sevmek, sabır taşının ağrı kesiciyle karıştırıldığı bir kimya deneyidir. beklemekle aynı elementten doğar ama biraz fazla ısı almıştır; o yüzden patlar, yanar, duman çıkarır, bazen de kader diye kokar.
sevmek, beklemenin kolunu kanadını kırıp hadi yürüyelim demesidir ama beklemenin hala topalladığı, sevilense çoktan otobüse binip gittiği bir trajikomedi.

aşk dediğin şey, bakkalın bozuk yok deyip sana sakız vermesine benzer: sen para üstünü istersin, o sana duygusal bir borç bırakır.
beklemek oruç gibidir; sevmek, iftarı kaçırmaktır.
birini seversin, mesaj yazmazsın, yazarsan da nokta fazla mı oldu diye cümleyi tekrar okursun ya ; işte o an, sevginin değil, aklının intihar notunu yazıyorsundur.

sevmek, acının lisanslı versiyonudur; ruhun karantinada, kalbin açık yaradır.
beklemekle farkı şu: bekleyen hala umut eder, sevense umudunu bile özler.
bekleyen saate bakar, seven ise takvimden yüz alır.
beklemek, belki gelir der; sevmek, gelmese de ben giderim diye trajediyi romantikleştirir.

sevmek, delirmenin en uzun fıkrasıdır:
bir kalp vardı, diğerini beklerken çürüdü.
sonra biri geldi, ne güzel çürümüşsün dedi.
ve o da onu sevdi.
sonra o da bekledi.
sonra dünya döndü, ama onlar dönmedi.

sonuçta sevmek, beklemenin acı çekmiş, kafayı üşütmüş, kendini duygusal sanan ama aslında yalnızlığa tapan halidir.
biraz şiir, biraz travma, biraz da neydi o şarkının sözleri? hali.
ve her defasında aynı sonla biter:
bekleyenin, bekletileni sevmesi.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"sevmek beklemenin acı çekmiş halidir" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim