere içki içtikten sonra kusmayacaksin sonra nereye kustuguna dikkat edeceksin, herkesin yanında kusmayacaksin mesela.
devamını gör...
17.
barda masaların üstüne kusmuştum o günden sonra hiç kusacak kadar içmedim...
devamını gör...
18.
geçen yaz manitanın evinde banyoya kustum. beni sarhoş edip +18 olaylar istemiş onu da diyememiş garibim sjsjsj
devamını gör...
19.
o zamanlar küçük beyoğlu zamanlarıydı. pendorda g.te kadar içilip kapanınca beate kaçıp patlanırdı sonra oradan depo taksim falan. ben beatten çıktığım gibi höynk diye bi kızın üstüne kusmuştum. sonra taksiyle evine bıraktım ayakta duramayacak halimi gördükten sonra salonda kanepede yatırmış beni. sabah alibeyköyde bir dairede böbreklerimin çalındığı korkusuyla uyanmıştım.
devamını gör...
20.
hakim evleri 7. kat; balkondan polis kulübesine doğru.
devamını gör...