çizim sehpası. resim sanatı ile ilgilenen kişilerin resim çalışması yaparken tuval koydukları ve çalışmalarını yaptıkları ahşap sehpadır. sanat galerilerinde tuvali sergilemek için dekor olarak da kullanılır.

genelde önde iki arkada tek ayak olmak üzere üç ayaklı olurlar. arka ayaktaki ayar vidaları ile eğim ayarlanır. ön tarafında bulunan ayarlı panel ile de tuvalin yüksekliğine ayarlanabilir.

iç mekanlarda çalışan sanatçılar genelde ağır ve büyük şövaleler kullanır. dışarıda kullanmak için daha hafif olan katlanabilir şövaleler tercih edilir

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
türk dil kurumu sözlüğünde ressam sehpası ismi ile karşılanan nesnedir.

sözcükler sözlüklerde bazı anlamlara gelirler. hayatta ise insanların yaşantılarına, anılarına, travmalarına ve deneyimlerine bağlı olarak bambaşka anlamlara gelebilirler. evet albayım, kelimeler bazen birden çok anlama gelebilir. sözlükler bunu bilmese de.

ben kendimi bildim bileli hayatımda şövale vardı. ne olduğunu anlamadığım zamanlarda bile görüntüsü ile anılarımda yer almaya başlamıştı. biraz büyüdüğüm zaman şövale ile oyunlar oynayabileceğimi düşündüm ama benim aciz hayal gücüm bu tuhaf nesne ile ilgili bir oyun üretemedi.

bir kere şövalenin at olarak kullanılabileceğini düşündüm ama bu ender hayal gücü pırıltım babamın öfkeli görüntüsü ile son buldu. zira şövale babam için önemli bir nesne idi. benim içinse bağırmayacaktın anton diye bağıra çağıra gezeceğim hayali bir at olma ihtimali olan ama olamayan bir nesne olarak kaldı bir süre daha.

sonra hayatımıza babamın yaptığı tuvaller girmeye başladı. hayatımıza diyorum çünkü kardeşim de artık neyin ne olduğunu anlayacak yaşa gelmişti. bu arada lafın gelişi böyle söyledim. hala neyin ne olduğunun farkında değil kendisi.

babamın bu şövale denen nesneyi üzerine taktığı tuvallerle resim yapmak için kullandığını görmek bizim için bir aydınlanma hali oldu. çünkü babam genelde takım elbise giyip bir yere gider, aynı takım elbise ile eve gelir, o takım elbisenin sadece ceketini çıkartıp evde kendine ait olan yerde oturup ya gazete okur ya da televizyon izlerdi. şövale kullanımı ile birlikte babamda yeni bir karakter özelliği açılmış oldu.

pazar günleri trt 2 ekranlarında karşımıza çıkan çok ve kıvırcık saçlı sevimli bir adam olan bob ross ile birlikte babam da bizi yanına alarak resimler yapardı. bizim için bir süre eğlenceli olan bu etkinlik öncesinde izlediğimiz pazar konserinin de verdiği sarhoşlukla sıkıcı olmaya başlardı. uyku çökmeye başlayınca birbirimizi dürter ve daha sonrasında ortaklaşa olarak yiyeceğimiz dayak ya alacağımız ceza için hazırlık yapardık.

şövale üzerindeki tuvale babamın yaptığı resimler her zaman büyüleyici olurdu. bazen de bizi ya da annemin oturtup resmimizi yapardı. çoğunlukla annemi çizerdi. annemin mor elbisesi içinde çizdiği resim inanılmazdı mesela. annem de öyle.

bizim içinse işler o kadar kolay değildi poz vermek açısından. zira hangimiz poz veriyor olursa diğeri güldürmek için elinden geleni yapardı. babamın arkasında kalıp komiklikler yapan poz vereni güldürdüğünde ikimiz de kazanır ikimiz de kaybederdik. aramıza sonradan katılan küçük kardeşimle birlikte bu aynı anda kazanıp kaybetme işi aynen devam etmekte.

velhasıl, şövale benim geçmişimin ayrılmaz bir parçasıdır hala.
devamını gör...
'insan olun biraz', çok şanslıymışsın dostum. sanat duyarlığı taşıyan bir babaya sahip olmak, çok şey kazandırır insana ve topluma.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"şövale" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim