kediler arasında en güzel cinstir. baklavayı çağrıştırır ve bir oyun havasıdır ayrıca.
devamını gör...
sarman; dünyada en çok bulunan türmüş.

köyümüz kediden yana çok zengin. yakışıklı, uskumru gibi hareli tekirleri, marsık gibi siyahları, füme rengi olanları, tombikleri, cılızları, çok miyavlayanları, hiç konuşmayanları... içlerinde bir tane de sarman var. içlerinde denemez aslında çünkü o hep ayrı durur kendi köşesinde, dahil olmaz onlara. sarman kedi çok gördüm de buna sarman da denmez aslında sapsarı, hem de kısa tüylü. uzun uzun ucu sivri turuncu tırnakları hep çıkık, patileri; pençe desem daha doğru hep açık, yeşil bakışlarında bir kenafirlik var.

sessiz sessiz bir köşede yalnız durur, arada bir kendi kendine konuşur. tam önünden yanından biri geçerken aniden çemkirir, hırıltıya benzer bir ses çıkarır, diş gösterir. benim kedi tutkum yoktur, sadece biçimlerini severim, estetik bulurum ama bunda öyle bir kabalık/bayağılık var ki şeklini filan görecek hal bırakmıyor insanda. bir de arsız. önündeki mamaya kimseyi yanaştırmaz, kendi de yemez, başkalarının mamalarına musallat olur.

her köye yürüyüşümde aynı köşede görürüm onu. durur birkaç dakika izlerim. bu sabah da yürüdüm köye, çok soğuk artık havalar. diğer kedilerin hiçbiri ortada yoktu, o yine aynı yerde büzüşmüş dertop olmuş tek başına pusudaydı. yumulduğu gövdesinin altından pençeleri görünüyordu. görmezden geldim, başımı göğe çevirdim. kadraja giremedi.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
depremde kurtuluş caddesinde bir kedi vardı, gözleri kapalı bekliyordu saray cadesine inen yokuşta, sildim fotoğrafını, hayvanlar bile kapatmıştı acı yüzünden gözlerini, toza akmıştı ruhum o şehirde, ailem sen değiştin diyor, siz de değişebilseydiniz keşke, keşke tamamen aklımı yitirip bakıköye yatsaydım, öyle olmuyormuş…
devamını gör...
küçüktüm ve bir köpekle bağ kurmuştum. o zamanlar çekingen ve çok içine kapanıktım. hayvan sevmeyen cehenneme odun olasıca bir insan yüzünden köpeğimden ayırdılar beni. resmen travma oldu. zaten öncesinde de travmaları olan bir çocuktum. neyse efendim. o günden sonra hayvanlardan uzak durdum. yıllar sonra bir gün bir sarı kedi. ama nasıl tatlı. pamuk koyduk adını. anası doğurdu biz büyüttük. kardeşleri öldü falan. bir o kaldı. akşam eve giriyor sabah çıkıyor, geziyor, bahçede kuş avlıyor. canı ne zaman isterse o zaman yanımıza geliyor. ve beni çok seviyor, ben de onu çok seviyorum. o evden taşındık. pamuk yeni mahalleye alışmadı. eski yerine gitti. anneme o zaman yalvardım eve alalım tamamen başına bir şey gelecek diye. ne çare! her gün diğer evin oraya ve çevresine mama taşıdım. bazı günler yarım saat pamuuuk, pamuuk diye bağırmışımdır. çevredeki insanlardan da özür falan dilemiyorum. her neyse. bir gün pamuk gelmedi, sonraki gün de parkın köşesinde ölü buldum. insan 22 yaşında yaa tutar mı bir hayvan için? tutuyor. o günden sonra da tövbe ettim ve bir daha hiçbir hayvan ile gönül bağı kurmadım. tüh, yine ağlıyoruz. bu garibin yüzü ne zaman gülecek. hepinizi allah'a şikayet edeceğim. zalim insanlar.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"sarı kedi" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim