1.
2024 yazında ilk kez ''love is pain'' şarkısı ile kendisiyle tanıştığım, ardından koskoca 1 yıl sonra ''what i need'' şarkısı vesilesiyle kendisiyle ciddi bir bağ kurduğum, ardından ise şarkılarını tamamen araştıracak kadar keşfettiğim, alman bir prodüktör.

bazı şarkıları hafiften edm/trap olsa da, ağırlıklı olarak r&b-soul dalında şarkıları mevcut. bu geleneği güncel şarkılarında da devam ettiriyor. 2 ağustos itibariyle çıkartacağı yeni şarkısı da aynen bu tarzda olacak. ben bu adama denk gelene kadar r&b soul'un 2 sokak ötesinde bile değildim. bu adam sayesinde listelerime alternatif olarak r&b soul'da eklemeye başladım. şuanlık sadece simon blaze ile sınırlı kalsa da, algoritmayı yakalayabilirsem şarkı keşiflerimi daha da geniş bir alana yaymayı düşünüyorum.
tamam iyi hoş da, bu adamın dinlediğim tüm şarkıları bilin bakalım ney? çalıntı! düpedüz çalıntı! hem de besteleriyle birlikte. hadi sözleri falan geçtik artık da, beste nasıl birebir aynı olabiliyor ya? bu adama karşı beslediğim en büyük hayal kırıklığı bu oldu. halbuki kendisi çok başarılı bir prodüktör, ama sıfırdan üretim konusunda sıfır üzerine sıfır.
işin daha da üzücü tarafı, bu çalıntı şarkıların her biri orijinallerinden çok çok daha iyiler prodüksiyon olarak. ama işte, sorun burada %100 çalıntı olmaları. çalıntı derken birebir çalmak değil de, sözü, besteyi birebir kopyalamak işte. bunlarla beraber bazı synth'ler de buna dahil.
''maria'' şarkısına kadar bu adamın çalıntı olacağını hiç düşünmezdim. gerçi maria'yi çalmayan da kalmadı. dj khaled milyarları götürmüştü tek bir maria sample'ıyla. simon blaze neden yapmasın değil mi? dedim ama, bir değil, iki değil be kardeşim. sonradan diğer şarkılarını araştırırken bu şarkıların da birer çalıntı olduğunu öğrendim. şarkıların isimleri bile aynı ya. örneğin benim bu yaz bokunu çıkartarak kana kana dinlediğim ''tempted to touch'' şarkısının hem simon blaze, hem de orijinal versiyonu. karşılaştırın bakalım.
simon blaze versiyon
orijinal versiyon
evet simon blaze versiyon daha kaliteli, ama neredeyse birebir çalıntı maalesef. ulan ''what i need'' bir de istanbul seyahatimi süslemişti. sonradan onun da çalıntı olduğunu öğrenince, yeryüzündeki tüm huzursuzluklar ruhumu kapladı.
yazıklar olsun. ama her şeye rağmen dinlemek keyifli.

bazı şarkıları hafiften edm/trap olsa da, ağırlıklı olarak r&b-soul dalında şarkıları mevcut. bu geleneği güncel şarkılarında da devam ettiriyor. 2 ağustos itibariyle çıkartacağı yeni şarkısı da aynen bu tarzda olacak. ben bu adama denk gelene kadar r&b soul'un 2 sokak ötesinde bile değildim. bu adam sayesinde listelerime alternatif olarak r&b soul'da eklemeye başladım. şuanlık sadece simon blaze ile sınırlı kalsa da, algoritmayı yakalayabilirsem şarkı keşiflerimi daha da geniş bir alana yaymayı düşünüyorum.
tamam iyi hoş da, bu adamın dinlediğim tüm şarkıları bilin bakalım ney? çalıntı! düpedüz çalıntı! hem de besteleriyle birlikte. hadi sözleri falan geçtik artık da, beste nasıl birebir aynı olabiliyor ya? bu adama karşı beslediğim en büyük hayal kırıklığı bu oldu. halbuki kendisi çok başarılı bir prodüktör, ama sıfırdan üretim konusunda sıfır üzerine sıfır.
işin daha da üzücü tarafı, bu çalıntı şarkıların her biri orijinallerinden çok çok daha iyiler prodüksiyon olarak. ama işte, sorun burada %100 çalıntı olmaları. çalıntı derken birebir çalmak değil de, sözü, besteyi birebir kopyalamak işte. bunlarla beraber bazı synth'ler de buna dahil.
''maria'' şarkısına kadar bu adamın çalıntı olacağını hiç düşünmezdim. gerçi maria'yi çalmayan da kalmadı. dj khaled milyarları götürmüştü tek bir maria sample'ıyla. simon blaze neden yapmasın değil mi? dedim ama, bir değil, iki değil be kardeşim. sonradan diğer şarkılarını araştırırken bu şarkıların da birer çalıntı olduğunu öğrendim. şarkıların isimleri bile aynı ya. örneğin benim bu yaz bokunu çıkartarak kana kana dinlediğim ''tempted to touch'' şarkısının hem simon blaze, hem de orijinal versiyonu. karşılaştırın bakalım.
simon blaze versiyon
orijinal versiyon
evet simon blaze versiyon daha kaliteli, ama neredeyse birebir çalıntı maalesef. ulan ''what i need'' bir de istanbul seyahatimi süslemişti. sonradan onun da çalıntı olduğunu öğrenince, yeryüzündeki tüm huzursuzluklar ruhumu kapladı.
yazıklar olsun. ama her şeye rağmen dinlemek keyifli.
devamını gör...