1.
keşke bütün sorgulamaları geride bırakıp beyni kemiren ve aklı beyinden uzaklaştırıp kaygılardan ve belirsizliğin tarifsiz korkusundan uzak ürkütücü kabuslardan arınmış, sonsuz bir dinginlik ve barış içinde kendinden geçmiş bir durumla trajediyi düşünmeksizin ebedi bir sükunet egemen olsa.
farkında olmamanın harika huzurunu özlüyorum. tüm aklım el sürülmemiş arzularla engellenirse, düşünememenin en büyük mutluluğu budur! an geçtikçe aklımdaki karışıklıkların esiri oluyorum. bu, ruhtaki bedenin ağırlığı mı, yoksa ruhun ağırlığı bu bedende kaldırılamıyor mu?
tamamen tüm düşüncelerin kıskacından sıyrılmak, tamamıyla içi boşaltmak ve bu huzur verici hafiflikle birlikte muhtemel bir eylemle her şeyden bihaber bir toz parçası gibi savrulmak istiyorum. kimsenin farkında olmadığı, önemsiz ve işlevsiz. var ama aslında varlığından habersiz.
bu arzuların sembolik baş döndürücülüğünden uyanıp gerçeklere tanık oldukça, sanrılarım yine kuşatıyor. dış odaların pencerelerinden boyları yetersiz olan umutsuzluklar, tüm motivasyonumum üzerine tırmanıp nükteli bir şekilde bakar ruhuma. farkındalık, bir anafor gibi çekip alıyor beni içine.
ve intihar efor gerektiriyor. içime göz korkutucu bir şekilde düşüyor yılgınlık; tutup fırlatamıyorum. sedatifler daha da beceriyor beni. her zaman haykır ve başkaldır! kıçımı yırttığımda asla yama yapmıyor gerçekler.
hayata gözlerimi açtığım an kapandı, yaşadığım her an biraz daha ölüyorum. ufak bir gülümsemede hazır gözyaşlarım. yine de biyolojik mahiyette hayat, tüm katlanılmazlıklarıyla basit bir sıvı! dökme onu içine, çünkü yok olmaz kahır!
son olarak uyuşan beynimle bir bebek kadar savunmasızım psikolojik mahiyette. gördüklerimin anlamı, hissettiğim hiçbir şeyle zayi oldu. konuşursam ilk hecesinde intihar edecek öğrendiğim ilk sözcük. ve kurmaktan çekindiğim tüm cümleler üzülecek buna.
hayat, hayallerimdeki açlığı bastırmak için ölüm tarafından ağzıma tıkılmış bir emzik.
farkında olmamanın harika huzurunu özlüyorum. tüm aklım el sürülmemiş arzularla engellenirse, düşünememenin en büyük mutluluğu budur! an geçtikçe aklımdaki karışıklıkların esiri oluyorum. bu, ruhtaki bedenin ağırlığı mı, yoksa ruhun ağırlığı bu bedende kaldırılamıyor mu?
tamamen tüm düşüncelerin kıskacından sıyrılmak, tamamıyla içi boşaltmak ve bu huzur verici hafiflikle birlikte muhtemel bir eylemle her şeyden bihaber bir toz parçası gibi savrulmak istiyorum. kimsenin farkında olmadığı, önemsiz ve işlevsiz. var ama aslında varlığından habersiz.
bu arzuların sembolik baş döndürücülüğünden uyanıp gerçeklere tanık oldukça, sanrılarım yine kuşatıyor. dış odaların pencerelerinden boyları yetersiz olan umutsuzluklar, tüm motivasyonumum üzerine tırmanıp nükteli bir şekilde bakar ruhuma. farkındalık, bir anafor gibi çekip alıyor beni içine.
ve intihar efor gerektiriyor. içime göz korkutucu bir şekilde düşüyor yılgınlık; tutup fırlatamıyorum. sedatifler daha da beceriyor beni. her zaman haykır ve başkaldır! kıçımı yırttığımda asla yama yapmıyor gerçekler.
hayata gözlerimi açtığım an kapandı, yaşadığım her an biraz daha ölüyorum. ufak bir gülümsemede hazır gözyaşlarım. yine de biyolojik mahiyette hayat, tüm katlanılmazlıklarıyla basit bir sıvı! dökme onu içine, çünkü yok olmaz kahır!
son olarak uyuşan beynimle bir bebek kadar savunmasızım psikolojik mahiyette. gördüklerimin anlamı, hissettiğim hiçbir şeyle zayi oldu. konuşursam ilk hecesinde intihar edecek öğrendiğim ilk sözcük. ve kurmaktan çekindiğim tüm cümleler üzülecek buna.
hayat, hayallerimdeki açlığı bastırmak için ölüm tarafından ağzıma tıkılmış bir emzik.
devamını gör...
2.
okurken ağzı garip hallere sokan başlık.
önümden geçen kız öpücük attım sandı, şu an karakoldayız..
önümden geçen kız öpücük attım sandı, şu an karakoldayız..
devamını gör...
3.
yapım ekleri şu an bu başlık altında swinger yapıyolar şaka gibi..
devamını gör...