1.
ınstagram'da bilgilendirici bir sayfada bu maddenin b12 takviyelerinde, serumlarında veya aşılarında olup olmadığının kontrolünün yapılması istenmişti. ve şansa anneme aldığım "kadınlar için multivitamin" de vardı.
sonra google'den de baktım.
b12 ihtiyacını karşılamak için bunun 4 çeşidi varmış. ve metilkobalamin ile kıyaslamasının yapıldığı sayfalara da geçtim.
edindiğim bilgilere göre;
bu madde siyanür içeriyor ve metilkobalamin doğalmış.
ve böbrek yetmezliği olan hastaların dikkat etmesi gerekiyormuş. sebebini dememe gerek var mı bilmiyorum ama vücuttaki zararlı maddelerin süzülme işlemini böbrekler yapar. bu da demek oluyor ki böbreği, sınırlı da olsa zehri vücuttan atmak için ekstra çalıştırmak = yormak demek.
bir de bu tarz vitaminler genelde günlük kullanılıyor. ihtiyaca göre kullanımı 2'ye de çıkarılabiliyor.
bunu kullanma sebepleri tahmin ederseniz ki insan üretimi olduğu için kimyasallı ve bu yüzden de diğerlerine göre daha ucuz.
vitaminler içinde bile bu tarz zehirli maddeler varsa ilaçları düşünmek istemiyorum. ve hap ya da kapsül şeklinde almak daha kolay belki dengeli ve düzenli beslenmeye göre ama tekrar düşünün bence.
son yıllarda bunların reklamları da artış gösteriyor ve de bunlara olan talepte. bu da yediğimiz çoğu şeyin besin değerinin normalinden daha düşük olmasından ötürü olabilir. çünkü onlarda kimyasal dolu çoğu zaman. bitkilerde oksitlenme olayı hayvansallara göre daha az ama onlara da ilaç, sentetik gübre vs. uyguluyorlar.
kısacası insanın sağlığını korumak ya da düzeltmekten çok bozmak ve bozuksa ileri taşımak için neredeyse çaba halindeler. (gübrede miydi yoksa ilaçlama da mı tam hatırlamıyorum ama zehirli birkaç madde taşımasına rağmen kullanımı yasak değildi mesela. bunların yasaklanmasını isteyenler vardı ama başardılar mı bilemiyorum.)
daha çok sebze/meyve ağırlıklı beslenme,
çay poşetlilerden çok aktarlardan direkt çayları alıp kendiniz demleyin,
dondurulmuş veya hazır gıdaları tüketmeyin.
spor = hareketi arttıralım.
masaj uygulamalarındaki koşulları sağlıyorsanız bunun da faydası oluyor...
hastanelerdeki hastaların içinde çok çocuk görmek beni üzüyor, onlarla birlikte perişan olmuş ebeveynler vs. veya daha genç yaşta yaşlı gibi birçok hastalığı olanlar...
kendinizi sevin ve kendinize dikkat edin. çünkü insanlar ilaç kullanmaya başladı mı azaltmak yerine nedense ilaç sayısı hep artıyor. yıllarca kullanıyorsun ama tedavinin sonuna gelmiyorsun.
§§ her ilaç için demiyorum ama çevreme bakınca gördüklerim bu yönde. kronik (nezle, migren, nefes darlığı ...) hastalığı olan veya tansiyon/diyabet/kolesterol gibi hastalığı olanlar böyle. "ilacı birkaç hafta/ay/yıl kullandım geçti." diyen var mı veya bunu diyen mi fazla çıkar yoksa "ben de diyabet vardı sonra kolesterol da çıktı." tarzı diyenler mi?..
sonra google'den de baktım.
b12 ihtiyacını karşılamak için bunun 4 çeşidi varmış. ve metilkobalamin ile kıyaslamasının yapıldığı sayfalara da geçtim.
edindiğim bilgilere göre;
bu madde siyanür içeriyor ve metilkobalamin doğalmış.
ve böbrek yetmezliği olan hastaların dikkat etmesi gerekiyormuş. sebebini dememe gerek var mı bilmiyorum ama vücuttaki zararlı maddelerin süzülme işlemini böbrekler yapar. bu da demek oluyor ki böbreği, sınırlı da olsa zehri vücuttan atmak için ekstra çalıştırmak = yormak demek.
bir de bu tarz vitaminler genelde günlük kullanılıyor. ihtiyaca göre kullanımı 2'ye de çıkarılabiliyor.
bunu kullanma sebepleri tahmin ederseniz ki insan üretimi olduğu için kimyasallı ve bu yüzden de diğerlerine göre daha ucuz.
vitaminler içinde bile bu tarz zehirli maddeler varsa ilaçları düşünmek istemiyorum. ve hap ya da kapsül şeklinde almak daha kolay belki dengeli ve düzenli beslenmeye göre ama tekrar düşünün bence.
son yıllarda bunların reklamları da artış gösteriyor ve de bunlara olan talepte. bu da yediğimiz çoğu şeyin besin değerinin normalinden daha düşük olmasından ötürü olabilir. çünkü onlarda kimyasal dolu çoğu zaman. bitkilerde oksitlenme olayı hayvansallara göre daha az ama onlara da ilaç, sentetik gübre vs. uyguluyorlar.
kısacası insanın sağlığını korumak ya da düzeltmekten çok bozmak ve bozuksa ileri taşımak için neredeyse çaba halindeler. (gübrede miydi yoksa ilaçlama da mı tam hatırlamıyorum ama zehirli birkaç madde taşımasına rağmen kullanımı yasak değildi mesela. bunların yasaklanmasını isteyenler vardı ama başardılar mı bilemiyorum.)
daha çok sebze/meyve ağırlıklı beslenme,
çay poşetlilerden çok aktarlardan direkt çayları alıp kendiniz demleyin,
dondurulmuş veya hazır gıdaları tüketmeyin.
spor = hareketi arttıralım.
masaj uygulamalarındaki koşulları sağlıyorsanız bunun da faydası oluyor...
hastanelerdeki hastaların içinde çok çocuk görmek beni üzüyor, onlarla birlikte perişan olmuş ebeveynler vs. veya daha genç yaşta yaşlı gibi birçok hastalığı olanlar...
kendinizi sevin ve kendinize dikkat edin. çünkü insanlar ilaç kullanmaya başladı mı azaltmak yerine nedense ilaç sayısı hep artıyor. yıllarca kullanıyorsun ama tedavinin sonuna gelmiyorsun.
§§ her ilaç için demiyorum ama çevreme bakınca gördüklerim bu yönde. kronik (nezle, migren, nefes darlığı ...) hastalığı olan veya tansiyon/diyabet/kolesterol gibi hastalığı olanlar böyle. "ilacı birkaç hafta/ay/yıl kullandım geçti." diyen var mı veya bunu diyen mi fazla çıkar yoksa "ben de diyabet vardı sonra kolesterol da çıktı." tarzı diyenler mi?..
devamını gör...