abdülhamit döneminde “sürülmek, sürgüne gönderilmek, başı derde girmek” anlamında kullanılan bir tabirdir. gökhan yavuz demir’in kesin döneceksiniz isimli uzun öyküsü ya da kısa romanındaki bir paragrafta bahsettiğine göre refik halid karay bu sözü duyduğunda tüyleri diken diken olurmuş.

bir zamanlar bolca kullanılan ve duyan, yazan, okuyan ya da söyleyen herkeste az çok bir karşılığı olan birçok söz gibi bu ifade de artık hiç kullanılmaz olmuştur. kendime her gün yeni bir şey öğrenme zorunluluğu koyduğum için bugün daha yeni öğlen olmuşken bu ifadeyi öğrenmek benim için bir piyango oldu.

kuşağa çok eğlenceli bir anlama geliyormuş gibi görünen bu sözcük aslında bir insanın başına gelebilecek en büyük felaketlerden biri anlatıyor. ve bence çok acımasızca bir fonetik işkence bu. çok acımasızca bir cezayı eğlenceli bir sözcükle karşılamak kadar büyük bir kötülük bence sadece insan ırkına ait bir yaratıcılığın eseri olabilir.

kendi ülkesinden, kendi dilinden hatta kendi kendisinden sürülen insanlar tantuna gitmişse eğer bence canımızı yakacak çok şey var bu dünyada.
devamını gör...
tantuni olarak okudum. açlık kötü bir şey.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"tantuna gitmek" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim