bazen insan doğduğu yeri yitirmiş gibi hisseder. bazen ise hiç ait olmamış gibi. bunu bir kez hissedenin özünde açılan o yara kalıcı olacaktır.

göç, bir çocuğun adını unuttuğu ninnidir. savaş, sadece silah sesi değil; bir annenin boş beşiğe baktığı andır. ve o anlarda, dünya bir süreliğine susar. böylesi bazı sessizlikler çok şey anlatır.

bu günlerde bizim orman tam da bu sessizliği sergiliyor. adını koyamadığımız ama içten içe bildiğimiz bir yara var. herkesin başka bir biçimde yaşadığı o eksiklik hissi… kimsenin duymadığı bir kayboluş.

geçen sene bu zamanlarda ormanımızın bir vadisi boydan boya yandı. kalanları ve yeni tohumlananları yaşatmaya çalışıyoruz ama içimizde bir burukluk var. bir kıvılcım ve bir rüzgar dakikalar içinde hepsini alıp götürebilir. gördük biz bunu. o kuru rüzgar önüne ateşi aldıysa kimse onu durduramaz. taa ki rüzgar kesilene ya da yön değiştirene kadar...

sadece insanlar değil, mahalleler, şehirler, hatta ormanlar bile bir zamanlar sahip oldukları kimliği, sıcaklığı ve umudu kaybedebilir. ve bu kayıpla birlikte, görünmez bir yara açılır. herkesin bildiği ama kimsenin konuşmadığı bir yara.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"sessizliğin özündeki yara" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim