41.
beni biraz tanıyan herkes 4-5 yıldır hesabım olan şu sözlükte bu başlığa nasıl hiçbir şey yazmadığıma çok şaşıracaktır. benim müzisyenliğimi, müziğe bakışımı daha tam yolculuğumun başlarındayken nasıl değiştirdiğini yakın çevremdeki herkes bilir.
bütün diskografilerini bilirim neredeyse, en fazla 5-10 şarkılarını duyduğum anda tanımayabilirim. bu bütün diskografinin de %95’ini ama bas gitarla ama çalıp söylerek mutlaka çalmışımdır.
güncel olarak en çok dinlediğim ilk 10 sanatçı veya grup arasında değildir muhtemelen ancak bana göre ve pek çok otoriteye göre dünyanın gelmiş geçmiş en iyi müzik grubudur, en önemli de diyebilirim aynı zamanda.
ve her zaman kendileri hakkında söylenmiş en sevdiğim sözlerden biriyle kapatacağım; “the beatles hakkında korkunç olan asıl durum, gerçekten en az abartıldıkları kadar iyi olmaları hatta underrated olmalarıdır.”
bütün diskografilerini bilirim neredeyse, en fazla 5-10 şarkılarını duyduğum anda tanımayabilirim. bu bütün diskografinin de %95’ini ama bas gitarla ama çalıp söylerek mutlaka çalmışımdır.
güncel olarak en çok dinlediğim ilk 10 sanatçı veya grup arasında değildir muhtemelen ancak bana göre ve pek çok otoriteye göre dünyanın gelmiş geçmiş en iyi müzik grubudur, en önemli de diyebilirim aynı zamanda.
ve her zaman kendileri hakkında söylenmiş en sevdiğim sözlerden biriyle kapatacağım; “the beatles hakkında korkunç olan asıl durum, gerçekten en az abartıldıkları kadar iyi olmaları hatta underrated olmalarıdır.”
devamını gör...
42.
devamını gör...
43.
(bkz: hey jude) adlı şarkılarıyla gönlümde ayrı bir yer edinen, her daim aklımda yer edecek olan bir gruptur.
bir zamanlar konuştuğum, buluştuğum, aynı yolda yalpalayarak yürümeye çalışırken koluma sokulan kız kendisine “hey jude” mahlasını seçmişti.
gece gece insanın yâdına gelir, insanı garip bir hüzne boğar
“and anytime you feel the pain, hey jude, refrain,
don't carry the world upon your shoulders.
for well you know that it's a fool who plays it cool
by making his world a little colder.”
bir zamanlar konuştuğum, buluştuğum, aynı yolda yalpalayarak yürümeye çalışırken koluma sokulan kız kendisine “hey jude” mahlasını seçmişti.
gece gece insanın yâdına gelir, insanı garip bir hüzne boğar
“and anytime you feel the pain, hey jude, refrain,
don't carry the world upon your shoulders.
for well you know that it's a fool who plays it cool
by making his world a little colder.”
devamını gör...