hikaye-öykü / edebiyat
8.5 / 10
puan ver

öne çıkanlar | diğer yorumlar

makbule aras eivazi’nin öykü kitabıdır.

kitap on sekiz öyküden oluşur ama sanki okunması ya da yazarın üslubunu göz önünde bulundurursak dinlenmedi bin bir gece alır.

ben bu tanımı sözlük için dijitale dökmeden önce kahverengi kapaklı not defterime içi boş bir kurşun kalemle yazdım. makbule aras eivazi’nin öykü kahramanları böyle bir fedakarlığı sonuna kadar hak ediyor bence. zor oldu ama tıpkı yazarın kahramanlarına benzeyen boş kurşun kalemimle içi boş bir tanım yazmayı başardım.

bir öykü kitabının içindeki tüm insanlar size tanıdık geliyorsanız, öykü bitince iki yanağından öperek ayrılıyorsanız onlardan, ayrılık içinizde bir boşluk bırakıyorsa o zaman o kitap iyi bir kitaptır. bu yüzden sonun bacakları iyi bir öykü kitabı, hem de çok iyi.

öyle hacimli bir kitap da değil. görseniz kara kuru bir şey ama ne kadar kuvvetli olduğunu ancak okuyup bitirince anlayabiliyor insan. sanki gölgelerin gücü tamamen bu kitabın emrine verilmiş.

anlamsız bir tanım oldu biliyorum ama yazarın da dediği gibi anlamak bazı duyguları yok ediyor. bence hiçbir şey anlamaya çalışmayın, duygularınız tam kadro hazır beklesin ve kitabın tadını çıkarın.
devamını gör...
''sen beni değil,
kelimelerden yaptığım seni görüyordun bana baktığında.
''

1972 doğumlu türk yazar ve çevirmen makbule aras eyvazi imzalı eser;
öykü türünde yer almakta ve 2021 yılında yayınlanmıştır.
muhteviyatında toplam 18 öykü barındırmaktadır;

bazı öykülerin isimleri

balkon
çifte vav
gölgesiz
prozak’la ayakta duruyorum
kalbimin çarmıhı
bebek arabası

balkon adındaki ilk öyküde sarı diye seslenilen tekne kazıntısı ve altına kaçıran, öğretmeni tarafından bile dışlanan bir çocuğun kimse tarafından sevilmediğini ve herkes tarafından hep hor görüldüğünü, bir gün askere gittiğini ve askere gittikten sonra bile kimsenin onu arayıp sormadığını, hayata tutunmasının ne derece zor olduğunu okuyoruz, yok olsan bile merak edilmemeyi derinden hissettiriyor.

ikinci öyküde fazla karakter yok, bir ilişkiye dair anımsanan şeyler karakterin hatırladıkları kadarıyla yansıtılıyor, ayrılık kavramı üzerine düşündüren bir öyküydü.
tek plan adlı öyküde ise tatilde iken tanışan iki kadının iç dünyaları ve yeni başlayan arkadaşlıkları anlatılıyor, deniz, kum ve güneş tadında bir öyküydü biraz da, insanın kendine yeni bir hayat kurma çabasını da işleyen bir öykü olduğunu belirtmek mümkün olacaktır, en yakın arkadaşınla aldatıldıktan sonra eşinden ayrılmak ve artık kendini düşünmek durumları ile öykü biraz daha genişletilebilir.

içimde bir adlı öyküde ise üzücü şeyler yaşadığını düşünebileceğimiz karakterin hisleri ve kırgınlığı, kendini insanlardan soyutlama çabası konu ediniliyor, detaylara girilen bir öykü değildi ama karakterin yaşadıklarını tahmin etmek zor değil gibi görünüyor.
abdullah bey'in yastığı öyküsünde ise bir kadının kocası abdullah bey'in ardından onun sevgilisi olduğunu düşündüğü bir kadından aldığı intikamı anlatılıyor, kocasını seviyor olsa da aldatmış olduğu için ona kızgın ve abdullah bey'in yastığı artık sevilmiyor..

bebek arabası öyküsünde ise rüya ve gerçekliğin birbirine karıştığını görür gibi oluyoruz, postanede çalışan bir annenin huzursuz hissettiği bir iş gününün ardından eve döndükten sonra ailesiyle olan ilişkisi ve rüyasının etkisinde kalması anlatılıyor, duygusal ve bazı açılardan karışık bir öykü gibiydi, etkileyiciydi.

sonun bacakları adlı kitaba adını veren öyküde ise alışılagelen bir hayat tarzını değil de kendi istediği hayatı yaşamayı seçmiş bir kadının başına gelenler anlatılıyor, onu kendi kocalarından kıskanan mahallenin evli kadınları ondan hazzetmiyor ve bir gün hayatında trajik bir son onu bekliyor, diğer insanlar tarafından dışlandığı için hayatı sarsılıyor.
kalbimin çarmıhı adlı öyküde ise kendisinden yaşça büyük ve komşularının oğlu giray'a aşık olan ve liseye gden genç bir kızın arkadaşlık ilişkilerinin yanı sıra, aşkı için göze aldığı riskler konu ediniliyor, arkadaşıyla aynı kişiye aşık olup aşık olduğu genci o kızdan kurtarmaya çalışmak gibi entrikalarda bulunuyor, komik sayılabilecek bir öyküydü.

gölgesiz adlı öyküde ise ailesi tarafından doğduğu günden beri pek sevilmeyen bir genç kızın görücü usulü ile istemediği ve tanımadığı biriyle evlendirilmesi, onun bu hayattaki gölgesizliği konu ediniliyor, başlık parası karşılığında evlendirilmek, güzel olmayan birinin hayatına karışmanın daha kolay oluşu, aile tarafından yük olarak görülmek, öykünün değindiği bazı sorunlardandı.

melek geçti öyküsünde ise yanındakiyle yaşar, aklındakiyle ölürsün durumu anlatılıyor,
bazen insanlar gerçekten de yanındakiyle yaşlanıp aklındakiyle ölüyor, ayrılık belki de ölümden daha acıdır...

birkaç öykü daha var ancak kitabın büyüsünü bozmamak adına onları anlatmayacağım,
kitap hakkında kişisel fikirlerime geçmek istiyorum;
makbule aras eyvazi hayata dair trajik durumları ve sonları kendine özgü bir sunumla anlatıyor, on ikiden vuran felsefik cümlelerin ağırlıklı olması kitabı daha sürükleyici ve can alıcı kılmış, hayatı bütün virajlarıyla anlatıyor, ayrılıkları, ölümleri, arkadaşlıkları, sevgililikleri, yalnızlıkları, dışlanmayı, sevilmemeyi, sonları ve sona götüren adımları anlatıyor bence öykülerinde.

okurken duygusal açıdan etkilendiğim öyküleri de oldu, çok güldüğüm cümleler de vardı, hem rasyonel hem de duygusal olabilmeyi başarması ve bu dengeyi sağlamış olması, işte buydu kitaba dair en sevdiğim şey,
felsefik bir bakış açısıyla da yaklaşıyor yazar bazı öykülerinde, didaktik ve felsefik olması kitabı daha etkili kılıyor.

makbule aras eyvazi ne kadar iyi bir kalemi olduğunu bir kez daha hatırlatıyor bu kitabında,
kesinlikle okunulması gerektiğini düşündüğüm bir kitap olduğunu söyleyebilirim, bakış açısının keskinliği yazdığı her öyküde kendini gösteriyor, çaresizliği, yalnızlığı, genç yaşta zorla evlendirilmeyi, aldatılmayı, aşık olmayı, ölümü, birini yitirmeyi, rüya ve gerçeklik ilgisini, çocukken sevilmemeyi, aşklardan geriye kalanları, hayatın belirleyici durumlarını, kısacası hayatı yansıtıyor yazar bizlere, hayatın her zaman istediğimiz gibi olamayacağını da hatırlatıyor, acı gerçekleri göğsünde yumuşatarak, idealize edilen hayatın bazen hayal olarak kaldığını da hissettiriyor bazı öykülerinde, her şeye rağmen ayakta kalmanın önemini de unutmuyor bence.

kitap hakkında yazacaklarım galiba bu kadar,
seçtiğim bazı pasajları bırakarak burada bitiriyorum.

melek geçti - bebek arabası ve balkon adlı öyküler en can alıcı bulduğum öykülerdendi.
'' her şeyi anlaya anlaya yaşamak mümkün değildir belki de,
anlamak bazı duyguları yok ediyordu.
''

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

balkonda uzun apartmanların boşluğuna bakar, o boşlukla
kendi ağırlığını tartardı sanki. içi boş kurşunkalem gibiydi.
yazısı yoktu bedeninin. hem öyle yoktu ki kendi varlığının aslında yokluk
olduğuna inanmaya başlamıştı hem öyle ki ağzından çıkan sesten
ürkerek.

o ses, varlığının cızırtılı sesi, başka bir kurşunkalemin içi.
kimsenin parçası değil, kimsenin canından can değil,
hep sahipsiz, ana rahmine düştüğü günden lanetli.

hiçbir bakışın gölgesinde dinlenecek yer bulamaz,
kanatları yorulsa duramaz.
boşlukta hep, nereye uçtuğunu bilemeden.


sen beni değil,
kelimelerden yaptığım seni görüyordun bana baktığında.

hiçbir son, birdenbire gelmiyor.


her gördüğü yazıyı okuma hastalığı vardı.

insan her şeye alışmak zorundaydı.

payına düşeni düşündü durdu, düşlemeden.

insan aslında her şeyi önceden görüyor,
seziyor da umutlanmaya devam ediyor.

birbirimizin içini görmüş müydük,
bundan emin olamıyorum bazen.
biz birbirimize doğru yürümüş sonra da sarılmış mıydık?
yoksa sen orada öylece durmuştun da ben miydim sana koşan?


her şey ağır ağır geçmişe doğru akıyor.

anlamak bazı duyguları yok ediyordu.


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"sonun bacakları" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim