1.
iranlı sünni bir müslüman olup tarih, tefsir, hadis ve fıkıh alanlarında eserler veren ebu cafer taberi (m.s 839 - m.s 923) tarafından yazılmış kitaptır. yazarı olan muhammed bin cerîr taberî, 9. yüzyılda yaşamıştır. iran'ın kadim tarihsel eyaletlerinden olan ve günümüzde mazenderan adını taşıyan taberistan'da doğduğu için memleketine nispetle taberî olarak tanınmıştır. en önemli iki eseri, 9 ciltlik taberi tefsiri ve 4 ciltlik taberi tarihi'dir.
kısaca taberi tarihi olarak bilinen ve asıl adı gerçek ismi târîhu’l-ümem ve’l-mülûk veya târîhu’l-rüsul ve’l-mülûk yani (milletler ve hükümdarlar tarihi yahut peygamberler ve hükümdarlar tarihi) olan kitap dünyanın ve adem'in yaratılışından m.s 915'e kadar müslümanlar ve orta doğu tarihi ile ilgili ayrıntılar içerir.
peygamberlerin yaşamları ve özellikle muhammed'in yaşamı, islam'ın ortaya çıkışı ile sahabeler, tabiin, tebe-i tabiin dönemleri konusunda, yani erken islam tarihi konusunda en sahih tarih kitabıdır. diğer tüm islam tarihi kitapları bundan alıntılama veya ekleme yoluyla oluşturulmuştur.
muhammed'in peygamberlik gelmeden önce ağaçlarla taşlarla konuşması, bir gün kabe dibinde uyuklarken meleklerin göğsünü yarıp kalbini çıkararak iyice yıkayıp - temizleyip tekrar yerine koymaları; ilk vahyin gelişi sırasında muhammed'in yaşadığı ruhsal gelgitler gibi pek çok ilginç olay anlatılır. muhammed'in ayşe ile çok küçük yaşta evlendiği için gerdeğe girmek için üç yıl beklediğini çünkü “yaşının küçük olup, bedeninin cimaya uygun bulunmadığını" belirtir.
örneğin; mağarada ilk vahiy gelen muhammed'in koşarak evine gelmiş ve eşine cebrailin kendisine vahiy getirdiğini, onu her yerde gördüğünü hatta eve kadar takip ettiğini söylemiştir. eşi ayşe bu durumu sınamak için de üstündeki elbiseyi çıkararak çıplak kalıp 'şimdi cebrail'i görüyor musun diye sormuş; muhammed'in 'hayır artık burada yok' demesi üzerine; eşi ayşe muhhammed'le konuşarak ona vahiy getirenin şeytan değil melek olduğuna inanmıştır.
yine şeytan'ın cebrail kılığına girerek muhammed'e allah'ın kızları lat, menat, uzza olarak övdürdüğü belirtilen şeytan ayetlerini ilk anlatan kitaptır. daha sonda bu olay vâkidî, ibn sa'd, ebu cafer taberi ve ibni ishak gibi alimlerin eserlerinde de yer almıştır.
islam tarihinde şeytan ayetleri olarak bilinen muhammed'in mekke'de akraba ve komşularını müslüman yapmak için çaba harcarken lat, menat ve uzza'yı da allah'ın kızları (turnaları) gösterip insanları islam(ın allah'ını sevdirmek, hoş göstermek için söylediği necm suresi ayetleridir.bu ayetlerde:
(b: 19) lât ve uzza'ya (20) ve diğer üçüncüsü menat'a ne dersiniz? (21) bunlar şefaatleri umulan yüce turnalardır.
denilmektedir. daha sonra şeytanın araya girip bu ayetleri söylettiği iddia edilmiş. ayetlerin yazılı olduğu nüsha muhammed'in ölümünden sonra eşi ayşe tarafından yakılarak yok edilmiştir.
bence her müslüman ve her ateistin islam hakkında okuması gereken birincil kaynaklardandır. islam'a eleştirel bakanlar söylediğinde 'kafir, zındık, islam düşmanı, vatan haini, terörist' ilan edildikleri buna benzer tuhaf, akıl-mantık ve vicdan dışı yüzlerce tarihsel olay ve gerçeküstü iddianın yer aldığı bu kitap osmanlı medreselerinin de baş eserlerindendir. o nedenle dinle ilgili tevatürleri, ezberleri anlatıp durarak, islama rağmen islam'ı savunma girişimlerini olan dindarların bu kitabı mutlaka okuması gerekir. artık ondan sonra reformcu mu, tarihselci mi, gelenekçi mi olurlar kendi takdirleri .
kısaca taberi tarihi olarak bilinen ve asıl adı gerçek ismi târîhu’l-ümem ve’l-mülûk veya târîhu’l-rüsul ve’l-mülûk yani (milletler ve hükümdarlar tarihi yahut peygamberler ve hükümdarlar tarihi) olan kitap dünyanın ve adem'in yaratılışından m.s 915'e kadar müslümanlar ve orta doğu tarihi ile ilgili ayrıntılar içerir.
peygamberlerin yaşamları ve özellikle muhammed'in yaşamı, islam'ın ortaya çıkışı ile sahabeler, tabiin, tebe-i tabiin dönemleri konusunda, yani erken islam tarihi konusunda en sahih tarih kitabıdır. diğer tüm islam tarihi kitapları bundan alıntılama veya ekleme yoluyla oluşturulmuştur.
muhammed'in peygamberlik gelmeden önce ağaçlarla taşlarla konuşması, bir gün kabe dibinde uyuklarken meleklerin göğsünü yarıp kalbini çıkararak iyice yıkayıp - temizleyip tekrar yerine koymaları; ilk vahyin gelişi sırasında muhammed'in yaşadığı ruhsal gelgitler gibi pek çok ilginç olay anlatılır. muhammed'in ayşe ile çok küçük yaşta evlendiği için gerdeğe girmek için üç yıl beklediğini çünkü “yaşının küçük olup, bedeninin cimaya uygun bulunmadığını" belirtir.
örneğin; mağarada ilk vahiy gelen muhammed'in koşarak evine gelmiş ve eşine cebrailin kendisine vahiy getirdiğini, onu her yerde gördüğünü hatta eve kadar takip ettiğini söylemiştir. eşi ayşe bu durumu sınamak için de üstündeki elbiseyi çıkararak çıplak kalıp 'şimdi cebrail'i görüyor musun diye sormuş; muhammed'in 'hayır artık burada yok' demesi üzerine; eşi ayşe muhhammed'le konuşarak ona vahiy getirenin şeytan değil melek olduğuna inanmıştır.
yine şeytan'ın cebrail kılığına girerek muhammed'e allah'ın kızları lat, menat, uzza olarak övdürdüğü belirtilen şeytan ayetlerini ilk anlatan kitaptır. daha sonda bu olay vâkidî, ibn sa'd, ebu cafer taberi ve ibni ishak gibi alimlerin eserlerinde de yer almıştır.
islam tarihinde şeytan ayetleri olarak bilinen muhammed'in mekke'de akraba ve komşularını müslüman yapmak için çaba harcarken lat, menat ve uzza'yı da allah'ın kızları (turnaları) gösterip insanları islam(ın allah'ını sevdirmek, hoş göstermek için söylediği necm suresi ayetleridir.bu ayetlerde:
(b: 19) lât ve uzza'ya (20) ve diğer üçüncüsü menat'a ne dersiniz? (21) bunlar şefaatleri umulan yüce turnalardır.
denilmektedir. daha sonra şeytanın araya girip bu ayetleri söylettiği iddia edilmiş. ayetlerin yazılı olduğu nüsha muhammed'in ölümünden sonra eşi ayşe tarafından yakılarak yok edilmiştir.
bence her müslüman ve her ateistin islam hakkında okuması gereken birincil kaynaklardandır. islam'a eleştirel bakanlar söylediğinde 'kafir, zındık, islam düşmanı, vatan haini, terörist' ilan edildikleri buna benzer tuhaf, akıl-mantık ve vicdan dışı yüzlerce tarihsel olay ve gerçeküstü iddianın yer aldığı bu kitap osmanlı medreselerinin de baş eserlerindendir. o nedenle dinle ilgili tevatürleri, ezberleri anlatıp durarak, islama rağmen islam'ı savunma girişimlerini olan dindarların bu kitabı mutlaka okuması gerekir. artık ondan sonra reformcu mu, tarihselci mi, gelenekçi mi olurlar kendi takdirleri .
devamını gör...